Hüzün Gondolu No.2 Şiiri - İsmail Aksoy

İsmail Aksoy
1824

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Hüzün Gondolu No.2

Hüzün Gondolu No:2

I
İki yaşlı adam, kayınpeder ve damat, Liszt ve Wagner, kalıyorlar
Canal Grande kıyısında,
Dokunduğu her şeyi Wagner’e dönüştüren
Kral Midas’la evli o huzursuz kadınla birlikte.
Denizin yeşil soğuğu sızıyor sarayın zemini arasından.
Wagner göze çarpıyor, o bilinen soytarı profili
eskiye göre daha da yorgun,
yüzü beyaz bir bayrak.
Gondol ağır yükle yüklü, hayatlarıyla, iki gidiş geliş ve bir tek yön.

II
Açılıyor saraydaki bir pencere ve yüzler buruşturuluyor o ani hava akımında.
Kürekleri başına buyruk iki haydudun çektiği çöp gondolu
görülüyor dışarıda su üstünde.
Liszt bazı akor notaları yazmış ki ağırlıklarından dolayı
Padova’daki Mineraloji Enstitüsü’ne analiz için gönderilmesi gerek.
Meteor taşları!
İstirahat edemeyecek denli öyle ağırlar ki, sadece batarlar ve batarlar
geleceğin arasından, ta kahverengi gömleklilerin zamanına kadar.
Gondol ağır yükle yüklü, birbirlerine büzüşüp yığılmış taşlarıyla geleceğin.

III
1990’a bakar gözler.
25 Mart. Litvanya’da huzursuzluk.
Rüyamda büyük bir hastaneyi ziyaret etmişim.
Personel yok. Herkes hasta.

Aynı düşte, tamamlanmış cümlelerle konuşan
yeni doğmuş bir kız çocuğu.

IV
Zamanın adamı olan damadı yanında, Liszt kılıksız bir asil beyefendi.
Tebdil-i kıyafettir bu.
Değişik maskeleri deneyen ve fırlatıp atan derinlik tam da bunu seçmiş O’nun için –
İnsanların içine yükselmek isteyen ve maskesini göstermeyen o derinlik.

V
Peder Liszt kendi valizini kendisi taşımaya alışkındır sulusepkende ve güneş altında
ve bir gün öldüğünde kimseler karşılamayacak kendisini istasyonda.
Cömertçe doldurulmuş bir konyağın ılık esintisi alıp götürür kendisini
bir vazifenin tam ortasında.
Her zaman bir vazifesi vardır.
Yılda iki bin mektup!
Eve gitmeden önce yanlış yazdığı kelimeyi yüz defa yazan okul çocuğu.
Basit ve siyah olan gondol ağır yükle yüklü, hayatla.

VI
Yeniden 1990’lar.

Rüyamda boş yere iki yüz kilometre gitmişim arabamla.
O vakit büyümüştü her şey. Tavuklar kadar büyük serçeler
öyle şakıdılar ki kulaklara kapak gerekliydi.

Rüyamda piyano tuşları çizmiştim
mutfak masasına. Bastım o tuşlara, sessizce.
Dinlemeye geldi komşular.

VII
Parsifal’ın tamamı boyunca sessiz kalmış (fakat dinlemiş) piyano
nihayet bir şeyler söylüyor.
İç çeker... sospiri...
Liszt bu akşam çaldığında basılı tutuyor deniz pedalını
ki böylece denizin yeşil gücü yükseliyor zeminden ve yüzüyor
binadaki bütün taşlarla birlikte.
İyi akşamlar güzel derinlik!
Basit ve siyah olan gondol ağır yükle yüklü, hayatla.

VIII
Rüyamda okula başlayacağımı fakat geç kaldığımı gördüm.
Odadaki herkes beyaz maskeler takmıştı yüzlerine.
Öğretmenin kim olduğunu söylemek mümkün değil.

Tomas Tranströmer (1931-2015, İsveç)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

NOT: 1882’den 1883’e geçilirken, Liszt, kızı Cosima ve damadı Richard Wagner’i Venedik’te ziyaret etti. Bu ziyaretten birkaç ay sonra Wagner öldü. Bu ziyaret sırasında, Liszt “Hüzün Gondolu” adında iki tane piyano parçası besteledi.

İsmail Aksoy
Kayıt Tarihi : 28.11.2019 01:23:00
Hikayesi:


SORGEGONDOL NR.2 I Två gubbar, svärfar och svärson, Liszt och Wagner, bor vid Canal Grande tillsammans med den rastlösa kvinnan som är gift med kung Midas han som förvandlar allting han rör vid till Wagner. Havets gröna köld tränger upp genom golven i palatset. Wagner är märkt, den kända kasperprofilen är tröttare än förr ansiktet en vit flagg. Gondolen är tungt lastad med deras liv, två tur och retur och en enkel. II Ett fönster i palatset flyger upp och man grimaserar i det plötsliga draget. Utanför på vattnet visar sig sopgondolen paddlad av två enårade banditer. Liszt har skrivit ner några ackord som är så tunga att de borde skickas till mineralogiska institutionen i Padova för analys. Meteoriter! För tunga för att vila, de kan bara sjunka och sjunka genom framtiden ända ner till brunskjortornas år. Gondolen är tungt lastad med framtidens hopkurade stenar. III Gluggar mot 1990. 25 mars. Oro för Litauen. Drömde att jag besökte ett stort sjukhus. Ingen personal. Alla var patienter. I samma dröm en nyfödd flicka som talade i fullständiga meningar. IV Bredvid svärsonen som är tidens man är Liszt en maläten grandseigneur. Det är en förklädnad. Djupet som prövar och förkastar olika masker har valt just den här åt honom – djupet som vill stiga in till människorna utan att visa sitt ansikte. V Abbé Liszt är van att bära sin resväska själv genom snöglopp och solsken och när han en gång skall dö är det ingen som möter vid stationen. En ljum bris av mycket begåvad konjak för honom bort mitt i ett uppdrag. Han har alltid uppdrag. Tvåtusen brev om året! Skolpojken som skriver det felstavade ordet hundra gånger innan han får gå hem. Gondolen är tungt lastad med liv, den är enkel och svart. VI Åter till 1990. Drömde att jag körde tjugo mil förgäves. Då förstorades allt. Sparvar stora som höns sjöng så att det slog lock för öronen. Drömde att jag ritat upp pianotangenter på köksbordet. Jag spelade på dem, stumt. Grannarna kom in för att lyssna. VII Klaveret som har tigit genom hela Parsifal (men lyssnat) får äntligen säga något. Suckar... sospiri... När Liszt spelar ikväll håller han havspedalen nertryckt så att havets gröna kraft stiger upp genom golvet och flyter samman med all sten i byggnaden. Godafton vackra djup! Gondolen är tungt lastad med liv, den är enkel och svart. VIII Drömde att jag skulle börja skolan men kom försent. Alla i rummet bar vita masker för ansiktet. Vem som var läraren gick inte att säga.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!