Yazılar - Hodri Meydan Şiiri - Recep Akıl

Recep Akıl
662

ŞİİR


6

TAKİPÇİ

Yazılar - Hodri Meydan

Kendilerine çok güveniyorlardı. Hükümeti devirip devleti ele geçireceklerinden o kadar emindiler ki başlattıkları operasyondaki büyük açıkları bile görmezden geldiler. Nasılsa devlet ellerine geçtiği zaman bu açıkları, hukuksuzlukları kimse onlara göstermeye cesaret edemezdi.

Yargı ellerindeydi, polis de öyle. Devletin pek çok biriminde yıllar ve yıllar boyu çok iyi örgütlenmişler ve hiçbir engelle karşılaşmadıkları gibi destek bile görmüşler ve devletin içine sinsice sızmışlardı. Engelle karşılaşmamışlardı çünkü bukalemun gibi her renge girmek bunların en önemli karakteristik yapılarıydı ve bu sebepten kendilerini iyi saklıyorlardı.

Destek görmüşlerdi çünkü onlara destek verenler bu ülkenin mütedeyyin insanlarıydılar ve bunları dünyanın her tarafında İlay-ı Kelimetullah için çalışan gönüllüler olarak biliyorlardı. Kendilerini altın nesil olarak tanıtmışlar ve buna da her kesimden her türlü insanı inandırmışlardı.

Makyavelli bile bunların bu sinsilikleri karşısında çırak kalırdı. Onların bu sinsilikleri karşısında bu iyi niyetli iyi insanlar silahsızdılar ve ne yazık ki bu iyi niyetli iyi insanlar sırf bu iyi niyetleri sebebiyle kandırıldıklarını çok geç anladılar.

Kendilerine çok güveniyorlardı. Çünkü arkalarındaki güç onları buna inandırmıştı. Mademki harekete geçmeleri istenmişti o halde zamanı gelmişti. Artık Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kendilerini kontrol eden sahipleri adına ele geçirebilirlerdi.

7 Şubat 2012 de ilk hamlelerini yaptılar. Gerçekleştirmiş oldukları görünüşte vesayet odaklarını ve cuntacıları yargı karşısına çıkartıyorlarmış gibi yapıp sahte ve uydurma delillerle TSK’yı hedef alan Ergenekon operasyonları sayesinde halkın gözünü boyamayı başardıkları için atacakları her adımın destek göreceğinden çok emindiler.

Kendilerine o kadar çok güveniyorlardı ki bu aşırı güven duygusu sebebiyle yapmış oldukları hamlenin yanlışlığını göremediler, ya da önemsemediler.

Asla “kusursuz iş yaptım,” dememek lazım. Çünkü insan elini değdiği hiçbir şey kusursuz değildir. Kusursuz olan bir tek Allah’tır. Aşırı güven duygusu üst üste büyük hatalar yapmalarına sebep oldu bunların. 7 Şubat yenilgisinden de bu güven duyguları sebebiyle kendilerine lazım olan dersi çıkartamadılar. İyi ki de çıkartamadılar.

Sonra birkaç tane ağacı bahane edip ülkeyi kargaşa ve istikrarsızlığa sürüklemek suretiyle iktidarı devirmek isteyen Gezi Parkı olaylarının vatan millet haini faillerine gizliden destek olmak suretiyle kendilerini biraz daha açığa çıkardılar.

Ve son… 17-25 Aralık darbe girişimi… Maske düştü gerçek yüzleri ortaya çıktı. Niyetlerini iyiden iyiye belli ettikleri bu son ihanet hamlesinde de daha önce nasıl çuvalladıysalar bir kere daha hem de bu sefer çok büyük çuvalladılar

Darbeci işbirlikçilerin aslında en büyük beklentileri, yapmış oldukları bu operasyonlara halkın görünürde tepkisiz kalmasıydı. Ama yanıldılar, hem de fena halde yanıldılar.

Bu sefer olmazdı, bu sefer iş başkaydı. Çünkü bu sefer harekete geçenler Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin varlığına öncekilerden çok daha ağır bir darbe vurmayı ve ülkeyi paramparça etmeyi amaçlıyorlardı.

Buna asla izin verilemezdi ve bu sefer önceki darbelerden farklı olarak darbeci işbirlikçiler karşısında sesini yükseltmeyi bilen, cesaretle karşı duran gerçek bir lider vardı.

Onlar yalnız değildiler artık. Öyleyse bu liderin sesine kulak vermeli ihanet karşısında onlar da tepkisiz kalmamalıydılar. Öyle de yaptılar liderlerini takip ettiler. İşte darbecilerin hesap edemedikleri şey bu direnme isteği ve kararlılığıydı. Bu kararlılık karşısında çok fena halde dengelerini kaybedip yalpalamaya başladılar.

Lider de liderliğini göstermiş, tepkisiz kalmakla malûl bu halkının önüne düşmüştü artık. Tırnaklarıyla kazıya kazıya geldiği bu yerde kararsızlık göstermek, tereddüt etmek, yılmak bir anlamda yenilgi demek anlamı taşırdı ki bu da ona asla yakışmazdı.

O da kendisinden bekleneni yaptı ve bir kere daha bütün varlığıyla kendisini ortaya koydu. Halk da bu güveni boşa çıkartmayıp, kendisinden bekleneni yaparak hiç tereddüt göstermeden liderini yalnız bırakmadı.

Evet, “At sahibine göre kişner” di. Öyle de oldu.

Ülkenin bütün meydanlarında görülmemiş bir coşkuyla ve kararlılıkla darbecilere sesini öyle bir yükseltip onlara haddini öyle bir bildirdi ki darbeci müptezellerin bütün ezberleri bozuldu, resmen abondone oldular.

Hain hainliğinden elbette vazgeçmez, vazgeçemez. Çünkü sahipleri buna izin vermez.

Yaptıklarının ülkeye ihanet olduğunun domuzuna bilincindeydiler. İhanet etmeye bir kere başlamışlardı sürdürmek zorundaydılar. Ne oldukları ortaya çıkmış olmasına rağmen, halkın ezici bir çoğunluğunun nefretini kazanmış olmalarına rağmen ihanetlerinden asla geri durmadılar, vazgeçmediler, vazgeçmeyecekler, sürdürecekler.

Sürdürsünler bakalım ama artık “Geçti Bor’un pazarı sür eşeği Niğde’ye” derler adama. Bundan böyle darbeci hainler bu ülkede ne yaparlarsa yapsınlar asla gerçek bir başarı elde edemeyecekleri gibi giderek yok olup tarihin çöplüğündeki müstesna yerlerini alacaklar.

Bukalemun gibiler her renge bürünebilmekte çok mahirler evet ama vatanseverler de artık daha dikkatliler. Başlatılmış bu mücadele mutlaka başarıyla sonuçlandırılacak. Başka hiçbir yolu yok.

Vazgeçmek asla olamaz. Çünkü vazgeçmek demek bu müptezel vatan hainlerinin yeniden kafalarını kaldırmaları demektir ki buna bu ülkenin geleceği için asla izin verilemez.

Bu vatan haini müptezeller layık oldukları yerlere tıkılıp ortadan kaldırıldıklarında her şey bitmiş mi olacak? Elbette ki hayır. Bölgeyi kontrol etmek isteyenler, vatanseveri kadar vatan haininin de bol olduğu bu topraklarda kendilerine kolayca yeni müttefikler ve işbirlikçiler bulup onlar vasıtasıyla ülkeyi ve bölgeyi karıştırmak için ellerinden ne geliyorsa artlarında bırakmayacaklardır.

“Kış kışlığından vaz geçer ama puşt puştluğundan vazgeçmez.” Kaybediyorlar, kaybettiklerini bildikleri halde vazgeçmiyorlar, vazgeçmeyecekler. Olsun vazgeçmesinler. Biziler de vazgeçmeyeceğiz. Halep oradaysa arşın burada. Hodri meydan!

Recep Akıl
Kayıt Tarihi : 25.10.2020 02:50:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!