Hiç Unutmam Şiiri - Emirhan Cesur

Emirhan Cesur
52

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Hiç Unutmam

(1)

Hiç unutmam,
Ali amca vardı, bakkal.
Modernleşmenin,
marketleşmenin de etkisiyle,
Bir yaz gecesi,
İndirmişti kepenklerini.
Taşınmıştı bir arka sokağa,
Bakkalını almadan,
Bir daha göremedim onu,
Neşesi de kalmamıştı sokağın,
Tadı da, tatlı dondurmaların.
Bir yazın senesi,
İlk defa duyduğum adını,
Bir buhran çıktı, dalaverasıyla,
Babam da kapatmıştı,
Açtığı tatlıcısını,
Bir daha soramadı müşterileri,
Bana,
Onlara önerdiğim tatlıyı.
Bir eczacımız vardı,
İlk defa o zaman duydum,
Ne demekmiş Caferi,
Ben caferiyim dedi bana,
Sonra gülümsedi,
Ama hanbeli Caferi.
Çok geçmeden kapandı kapıları,
Yanında çalışan karısı,
Sattığı ilaçları,
Öyle bir krizdi,
tanıdığım kimse kalmamıştı.
Bir ablam vardı,
Söylemiş miydim size?
Adı büşra, hakkı rahmet.
Mutluydu, kırtasiyede çalışırdı,
Bana verdiği kalemlerle,
Resimler yapardım.
Aynı yıl buhranın,
O dükkan da kapandı.
Ya kanepeci Rasim amcanın öz çocuğu?
Adı semihti, yaşı oniki,
İki yaprağın arasına kağıt sıkıştırıp,
Sarardı..
Almanyadan gelmişti dayısı,
Ve bir hışımla Almanya'ya taşınmışlardı,
Bir daha göremedim,
Babası da dolandırıcıymış.
Harbi oğlunun da suratı,
Kömür siyahtı..

(2)

Milenyuma varır varmaz,
Doğmuşken milenyumda,
McDonald'slı,
Fast food'un pişirdiği çocuklar,
Kuzeyden iniyor boğazlara,
Sözde barışçıl,
Kızıl ordular.
Gelmeden milenyuma yıkıldılar..
Yetimin hor görülüp,
Paranın Allah olduğu yıllar,
Kızıl sarı bayraklardan çok,
Hatta onlar geçinirken onlarla,
Ben daha karşıydım,
İki tarafa.
Girer girmez,
Girdiğim yeni okula,
Bir kızın arkasında,
Bir çocuğun yanında,
Aynı sıralarda..
Buram buram yırtık paça,
Eski üniforma,
Kokan sıralarda, boğazlarında sanki,
Kelepçe olan çocuklarla,
Aynı yerde oturdukça,
Anlıyor insan, bazı şeyleri.

(3)

Aynı haftanın bitişi,
Babam yeni bir işte,
Annemin annesinin annesi ölmüş,
Annemin babasının annesi ölmüş,
Babamın babasının annesi ölmüş,
Babamın annesinin annesi zaten ölü.
Bir yılda ne çok anne ölüyor,
Şaşırıyor insan.
Anneler ölümsüz değiller miydi?
Otururdum her biriyle aynı sofrada..
Babamın babaannesini çok severdim,
Köyde yaşasa da.
Bir tarafım yüzyıllarca aynı köyde olsa da,
Çekik gözleri, tunç alnıyla,
Kıvrak zekası, çıkık yüz hatlarıyla..
Hep bir rol modeldi bana..
Hem öldüğünde yetmiş belki seksenlerindeydi,
Yaşasaydı doksanlarında..
Okula döndüğümde her yaz, onun yanından.
Binbir çeşit insan gördüm.
Biz de yemezdik yemeğimizi altından,
Kimi zaman gümüş kimi zaman bakırdan,
Gördükçe çocukları,hayret ederdim.
Oysa aynı sıkıntıları çektiğimiz halde,
Meğersem,
Meğersem ben göremezmişim,
Çocukken.
Oturduğumuzda hep o sıralara,
Arkadaşlarla, bir üstten bakardım hep
Ve hâlâ daha, ya onlar kördü,
Ya ben fazla hayalperest..
Çünkü hiç unutmam,
Düşünemedikçe onlar,
Yazardım ben sözlerini,
Aklımın bir kenarına..
Türlü türlü insanı,
Ortak noktası hepsinin,
Kör olması, gören gözleriyle.
Her biri ayrı bela,
Bir cehennem İstanbul,
Zebaniler bastığında,
Kapattık bir başka işe dükkanı,
Fırın gibi bir yerde başladı işe babam..
Simidi güzeldi, Allah'ı var,
Batmasaydı hergün her sabah,
Alırdım, şimdiki paramla..
Alırdım, yalan olmasın..
Olmasın yalan,
İki yaz sonra,
Battı orası,
Kâbus gibi altı ay sonrası,
Çok daha iyi yerlerde,
Daha iyi bir zamanda,
Kâbus gibi zamanlar..

(4)

Bir yaz geldi ki,
Öğrendim,
Varmış aşkın yaşı,
Ve biraz da fazla büyükmüşüm,
Oysa yoktu hani aşkın yaşı?
Büyüdüm,
Öğrendim güvenmemeli her yaşama,
Koşa koşa geçtiğimiz sokaklar,
Gözlerle kovalayan insanlar,
Meğersem aşkın yaşı varmış,
O zaman bıraktım yılları saymayı,
Yazları saymayı başladım.
İnsan büyüdükçe,
Tatsızlıkları sayıyormuş,
Bir bütün şiir yaptığım gibi..
Fakat ben istemedim,
İlginç ve namert bir savaşın olduğu,
Ortadoğu coğrafyasında doğmayı..
Seçecek olsam, Asya'yı seçerdim, hattâ ortasını.
Hem yabancılık da çekmezdim insanlarına..
Seviyorum yine de yaşadığım yeri,
Her ne kadar yorulsam,
Ağlasam da kimi zaman,
Biliyorum artık yaşadığım yeri,
Ve üstündeki kirli oyunları,
Düşmanın kanını,
Eriğin tadını..
Üç tarafım denizse,
Dört tarafım düşman,
Bir tarafım Asya,
Bir tarafım Avrupa,
Araftaysak, Arafı da,

(5)

O zamanki sevdiğim,
Sürüklemişti beni yanında.
Hiç kiliseye gitmemişti, gidelim dedi.
Girer girmez oturduk, en öne,
Vaizle yüz yüze,
Vaiz Allâh dedi,
Baktı bana şaşkınlıkla,
Bir anlığına unutmuştum,
Müslümandı sevdiğim,
Onca yaptığımız ahlaksızlığa rağmen,
Saftı.
İstemese de kimse,
İnanmasalar da birebir aynı şeye,
Savaşa giderken ülke,
Hepimizin inandığı Allah aynı Allahtı,
Ve o zamanki sevdiğimle,
Ben de müslümandım.
Oysa her birimiz farklı yollarla aynı Allâha inanırmışız da,
Senle benim Tanrım farklıymış..

Emirhan Cesur
Kayıt Tarihi : 9.11.2019 18:24:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!