Huysuz Notlarım Şiiri - Mert Altınkaynak

Mert Altınkaynak
82

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Huysuz Notlarım

Biraz olsun uyku, gözlerim ve bedenim acı çekiyor. Bitkinliğin şiiriyim şimdi. Tam bağıracağım ama boğazıma bir şey düğümleniyor. Tüm gücüyle sıkıyor. Son nefeslerimi penceremde görüyorum. En son sevdiğim kadının yüzü geliyor gözlerimin önüne. Darmadağın hayaller, hepsini tutup bir araya getirsem bile bir anlam çıkmıyor. Boş! Tıpkı şu an benim içim gibi. Bomboş ve en acınası kısmı da bu boşluğun, diğer tarafında sesimi duyabilecek hiç kimsenin olmayışı. Ki sesimin yankılanmaya bile niyeti yok artık. Zamanında çok bağırdı. O da alay ediyor benimle. İyice ciddiye alınmaz bir adam oldum ya! Ne yapalım işte varsın etsin, karışmıyorum ona da. Benim asıl derdim, aklımın içinde dönüp duran; bir canavar düşünceyle. Döngüselliğin imparatorluğunu kurmuş ve öylece yaşayıp gidiyor benimle. Galiba o da yalnızlığımın bu denli farkında ki; bırakıp gidemiyor beni. Gönlü el vermiyor. Hay onun ben gönlüne! Ben onunla her yere gidebilirim. Nerede olsam, ne yapsam, ne zaman gülsem ve ne zaman ağlasam o hepsini bilir. Hakkını yiyemem, ben ne zaman serpilsem bir yere o toplar tanelerimi. Hiçbir zaman ziyan etmez beni. O yerlerde bırakmaz beni. Biri benden biraz istese, o hemencecik saldırır. Gecenin, soğuğun, günün, güneşin nasıl bir hükümlülüğü ve hakkı varsa üzerimde, en az onun da aklımda var. Ama mahvediyor beni, özgürlüğümü gasp ediyor. Kaç kere ikna etmeye çalıştım ama nafile. Düşüncelerimi öldürsem, bunun bir suçu var mıdır ki? Aman! Olsa ne yazar, en azından içeride kendimi dinlerim ve başka da düşünce dostluğu istemem. Zihnimi yalnız bırakın. Yine uyuyakalmışım biraz. Hep olduğu gibi ve her sabah, yine aynı mide bulantısı. Aynı hiçlik duygusu ve canım yine hiçbir şey yapmak istemiyor. Müsait bir yerlerde ölesim var. İyi kalpli, canavar düşüncem hemen vazgeçiriyor beni. Sonra gidip kahvaltımı yapıyorum bütün ruhsuzluğumla. Sinirli de değilim halbuki ama kaşlarımın çatık oluşundan, hemencecik ele veriyorum kendimi. Sahi ben neden çatmıştım kaşlarımı? Hiç! Hep huysuzluğumdan. Yine yukari ki komşu tadilata girişmiş. Bir türlü bitiremiyor işlerini. Hayır ben bile bu kadar uğraşmıyorum kendimle artık. Güzel renkli yamalarım var, idare ediyorum işte. Öyle değil mi canavar düşüncem? Sese ve insanlara karşı aşırı bir tahammülsüzlüğüm vardır. Her neyse sinirlenmeyeceğim artık. Ya da dur biraz! Çatık kaşlarıma birer bahane buldum. Sorarlarsa öyle söylerim. Ki sormazlar ya, ama olsun yine de. Ulan! Ben ne zaman iyi düşünsem, hep en boktanı oluyor. Bundan sonra kötü düşüneceğim, belki o zaman daha az boktan şeyler olur. Ulan! Sen bile sallamıyorsun artık beni canavar düşüncem. Dibe düşünce böyle oluyor tabii. O zaman bütün dibe düşüşlere ve sığamadığım ve sığdıramadığım, gelmekte olan ve şu an elleri kolları bağlı olsa bile, yine de günün birinde gelecek olan ve gelmeye niyetli olan bütün güzel şeylerimize, birer çay!

Mert Altınkaynak
Kayıt Tarihi : 11.1.2021 17:30:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Mert Altınkaynak