İbrahim Çekin Şiirleri

456

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

İbrahim Çekin

Zaman tanıdığım en acımasız katildi.
Onu beklediğim her anı, geçmişime bıraktı.
Beklemekten başka çare bırakmadı.
Gülen yüzümün yerini, sahte bakışlar aldı.
Aldandı bugünler, yalandı yarınlar.
Zor geçerdi onsuz günler.

Devamını Oku
İbrahim Çekin

Bir zamanlar kırlar da koşan o küçük çocuk, o neşeli adımlarıyla papatyaları ezerken, kahkahaları örtüyordu bir yeşilin yalanını. Güneşin doğumunu seyreden gözleri, yakın gibi görünen bulutların hayaline kapılıyor, kendisini rüzgarın kollarına bırakıyordu. O küçük çocuk; cebinden kırışık bir kağıt çıkarıyordu ve henüz olmamış hayallerini kırık bir kalemle çiziyordu. Sırtını yasladığı söğüt ağacının gölgesin de, turuncu gök yüzünün, maviyle mücadelesini dolu gözleriyle izlerken, bir sancı da yüreğini ziyaret ediyordu. Öyle güzelliklere aşıktı ki; hepsi bir anlık yaşanıyor ve ertesi günlere hazırlanıyordu, ufak adımlarıyla sendelerken ihtiyar bir adamı andıyor ve sabahın sancılarına bir veda konduruyordu elleri, dilinde "keşke hep turuncu olsa gök yüzü" derken, kırları arkasında bırakan o küçük çocuk, şimdi kendi yolunda yürüyordu. İçinde tuttuğu kahkahaları bir özgürlüğün yalanı, bir hayalin arta kalanıydı.

Devamını Oku
İbrahim Çekin

Öldümde uyandım bu gün; ömrüm yetmedi seni beklemeye ve aşkımızı gömdümde uyandım. Hasret kaldım sözlerine, kırık kalbimin krizinde sensizliğin çilesinde uyandım, ama sensizlikten usanmadım! Bir ateşte sigarama yaktım ve dumanında seni aradım, izmaritten ormanımızı yabancı ellere bıraktım. Yağmurda dans eden kelebekler gibi, üzerime düşen bir damlada çamura battım ve ben senin özleminle ayağa kalktım. İmkansız değildi aşkımız, yıkılan bu hayallerin izsizliği yollarımızın ayrılığından ve ayrı kaldığımız her gün bu dünya için bir zindan, seninle tanışmamızın eşsizliğini unutamıyorum inan! Seni sevdiğimde uyandım şu kabus dolu hayattan, gözlerin gözlerimden cennete açılan bir kapı gibi hep umut dolu ve taşan sevgimin sürahisi hasretine dökülüyor. Aşkın klavuzu olsaydı eğer; neye yarardı bunca zorluklar, neye yarardı ki bu imtihanın bedeli, içi boş hazinelerden farkı ne olabilirdi? Sözlerimin bereketi senin varlığında saklı, sen olmasaydın nasıl gelirdim bu dünya mahkemesine, kimi nasıl anlatırdım bu dille? Her şeyimin başlangıcı sensin, dilerim ki Allah'tan en güzel sonum sen ol, ben senin yolun olurum bu hayatta, ayaklarının altına cenneti sererim her yaşta ve her zorlukta, çünkü beni hayata sen uyandırdın!

Devamını Oku
İbrahim Çekin

Sahilimiz ne kadar da boş bu gece, oturduğum bankta ciğerimi yokluyorum bir paket sigarayla, denizin üzerinde yalın ayak gezen yakamoz ve terk edilmiş bir sevginin kırıntılarıydı senden geride kalan. Aşkımıza küsen martılar bakmıyordu avuçlarıma, deniz bile dargındı sevgimize, ne bir dalga vuruyordu sahilimize, nede selam verecek bir tekne! Gök yüzündeki yıldızlar birer birer sönüyordu, gözümle yokladığım hasretin hayal olup uzaklaşıyordu ve ben sensizliğin derinlerinlerinde yok oluyordum bu gece. Rüzgar paltomu savuruyordu bu sahilde, ama üzerine örtebileceğim sen yoktun yanımda, sadece boş bir banktı bana bıraktığın. Çingenelerin yanıma uğramazlığı yok mu bir de, sen gittikten sonra bir demet bile alamadım, sana utancımdan veremediğim onlarca gülü hala saklıyorum ceplerimde, eskisi gibi kokmuyorlar ama seni bana hatırlatıyorlar. Senden sonra bir ağustos gecesi daha ve yine her şey yalnızlıkla başlıyordu, bir tek beni bırakmayan yakamoz olmuştu ama o da git gide durgunlaşıyordu, anlayacağın sen bu sahilden gittikten sonra, çoğu şeyin tadı tuzu kalmadı ve zamanı geldiğinde bende onlar gibi bu bankta, bu sahilde hasretinle eskiyip yok olacağım!

Devamını Oku
İbrahim Çekin

Kan kırmızısı dudaklarının üzerinde gezen parmakları, cehennemden inen şeytanın kervan geçmez yolundan topallayarak gülümsüyordu, yüzü yüzüme! Muhatap olmayan gözlerimin kaçışından bir eksik damla tutunuyordu kirpiklerime, siyah bir sürmenin aldanışına kurban gidiyordu, o masum görünen ödünç sevgili!
Kalbindeki sahte aşkın bıraktığı izler bedenini kirletiyor ve hiç doğmamış güneşini kendi elleriyle söndürüyordu! Yuvası başının üzerine çökmüş, affedilmez bir hatanın sonucuna ağır ağır katlanarak sızlanıyordu, ört baz edilmeyen hakaretleri! Unutamamıştım yüzündeki asıl ifadeyi, gerçek gibi görünen fakat sahte, hatıralarla dolu ama hatırlamamakla meşgul bir senlikti, bu yerli yersiz hareketler! Dokunaklı sözlerinin altında yatan hain düşüncelere aşıktı kulaklarım, cezbetmiştin beni güzelliğinin maskesi ile, oysa ki hayatımdaki en büyük felaketti seninle tanışmak!
Gezgin yüreğimin hece hece sıyrıldığı hesaplardan kaçarken, ödeyemeyeceğim bir hesaba tutuklu kalması, sanki aşkın bana oynadığı bir şantajdı. Uzunca bir zamanın üzerinden her şey perdelerin arkasında yer aldı ve geride kalanlar ise yırtık bir resmin eksik yüzüydü. Karaladığım bir kağıdın tesadüfen çıkan ismiydi aşk, masallarda anlatılan kadar gerçek olmasa da, zekice intihar etmenin en kolay yoluydu.

Devamını Oku
İbrahim Çekin

Üstad kaleme dargın, kalem sayfalara! Geçmiş eksiklerle geçmiş, tabutta taşınanlar neden kefensiz? Dünyayı anlatmak zor, insanoğlu düşünmeden yaşar bol bol! Bu gün varız yarın varamadığımız yoldayız, burada herkes mızmız! Habersizce yaptığımız günahlarımız mı zararsız? Vakit işler omuzlarındaki ahir sayfasına, öte yandan kaçarsın yanlış kararlarınla koşa koşa! Yıpranan hayatlarını kendi elleriyle kırıştıranlar, dayandıkları duvarları sağlam sanıpta yanılanlar, bunların hepsinden ders çıkarıpta sınıfta kalanlar, işte onlar artık yoklar! Kum yerine barutla oynayan çocukların serüveninden düşersin yollara, ateşlerin dinmesi için tanıklar arasın, işte o zaman anlarsın hayatın tadının hep tatlı olmadığını!

Devamını Oku
İbrahim Çekin

Sabahları bir güneş gibi doğardın sen,

Yüzüm gözüm açılırdı senin şefkatinle,

Şimdi nerede kaldı o GÜNEŞ, o sönmeyen ATEŞ?

Devamını Oku
İbrahim Çekin

Ben senin Mecnunun olayım, sen benim Leylam...
Çok mu ağır geldi, sana olan bu sevdam...
Sen beni kabul etme, bu yürek seni sevdi çoktan...
Vazgeçmez bu deli kalbim, senin aşkından...
Anlamanı isterdim, kalbimde ki fıçkıran lavdan...
Yaktın erittin bu kalbimi, ah vicdansız sevdam...

Devamını Oku