Gözyaşı İncisi (ayrılığa Dair)

Ömer Altun 2
282

ŞİİR


26

TAKİPÇİ

Gözyaşı İncisi (ayrılığa Dair)

"Yırtıldı kağıt üzerinde Aşk
Kırıldı kalemin ucu
Şifa barındırmaz ten
Ruh tıka basa doydu hasrete " ...

DUYACAKSIN ...

Akacaksa aşk damarlarda yırtacak elbet
Şahlanacak kalp
Sonra durulacaksın...
Bırak parmaklarında sevda sızsın ırmaklara
Yanılgıların canlansın
Belki bir macera
Belki bir hüsrana dalarsın...

/ve/

Ölü hisler kanatlandı
Ankalar güvercin gagasında yem
Maya tutmaz zamanlarda mühürlendi  yürek ayrılığa

SABRET !..

Unutulacaksın sen de bir an...
Köhne siyah inciden gözyaşları dökülecek ay yanaklarından, gamzelerin dolup taşacak
Hüznün muştuları ile karşılayacaksın umut ettiğin sabahları
Albenisini yitirince dudakların avuçlarına dökülecek gülüşlerim
Tükenmenin eşiğine vardığında
AĞLAYACAKSIN!..

"Gözlerinden cayma bedeli aşka dair kaktüs dikeni "...

Kahkaha çanlarında rutubetli yanlızlık karanlığına ay ışığı
Yanlızlık korkusu senfonisi susmayan sağır eden bir yankı
Kehribar hüzünler dört bir yandan içe çeken kızıl uçurum dipleri
Adımların er geç sabitlenecek bir rotaya bana geç kalmışlığını
ANLAYACAKSIN ...

"Aşk namına meşru müdafa sayılır mıydı hasret çekmek"..
Gönül girdabında savrulan heceler gık çıkarmadan rüzgâra tutunup gönül menziline varır mıydı acep
Endişeye mahal vermeden sevebilseydin yüreğimi eğer
/belki de/

Bahar rüzgârı olup kirpiklerimde
DAĞILACAKTIN ...

"Failim meçhul değil sevmeyi beceremeyen yüreğin" ...
Çarçur edebilseydim aşk adına her neyin varsa gönlümün sevdadan karbeyaz dağlarına

/yada/

şirin'in gözlerinden baksaydın bir bakışla gözlerimin seninle aydınlanan mahsunluğuna
ANLAYACAKTIN...
Senden başka ümit olmadığına ...

Aşka kandil yaktığım günden beri
Yakut kırmızılığın var yüreğimde
Her şey tas tamam da
bir sen eksiksin
Damlaya damlaya eksiliyor her bir şey eksikliğinden

Gönül kondağımdan tebessüm asıyorum dudaklarının pembe kirliliğine
Alnındaki dudak izlerim yoluna Aşk örs/ün
Kararsız kaldığım tek yan ölüm müydü adın hayat mı
sen de
ANLAYACAKSIN ...

Sebebi neydi
Yüreğinin, yüreğime küskünlüğünün ?..
Başına bela sevdam mıydı
Kavak yellerine dönen yüreğine hasretim kambur mu kaldı...

Bilir misin aşkın avuç içi yangınlarını
/hani/
dile gelse dahi
Söner miydi orman yangını kıytırık bir rüzgârla
Gidiyorum işte
anlayacaksın sende ayrılığı
dal gibi
KIRILACAKSIN!..

Yerli yersiz zamanlarda uğrayacak düş kırıkların yangına
Zayıflayacak kalbin, kendine ara sıra misafir kalacaksın
Aklın hep firarda
Yürek zuluna sakladığın üç beş anıya sarılacaksın
Aklın ile yüreğinin kavgasına şahit kalacaksın
Sigara üstüne sigara yakıp nefesimle uyanıp yokluğuma
ALIŞACAKSIN ...

"Kaleme sarılacak pamuk narini ellerin
Yüreğin kırılgan gül sayfaları motifinde"...
Uykuya adadığın gözlerin
Yağmalanacak uykusuz gecelerimin gölgeli düşlerinde 
Kırılgan yüreğime sarfettiğin  dokunaklı sözlerine
İsyanlar başlatacaksın
Uyuklamanın dil ile dudak ritminde
PİŞMANLIĞA adım atacaksın...

"İki kulak arası mesafe fersah fersah
Kalabalıklar  ahraz"...
Sana seslenişlerim israfil çalgısı
Yüreğimin aşk melodilerini kalbinde sızladıkça
Yüreğin kıyamet ürpetsisine kapılacak
SARSILACAKSIN  ...

Daha dur...!

Başlangıçlara gebe hayat
sana  neler neler hazırlayacak
Kim bilir belki yarın bu kabustan uyanacaksın
Belki de kabuğuna çekilip  kabusuna aşk ile vurulacaksın
ama
bir gün
ama
bin yıl
Vurgununa vurulmaya ALIŞACAKSIN...

"Titrek mum ateşi sırdaşın,
Karanlık boynuna deniz yıldızı"...
Fıtratını unuttuğun gün tan vakti sabahına kavuşacaksın
Her yer Aşk çıkmazın
Sokak araları anı defterin misali
Anımsadıkça gül katilini diken acılarıyla HARLANACAKSIN...

"Kara kaplı aşk defteri kapandı"...
Eşikte hasretimin açık denizleri
Yüreğinde yok ise bir yelkenli gemin
Geçmeyecek biliyorsun avazında aşk şerbeti
Fidyen gönül limanım
Varsan Aşk ateşi çemberi
Geç kalsan hasretimin koru
Yetişmek zorunluluğun yok
Az evvel uğradı kara vagonlu tren
Art bir niyet istasyonda boş küllerimi savurdu
Avuçlarını aç yağmur yağacak ellerine
Bulutlar gözlerimden kalan son nem
Beni ararsan bir gün eğer irem şehrinde kum dibinde bekleyeceğim seni
Unutma güller YAŞAYAMAZ yer dibinde ...

"Radyo frekanslarında dörde özlem"...
Kuş kanatlarında unutkanlık baş gösterdi
Hani sahra eskiden bir denizdi, sen okyanusum
Kim kuruttu seni
Kim içti tüm suyunu
Hani dalgaların yanlız benimdi
Hangi tür bulut çekti göğüne seni
Unutma illa ki uğrayacak kış
Düştüğün yer sana zemin olan yüreğim OLACAK ...

"Pusula dediğin
akıl mıydı,
yürek mi"..?
Demin yol verdim ikisine birden
Geriye Aşk kaldı
bir de
tükenmek bilmeyen bir kaç cümlem SEN
Kafi mi bilmeyecektim elbet
Ya ar'af kapısında beni dilersen
Ya kördüğüm ördüğüm aşk ağı aklını çelerse
Kime AŞK diyecektin  sen...

"Hadi kime niyet edersen et
Kısmetin çektiğim hasretim olsun"...
Dilersen tiyatro sahnelerinde kötürüm hislerle romea ve jüliete aşk göster
Perdeler kapandığı an vardığın düşler kime yetecek
Bağışla gururunu sen de yaşamına son verenlerin son aldığı nefese
Şimdi durup düşünebilirsin bir müddet
yada
"Hiç durmadan terk edebilirsin bu kenti
Nasıl olsa gideceğin her yer yüreğim
Şimdi düşünme sırası sen de
Ya ayakların seni bana geri GETİRİRSE"...

Güneşe eş değer gülüşlerin karanlığın en ıssız girdarbında yarı göçebe aklıma zambak çiçeğinin kimsesizliğinde
Avuçlarımda tarifi unutulmuş ayrılık kırığı acısı muhtemel serzenişlerle bezenmiş
Gidilecek yollar diken engelli
Sevmiyor diyen tüm papatyalar güzargahımda mayın
Ey sevgili
YA KALBİN (küt küt diye) BİR KALBİME ATARSA...

Tebessümüm tebessümüne müherlendi
Kara kışlardan muzdarip baharlar gözlerime kırgın
Kırağı düşmüş kirpiklerim verem sancısıyla kıvranıyor
Omuzlarımdan aşağı soğuk hislerin kan ırmağı
Ya birer birer yıldızlar düşerse gözlerinin karanlığından yürek asumanıma
Ya takatini ellerinin sıcaklığında unutursa dizlerim
YA YOLUNU YÜREĞİMDE KAYBEDEN GÖÇEBE OLURSAN BİR AKŞAM VAKTİ ...
Kim yetişecek imdadına...

Sükut sükut ilham aldı ay, simandan
Noksan kaldı karanlık, aydınlık tam bir üryan
Şeddesi konulmamış aşkın tadında kahır olmak sevdalıktanmış
Peki ya noktalı virgül ç/alınmışsa dudağa
Hüzünlerde seccade sermişse gönül tahtıma
Ya sessiz duaların vaveylasında beddua yerleşirse
Dudak ile dil dikilirse üst üste
KİM DURDURACAK BU HARF KIYIMINI...

İhtimaller, ihtilali aşk şiirlerinde sancaktar
Mizacında unutkan ateş serinden su,
Su yakabildiğince lav akıntısı
Vakanın vukuat bulmadığı lahzalarda acıdan kahkahalar açık mavi bir koy
Şizofreni yazıların cezm devriminde hasretin yürek celladım
Ya bedevi düşlerim vazgeçirirse infazı mı
YA GÖZLERİME VURULSA YÜREĞİN ...

Ömer Altun 2
Kayıt Tarihi : 8.6.2021 09:23:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Vera Erendiz
    Vera Erendiz

    "Yırtıldı kağıt üzerinde Aşk
    Kırıldı kalemin ucu
    Şifa barındırmaz ten
    Ruh tıka basa doydu hasrete "
    .
    .
    .
    Film burda bitmiş esasen..
    Diğer satırlar,
    sevgiliye olan feveranın sitemli dalgaları gibi
    çarpıp durmuş sahile ..

    Yürek sesin daim ve kavi olsun değerli şair..
    Çokça tebriklerimle..

    Ömer Altun

    Çokça teşekkür ederim Kıymetli Vera daim tebessüm ve saygım ile.

  • Cevap Yaz
  • Cihat Şahin
    Cihat Şahin

    "Aşk", "İşk" kökünden gelme bir kelime olup mana olarak da, sevenin sevdiği kişiyi-tıpkı sarmaşık bitkisinin canlı payandalarına yaptığı gibi- severken boğup öldürmesi demektir.

    "Sevda" , yeni dilde ve tıp dilinde adına "Melankoli" denilen çok tehlikeli bir akıl ve ruh hastalığının eski dildeki adıdır.

    Hayırlı, meşru, makul, fıtri ve baki muhabbetler dilerim Ömer bey.

    Ömer Altun

    Kıymetli yorumunuza çok teşekkür ederim Cihat bey daima saygıyla kalın

  • Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (2)