Hâtırat Şiiri - Furkan Selçuk Soylu

Furkan Selçuk Soylu
375

ŞİİR


6

TAKİPÇİ

Hâtırat

Zaman tünelinde ilkokul yıllarına gittiğimde hatırlıyorum da edebiyata olan ilgim, alâkam keza meşguliyetim o yıllara dayanıyor.
Hocalarımızın ’'dakikada kaç kelime okunur?'’ yarışmaları yaptığını çoğumuz hatırlarız. -Önemli olanın hızlı okumak değil, kimi okuduğumuzu, okuduğumuzdan ne anladığımızın şuur ve bilincini kırmızı çizgiyle belirterek- Gayet iyi hatırlıyorum ve hatırlayan arkadaşlarımda olacaktır o yarışmalarda birinci olurdum. Tabii bu başarı için ne derece önemli ve kabul görür bilemiyorum. Lise de bu tür yarışmalar olmadı sanırım. Veya hatırlamıyorum.
Her yıl rutin olarak yapılan bayram kutlamalarında, öğretmenlerin defaatle o bayramlarda şiir okumalarında beni de tercih etmelerini, memnuniyet, teşekkür ve onurla hatırlarım. Özellikle açılışlarda Mehmet Akif’in İstiklal Marşı’nı çok defa okuduğumu hatırlarım. Ortaokul yıllarımı, İzzet Topal hocamı, Özlem Üstün hocamı unutmam mümkün değil; üzerimde edebiyat noktasında bıraktıkları etkilerini. Minnet duyduğum insanlar bunlar. İzzet Topal hocamla en son yaklaşık iki ay önce Amasya’da Sultan Beyazıt Camii önünde bir öğle namazı çıkışında görüşmüştüm. Kısa da olsa muhabbet etme fırsatı buldum. Çok kitap okuduğum söylenemez ama kitap okumayı seven ve okumaktan keyif alan birisiydim. Şimdi bu alışkanlığımın daha istikrarlı ve daha fazla olduğunu söyleyebilirim. Daha doğrusu bu minvalde daha gayretliyim.(Allah gayretlerimizi artırsın.)
Lise yıllarında, sadece şair olarak bildiğim, daha sonra büyük bir dava adamı olduğuna inandığım, Büyük Doğu’sunu heceleme gayretinde olduğum Üstâd Necip Fâzıl’ın şiirlerinin etkisini söylemeden geçemem tabii. Edebiyatın bende tutku haline gelmesinin zirve ismi evet Necip Fâzıl’dır.
Yine iyi hatırlıyorum saygıyla andığım, (Yalnız kendilerine karşı mahçup olduğum bir durumu hatırlamaktan hicap duyduğum) Sema Tümer edebiyat hocamdı. Bir dersimizde ’'Rıza Tevfik Bölükbaşı’nın - Uçun Kuşlar’' şiirini okuduğumda, duygulandıklarını söylemesi ve tekrar okumamı istemesi ve ’'Selçuk bundan sonra okulda yapılacak etkinliklerde şiir yorumlamanı isterim,'’ demesini ve sınıf arkadaşlarımın buna şahit olmalarını hatırlamamam mümkün değil.
Belki farkında olarak ya da olmayarak, bende varolan edebiyat sevgisi ve serüveni yaklaşık 3 yıl öncesine kadar hatırladıklarımla ve hatırlamadıklarımla bu şekilde oldu diyebilerim. Sonrasında bir imtihan/kader gereği yaşadığım belki bize göre olumsuz (...) ama Allah katında daha hayırlısının böyle olması gerektiğine inandığım şeylerin neticesinde ve güzel tevafuk sonucu sevgili Hamza Kaplan hocamla tanışmam, kaleminin gücü ve onda da varolan Büyük Doğu sevdasının etkisiyle ve bir gün bana ''-Hocam yaz- düşüncelerini görmek istiyoruz’' demesi üzerine ve kim bilir yıllardır içimde biriken duyguların bir itirafı mesabesinde ve yukarda bahsetmiş olduğum hadiselerin etkisiyle yazmaya başladım ve hâlâ yazmaya devam ediyorum. Şiirlerimde ne kadar başarılıyım tatışılabilir ama ben yazmaya devam edeceğim biiznillah.
Şiir konusunda başarısı ve kalemi tartışılmaz olan, benimle ilgili geleceğe dair şiir konusunda başarılı olacağımı hüsnü niyet ve bakışlarıyla ifade eden, destek olan İsmihan Karaca hocamı bu noktada özellikle saygı ve hürmetle anıyorum. Ayrıca üzerinde çalışmaya devam ettiği ’'Selçuk, ömrüm yeterse inşaallah’' dediği çok az bir bölümünü benimle paylaştığı ''Esma’ül Hüsna’' adlı İslâm Edebiyatı için çok kıymetli, muazzam bir eser olacağına inandığım çalışmalarına bu vesileyle duâ ile başarılar dilerim.

Beni seven gönül dostlarıma, arkadaşlarıma, mürekkebimin rengine değerle birlikte önem veren, burda ismini andığım, unuttuğum, bana bir şekilde edebiyatı sevdiren hocalarıma, dava şuurunu öğreten herkese teşekkürlerimle beraber selâm olsun!
Selâm olsun Allah’ın ’'İkra(Oku)'’ emrini kâinatı okuma, O’nun adını yüceltme noktasında paha biçilmez referans kabul edenlere..
Kalbi duâlarınızla....

20.01.2015
-----------------------------------
Bir Söyleşiden Anekdotlar

- Neden ve niçin yazıyorsunuz?

- ”Ruhun ihtiyacı!”

- Yalnız bu mu?

- Olur mu kılıç mesabesinde hatta ötesinde bir mücadele. İrfan büyükleri “Aletlerin en faydalısı kalemdir ve kelâm bütünüyle haysiyettir!” diyebilmişler... Allah, kelâmı ve kalemi boşuna yaratmış olabilir mi? Ve Peygamber buyruğu “... bir kötülük gördüğünde dilinle düzelt...”

- Yüksek perdeden yazma cehdinizi neye bağlayabilirsiniz?

- Gayet açık bir izahı var bunun “İnandığı dâva ve mücadelede aşırıcı olmayanın yüzüne tükürün” diye bir düstur öğrettiler bize ondan olsa gerek!

- Dâvadan kastınız islâmi mücadele olmalı?

- Kesinlikle doğru. Türk- İslâm mücadelesi. Bu mücadelenin bir diğer adı da San’at ve Edebiyat. İslâm ruhu ve estetiğini bizatihi kendi mecrasında bulduğumuz Edebiyat.

- Yazmanın da bir sonu olmalı?

- Hak ile bâtılın, iyi ile kötünün, güzel ile çirkinin birbirleriyle olan savaşı kıyamete kadar süreceği gerçeği varken ne mümkün! Herhalde şimdi daha iyi anlaşıldı. “Ruhun ihtiyacı” işte tam da bu!

- Şiir’den bahsetmediniz hiç?

-Ahenkli bir nizama fikir giydirmek olarak tanımlayabilirim şiiri. Başlı başına bir inkılâb! Hepsi bu!

Mayıs 2019

Furkan Selçuk Soylu
Kayıt Tarihi : 18.5.2019 00:51:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!