Hürriyet Kasidesi Şiiri - Namık Kemal

Namık Kemal
21 Aralık 1840 - 2 Aralık 1888
7

ŞİİR


53

TAKİPÇİ

Hürriyet Kasidesi

Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selâmetten
Çekildik izzet ü ikbal ile bâb-ı hükûmetten

Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten
Mürüvvet-mend olan mazluma el çekmez iânetten

Hakîr olduysa millet, şânına noksan gelir sanma
Yere düşmekle cevher, sâkıt olmaz kadr-ü kıymetten

Vücûdun kim hamir-i mâyesi hâk-i vatandandır
Ne gâm râh-ı vatanda hak olursa cevr ü mihnetten.

Muini zâlimin dünyada erbâb-ı denaettir
Köpektir zevk alan, sayyâd-ı bi-insâfa hizmetten

Hemen bir feyz-i bâkî terk eder bir zevk-i fânîye
Hayatın kadrini âli bilenler, hüsn-i şöhretten.

Nedendir halkta tul-i hayata bunca rağbetler
Nedir insana bilmem menfaat hıfz-ı emanetten.

Cihanda kendini her ferdden alçak görür ol kim
Utanmaz kendi nefsinden de ar eyler melametten

Felekten intikam almak, demektir ehl-i idrâke
Edip tezyid-i gayret müstefid olmak nedâmetten

Durup ahkâm-ı nusret ittihâd-ı kalb-i millette
Çıkar âsâr-ı rahmet, ihtilaf-ı rey-i ümmetten

Eder tedvîr-i âlem bir mekînin kuvve-i azmi
Cihân titrer sebât-ı pây-ı erbâb-ı metânetten

Kaza her feyzini her lutfunu bir vakt için saklar
Fütur etme sakın milletteki za'f u betaetten

Değildir şîr-i der-zencire töhmet acz-i akdamı
Felekte baht utansın bi-nasib- erbab-ı himmetten

Ziya dûr ise evc-i rif'atinden iztırâridir
hicâb etsin tabiat yerde kalmış kabiliyetten

Biz ol nesl-i kerîm-i dûde-i Osmaniyânız kim
Muhammerdir serâpâ mâyemiz hûn-ı hamiyetten

Biz ol âl-i himem erbâb-ı cidd ü içtihâdız kim
Cihangirâne bir devlet çıkardık bir aşiretten

Biz ol ulvi-nihâdânız ki meydân-ı hamiyette
Bize hâk-i mezar ehven gelir hâk-i mezelletten

Ne gam pür âteş-i hevl olsa da gavgâ-yı hürriyet
Kaçar mı merd olan bir can için meydân-ı gayretten

Kemend-i can-güdâz-ı ejder-i kahr olsa cellâdın
Müreccahtır yine bin kerre zencîr-i esâretten

Felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsin
Dönersem kahbeyim millet yolunda bir azîmetten

Anılsın mesleğimde çektiğim cevr ü meşakkatler
Ki ednâ zevki âlâdır vezâretten sadâretten

Vatan bir bî-vefâ nâzende-i tannâza dönmüş kim
Ayırmaz sâdıkân-ı aşkını âlâm-ı gurbetten

Müberrâyım recâ vü havfden indimde âlidir
Vazifem menfaatten hakkım agrâz-ı hükümetten

Civânmerdân-ı milletle hazer gavgâdan ey bidâd
Erir şemşîr-i zulmün âteş-i hûn-i hamiyetten

Ne mümkün zulm ile bidâd ile imhâ-yı hürriyet
Çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten

Gönülde cevher-i elmâsa benzer cevher-i gayret
Ezilmez şiddet-i tazyikten te'sir-i sıkletten

Ne efsunkâr imişsin ah ey didâr-ı hürriyet
Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten

Senindir şimdi cezb-i kalbe kudret setr-i hüsn etme
Cemâlin ta ebed dûr olmasın enzâr-ı ümmetten

Ne yâr-ı cân imişsin ah ey ümmid-i istikbâl
Cihanı sensin azad eyleyen bin ye's ü mihnetten

Senindir devr-i devlet hükmünü dünyaya infâz et
Hüdâ ikbâlini hıfzeylesin hür türlü âfetten

Kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar
Uyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletten

Hürriyet Kasidesi'nin Açıklaması:

çağın değer yargılarını doğruluktan ve samimiyetten sapmış görerek
kendi arzumuz ve saygınlığımız ile devlet kapısından ayrıldık.

kendini insan bilenler halka hizmet etmekten usanmaz,
mürüvvet sahibi olanlar zavallılara yardım etmekten kaçınmaz.

eğer millet, hor görülmüşse onun şanına bir eksiklik geleceğini sanma;
yere düşmekle cevher, değerinden özünden birşey kaybetmez.

vücudun mayası, vatan toprağıdır;
bu vücut, acı ve sıkıntı içinde vatan yolunda toprak olursa, en küçük bir üzüntü duyulmaz.

dünyada zalimin yardımcısı, aşağılık kimselerdir;
insafsız avcıya hizmetten zevk alan ancak köpektir.

hayatın değerini şöhretin güzelliğinden üstün tutanlar ile
geçici zevklere ebedî feyiz tercih edilir.

insanlarda hayatın uzamasına bunca düşkünlük nedendir;
insan emaneti koruyacağı yerde ondan niçin menfaat bekler?

kişi dünyada herkesten kendini alçak görür, ayıplanmaktan kaçınır,
fakat kendi nefsinden utanmaz.

akıllı ve bilinçli olanların, yaptıklarından pişman olup çalışmalarını artırması ve bunlardan ders alması, felekten intikam almak demektir.

başarının, üstünlüğün değeri, milletin gönül birliğinde durur;
koruma ve kollama eserleri ise ümmetin düşüncesinin çarpışması ile çıkar.

iktidar sahibi bir kişinin azim gücü, dünyanın bir düzene girmesini sağlar;
metanet sahibi kişilerin ayaklarını sağlam basması ile cihan titrer.

kader, her feyzini, her lütfunu bir zaman için saklar;
milletteki gevşeklikten, zayıflıktan sakın korkma!

zincire vurulmuş aslana ayaklarının güçsüzlüğü töhmet değildir;
bu dünyada nasipsiz himmet sahiplerinden talih utansın.

ışık yüksekliğin doruğundan uzaksa çaresizliktendir;
tabiat yerde sürünen kabiliyetten utansın.

biz o osmanlılar boyunun ulu soyundanız;
mayamız, bütünüyle şehadet kanıyla karılmıştır.

biz o yüce hamiyetli, çalışkan ve güçlü kişileriz ki
bir küçük aşiretten dünyaya hükmeden bir devlet meydana getirdik.

biz o yüce yaratılışlı milletiz ki
hamiyet meydanında ayaklar altında toprak olmaktan bize ölüm daha iyi gelir.

hürriyet mücadelesi korkulu ateş olsa ne dert,
yiğit olan bir insan gayret meydanından kaçar mı?

cellâdın can yakan kemendi acımasız bir ejder bile olsa,
yine bin defa esaret zincirinden daha iyidir.

felek her türlü eziyet yollarını toplasın gelsin,
millet yolunda hizmetten dönersem kahpeyim.

bu yolda çektiğim acılar, sıkıntılar anılsın;
bunun en basit zevki bile vezirlikten, sadrazamlıktan daha iyidir, yücedir.

vatan, bir vefasız alaycı sevgiliye dönmüş,
aşkına bağlı olanları gurbet acılarından ayırmıyor.

korkudan, yalvarma yakarmadan uzağım;
benim yanımda görevim menfaatimden, hakkım hükûmetin kötü niyetlerinden daha üstündür.

ey adaletsiz, milletin yiğitleriyle mücadeleden sakın;
senin zulmünün kılıcı hamiyet kanının ateşi karşısında erir.

zulüm ile, işkence ile hürriyeti ortadan kaldırmak ne mümkün;
eğer kendinde bir güç görüyorsan insanoğlundan idraki kaldırmaya çalış.

gönülde çalışma gevheri, elmas cevherine benzer;
ağırlığın tesirinden, baskının şiddetinden ezilmez.

ey hürriyetin güzel yüzü, sen ne büyüleyici imişsin.
gerçi esaretten kurtulduk derken senin aşkının esiri olduk.

şimdi kalbi fethedecek güç sendedir, güzelliğini gizleme;
güzelliğin, milletin nazarlarından ebediyete kadar uzak kalmasın.

ey geleceğin umudu, sen ne can dostuymuşsun;
dünyayı bütün üzüntü ve sıkıntılarından kurtaran sensin.

hükmetme çağı senindir, hükmünü dünyaya geçir;
allah yüceliğini her türlü belâlardan korusun.

ey yaralı kükreyen aslan, senin gezdiğin güzel sahralar zulmün köpeklerine kaldı,
artık gaflet uykusundan uyan!

Namık Kemal
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Nazende Elmas
    Nazende Elmas

    Sağlam şiir

  • Hikmet Çiftçi
    Hikmet Çiftçi

    Muhteşem bir şiir.
    Derste bu şiiri işlerken ruhum kabarır, gönlüm coşar, dilim taşardı.
    Gerçekten sevdiğim ve zevkle okuduğum şiirlerden biri.
    Tanzimat dönemi şiirlerinden.
    Yiğitçe, erkekçe söylenmiş istisnai bir şiir.
    Cesurca yazılmış, gür sesle haykırılmış bir şiir.

    Osmanlı İmparatorluğu'nun zor yıllarına tesadüf etmesi üzücü. Gerçi padişahlığa karşı demokrasi fikriyle yazılmış, lakin o dönem ve şartlarına uygun düşen, düşürülen bir şiir.
    Demokrasi, hürriyet, eşitlik, adalet diye diye, dedirtile dedirtile maalesef koca bir imparatorluğun yıkımı hazırlanmış.
    Nedense İngiliz'i, Hollandalısı kralından, krallığından vazgeçmeden kendi adlarına, kendi çıkarlarına demokrasinin beşiği olmuşlar, kendilerini sömürge ülkelerinde hoş gösterme algısını yaratarak, kendilerinin olduğu yerlerde demokrasinin, adaletin, eşitliğin; huzurun, paylaşımın, kardeşliğin(!) olduğu anlayışıyla hükmetmeyi, ezmeyi, sömürmeyi başarmışlar.
    Ancak krallarından, krallıklarından asla vazgeçmeden "güneşi batmayan ülke" olarak kendilerine çok şeyi, hatta her şeyi hak görmüşler...

    Bizim gibilerini önce içten içe yeni fikirlerle yıpratıp yönetime düşman kılmışlar, sonra da zayıflatıp çökertmişler ve en sonunda da parçalayıp paylaşmışlar...

    Namık Kemal'in ifadesiyle:
    Ne efsunkâr imişsin ah ey didâr-ı hürriyet
    Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten

    Hürriyetin büyüleyici yüzüne aşkla bağlanıp esir olmak, hür olacakken tekrar esareti yaşamakmış.
    "Hürriyet, adalet, kanun, eşitlik, kardeşlik, hakça paylaşma..."
    Kulağa, gönle, mantığa ve akla ne hoş geliyor değil mi?
    Bu güzel duyguların, fikirlerin peşinde koşarken önündeki çukuru göremeyenler, gökte yıldız ararken kuyuya düşenlerden farksızdır.

    Yine diyorum, "Günün Şiiri" olmayı bir kez değil binlerce kez hak eden muhteşem bir şiir.
    Duygusuyla, fikriyle, şekliyle, anlatımıyla, erkekçe seslenişiyle...

    Minnet ve rahmetle yad ediyorum, değerli Kemalleri...

  • Metin Solak
    Metin Solak

    Tanzimet döneminin en büyük iki şiirinden biri Hürrıyet kasidesi biri ise Ziya Paşanın Terkibi bendidir. Her iki üstada da Allahtan rahmet diliyorum. Keşke böyle büyük üstadlarlar ve güçlü kalemler bu günde var olsaydı

  • Şaban Kalyoncu
    Şaban Kalyoncu

    İnsan dalgalar aleminde yüzmektedir düşünce ışık ses deniz dalgası gibi deniz olamayacağına göre dalgaların keyfini çıkar

  • Mustafa Sâfî Beşe
    Mustafa Sâfî Beşe

    Bu Hurriyet Kasidesi'ndeki birkaç ikilik,halkdilinde mesel gibi hâlâ söylenmektedir.İnsanlar N.Kemâl'i çok sevmiş,benimsemişler-
    dir.
    Bir gün Boğaziçi'yi geçmek üzere kayık tutar,denizin ortasında
    dalgalar kabarır,batma tehlikesi başgösterir.'Aman'der N.Kemâl kayıkçıya,'dikkât et,bana ne olacağı önemli değil de ölürsem efkâr ı umumiye de-kamuoyu-ölür'.
    Şunu da yazmış:
    'Ölürsem görmeden millette ümid ettiğim feyzi,
    Yazılsın seng i kabrime,vatan mahzun,ben mahzun'.

    Nasıl büyüklük iddiasında ve bunda içten değil mi!
    Ama,hiçkimseyi,hiçbirimizi bu tutumu rahatsız etmiyor; sen de kimsin,demiyoruz asla,aklımızın ucundan bile geçmiyor; işte,bunu başarmış yani büyük!
    Yaptıklarını abartmadan,gizlemeden,şımarmadan,ne ise öyle yapmış; hele hele yaşadığı zamanlarda...Kadınlarla ve içki ile ilişkisi,en ileri aşamada.Sürgün ya da Saray'da başkâtip yardımcı-
    sı,hiç fark etmemiş.Ne ise,kim ise,öyle davranmış.
    Yani,dürüst!
    Ne büyük özellik,ne büyük güzellik!
    Bu adam sevilmez mi? ; Halk da sevmiş; hâlâ anlatılan cinsel içerkli fıkraların kahramanıdır da...
    Büyüklük,böyle olmaktır,başka şey değil ve Nâmık Kemâl,ço kbüyük adandır.

  • Mustafa Sâfî Beşe
    Mustafa Sâfî Beşe

    Nâmık Kemâl,büyük adam,çok büyük adam!

  • Alper Kuş
    Alper Kuş

    bu şiiri öğrenmeyi gerçekten çok isterim hem güzel hem bana giden bir şiir

  • Hasan Büyükkara
    Hasan Büyükkara

    Sn Osman Tuğlu bey,

    ben de mesajınızı geç saatte görebildim...çok teşekkür ederim efendim..umarım tamamlarsınız bu şahaserin günümüz türkçesiyle yeni şeklini ve biz de sayfanızdan okuruz...bu şekilde li hali harika gidiyor diyebilirim...

  • Nadir Şener Hatunoğlu
    Nadir Şener Hatunoğlu

    Saygı ile. Daha okul çağına gelmeden adını öğrendiğimiz Namık KEMAL'i rahmet ve huşû ile anyorum. ' Hürriyet Kasidesi'nin Her dizesi, bir atasözü gücünde. Benim yaşımda olanlar, şiirin yüzde seksenini rahat anlayabilir. Tümünün günümüz Türkçe'sine çevrilmiş olması, çok isabetli olmuş ; teşekkürler.
    Her dönemin sosyal, siyasal bunalımları oluyor. Ben de antoloji.com/da kayıtlı 'Post Modern' başlıklı şiirimle, Ulu şairimize eşlik etmek istiyorum:

    'Hamakat hamağında,
    'Eski bir horultuyu
    'Geviş getiriyor iştahlı çığırtkanlık.
    'Boyundan uzun ihtirasını masatlarken,
    'Saçılan kıvılcımların siperinde
    'Demlenmek ayıp değil.

    'Zula lâbirentinde,
    'Oryantal puştluğun alkışlarına boğulduk.
    'Gizem zırhıyla gerinen kemlik,
    'Mi bemol yellenmeyle havasını atıyor.

    'her sorun ninni;
    'Röveşata çözümler alesta.
    'Arsız heveslerin uçurtmaları kan...
    *Nadir ŞENER HATUNOĞLU: matematikçi-bilim uzmanı*

  • Osman Tuğlu
    Osman Tuğlu

    Sinyali dostum iltifat etmiş, okumaktan mutluluk duydum

    ancak geç okuma fırsatım oldu, günün yoğunluğu içinde.

    Arkadaşıma ancak bir kaç dize gönderebilmek imkanım oldu, çam sakızı çoban armağanı.

    Selamlarımla.





    Yargısını doğruluk ve içtenlikten sapmış görüp çağın
    Çekildik devletteki görevimizden onurla ve saygın

    Kendini insan sayan halka hizmetten usanmaz bıkmaz
    İyilikseverler ezilenlere yardım etmekten elini çekmez

    Şanına noksan gelir sanma hakir olduysa millet eğer
    Yere düşmekle cevher özünden kaybetmez bir değer

    Vücudumuzun hamur mayası vatan toprağıdır madem
    Eza ile cefa ile vatan yolunda toprak olsak da ne gam

    ......

    .....

TÜM YORUMLAR (39)