Gönlümün Meyhânesinden Hitap!

Neyzen Tevfik
112

ŞİİR


132

TAKİPÇİ

Gönlümün Meyhânesinden Hitap!

Dinleyen her zerreye bin bir hitâbım var benim,
Kâinât isminde hiçden bir kitâbım var benim!

Ya hitâbımdan okursun, yâ kitabımdan beni,
Yazdığım efsânede on altı bâbım var benim!

Hey’etimde müttefik mağrıbla maşrık, veçhe yok;
Gayr-i mer’î zerrede bin âftâbım var benim!

Hüsn-i mutlak bir yudumda kendini gayb eyledi,
Gönlümün humhanesinde böyle nâbım var benim!

Varlığımdan intihâsızlık terennüm eyliyen
Bezm-i hiçide adem adlı rebâbım var benim!

Neşvemiz bî-ibtidadır işvemiz bî-intihâ,
Böyle bir sâkiye candan intisâbım var benim!

Meyve-i memnua’dan çekmiş bizim pîr-i mugân,
Neyzen’im, gönlümde bin bir küp şarâbım var benim!

***

Gün Türkçesine Uyarlama:

Dinleyen her zerreye bin bir hitâbım var benim,
Kâinât isminde hiçden bir kitâbım var benim!

Ya hitâbımdan okursun, yâ kitabımdan beni,
Yazdığım efsânede on altı bâbım var benim!

Hey’etimde müttefik batıyla doğu, yön yok
Görünmez zerrede binbir güzel yüzüm var benim!

Gerçek güzellik bir yudumda kendini kaybetti
Gönlümün meyhanesinde üzümüm var benim

Varlığımdan sonsuzluk bestesi söyleyen
Hiçlik meclisinde insan denen rebabım var benim

Neşem ezelden beridir, işvem sonsuzdur
Böyle içki sunana candan bağlılığım var benim

Yasak meyveden sunmuş bana meyhaneci
Neyzen’im gönlümde binbir küp şarabım var benim

Uyarlama: Orhan Balkarlı

Neyzen Tevfik
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Doğa Fendi
    Doğa Fendi

    Çılgın şairlerimizden :)

  • Beste Mağrur
    Beste Mağrur

    Varlığımdan sonsuzluk bestesi söyleyen
    Hiçlik meclisinde insan denen rebabım var benim

    neyzeni anlamak bir erdemdir;varsın herkes herkese yorumda bulunsun herkese herkesi herkes yorumunda tanımlasın;herkesin yorumlamasıyla herkese bakarsan herkesten farksız olan herkes olursun... ben kendimce yorumluyorum herkesi benim doğrum bana doğru ben neyleyim herkesin doğrusuu herkesin doğrusu doğru olsaydı ne gerek vardı bene ne gerek vardı akla negerek vardı sürü halinde yaşar giderdik:SEVGİCE:)

  • Mehmet Gürcan Pazarlı
    Mehmet Gürcan Pazarlı

    Ben sağcıyım, ben solcuyum,ben şucu,ben bucuyum diye okuyup,yada okumayıp,sadece isme bakarak yorum yapmak ne kadar doğrudur? neyzenin felsefesini bilmek ve yazdıklarını anlayarak okumak daha doğru olmazmı?

  • Avni Çakar
    Avni Çakar

    'Mey, aşıkın aşkını, fasıkın fıskını arttırır.' demiş Şems.

    Neyzen o aşıklardandır ki, (Hallac-ı Mansur gibi) hiçliğin Yaradan Rabbimiz tarafından her şeye dönüştürüldüğünü bilimden çok önce bilmiş, inanmışlardandır.

    Ben, bu satırları okuyan herkesten onlar için birer fatiha diliyorum.

    Saygı ile.

  • Hüseyin Demircan
    Hüseyin Demircan

    ben guşlardan da güccücükmüşsüm.. benim çocukluğum da.. alamanyadan gelme parlak siyah derili kılıfları içre.. boyuna asılı gurundig marka teyiplerinin kasetine sesli olarak okudukları.. ve koltukaltların da itina ile sıkıştırılmış hal taşıdıkları.. 25 kuruşa satılan tek nüshalık destanları ile evlerimize şiirleri konuk olurdu destancıların.. bir anda çevre komşu kadınların gözleri parlar.. küçük dar gecekondumuza doluşurlar.. henüz yeni yeni sökmeye başladığımız alfabe sebeb biz heceleye heceleye okudukça.. allı morlu çiçekler ile süslü entarilerinin eteklerine ve başörtü göynek yenlerine silerlerdi gözyaşlarını.. ağlama seline boğulmuş teyze ablalar.. tekrar tekrar okutur.. köyden kente göçün paralelinde getirdiği sorunlar o gözyaşı ile akar bir nebze kaybolur rahatlar deşarz olurlardı.. sonra sokağın sessizliğini canhıraş bir feryat yırtardı.. -Adeeee ayıcı geldiiiii.. aaağ be.. abiy ablalar ayıcııııı.. şeklinde sesin cazibesine kapılır bizler bi avaza.. cümbür cemaat sokağa dökülürdük..
    o vakitler böyle hayvan hakkı yoktu.. bilakis ayıcı hakkı vardı yanında oğlu cingan yaşar vardı.. yaşar zurna çalarken.. hakkı amca bir elinde def diğerinde sopa ayıyı oynatır.. bizler az önce kaybettiğimiz enerjiyi geri kazanır çok sevinirdik.. o teyze o ablalar hiçmi bayılan bir kadın görmemişlerdi.. bu kadar basit bildik bir konuyu işleyen bu mütevazi aktristin canlandırdığı sahne hiçmi görülmemişti.. tam tersine kalabalığın içinde o dakika bile bayılan olurdu korkudan.. çünkü ayının o anki ruh haline bakıp.. ısırıp ısırmayacağı konusunda müşterek bahis tutuşur.. taş atıp ayıyı kızdırmaya çalışırdık.. ve mutlu olurduk.. çünkü ilgimizi çekerdi bir ayının oynaması..bir insan oynasa haber niteliği yoktu.. sanatta ise tam aksi durum söz konusu.. insanın ayılığa soyunması ilgi çekiyor.. aptal kutularının düğmesine bastığımız an insanlığından çıkmış güruhun.. müzik bekleyen bireye.. eline mirkofonu alıp adam gibi şarkı türküsünü çığırmayıp.. hilkate aykırı kıvırıp çevirmeler bizi seyir manyağı yapıyor.. bakın ar namus şişesini taşa çaldım kime ne diyebilir sanat adamı.. çünkü onun burnuna halka taktığı salt kalemidir.. onu oynatır.. göründüğü gibi değil zıddını yazıyorsa ilgime bile mazhar olmaz.. çünki etik çıplaklığı gerektirir.. siz kalkıp müsülman mahalli dansöz oynatamazsınız.. ama iç cebinden çıkardığı haşlanmış işkembe parçası ile form bulan bir nefesin.. neyinden gelen ses.. kuru çeşme bile olsa.. biz maddi susuzluk yanı sıra.. ömanevi susuzluk giderir.. bir mısra.. bir ıslık.. güzel derlenmiş veciz söz bekleriz..
    .. burda bizi şaşırtan yön.. biz onla eğlendik sanırken.. onun bizle eğlenebilmesi.. kafa bulması ki.. bu çok güzel çok.. o vakitler duygular ölmemişti henüz.. sapan ile kuş vurmuya kalksak oğlum ayıptır günahtır derlerdi.. duygu öldü şiir dayanamadı terkedilmeye..

  • Tayyibe Atay
    Tayyibe Atay

    işte ben bu kadarım!:))yani,Orhan Balkarlı'nın çevirisi olmasaydı,şiirden hiç bir anlamayacaktım...sonsuz teşekkürler sevgili Balkarlı...

    ve şimdiki rüzgar!..önüne kattığını cennete sürüklüyor valla:)))))içenler içmeyenler,fakirler zenginler,güzeller çirkinler,sakatlar sağlamlar,deliler akıllılar,koltuklular koltuksuzlar hepsi bu rüzgarın içinde uçuyor efendim...parsellenmiş köşeleri var hepsinin...cenneti satanlar bir zengin bir zengin,sormayın gitsin!:))))alanlarsa salak düpedüz!:)))))nelerine yetmiyor yaşadıkları cehennem!?..kıymet bilmez bir toplumuz işte!..

    neyse,açılmış ağzımı kapatayım ve tüyeyim buradan...

    herkese saygılarımla..

  • Mustafa Nuri İnanç
    Mustafa Nuri İnanç

    çok güzel şiir,ancak üstadıda yanımızda hissederek onun şiirlerini anlamak gerek.yemez idük, içmez idük,kimseye kötü demez
    idük, diyen gençlere eyvallah.mustafa nuri inanç

  • Jale Keskinkılıç
    Jale Keskinkılıç

    Çok güzel şiir.

  • Abdülillah Çağlayan
    Abdülillah Çağlayan

    Efenim Naci Bey yine üstattan bir anekdot;


    Kadıköy'de Aksaraylı Hamdinin gazinosunda bir yandan demlenir,bir yandan ney çalarken,yanına bir boyaci çocuk yanaşır.

    -Amca,boyayım mı?

    Neyzen yerinde kalkar,para çıkarıp çocuga verdikten sonra yere sırtüstü uzanır:

    -Gel,yüzümü boya.

    Yüzü boyanınca,Kadiköy'deki baska bir meyhaneye,Papazın Bağı'na gider.Papazın Bağını mekan tutmus olan Ahmet Rasim,onu görünce:

    -Ne bu hal Neyzen?Kuşdili Tiyatrosunda 'Arabın Intikamı’nı mı oynadın?

    Neyzen güler:

    -Merhamet insanın yüzünü bazen kara çıkarır.

    Boyacıya acıdığını söyleyip olayı anlattıktan sonra ekler:

    -Kainata bir de bu heybette görüneyim,dedim.Allah'a şükür ki böyle bir yüz karam oldu.Ya çıkmazına boyansaydmm?


    Efenim canım kardeşim Nurani,geçenler de Mavikuşlar beye de söylemiştim.Tekrar edeyim.Bir bağyan arkadaşta prada marka çanta gördüm.Reklam oluyor ya neyse.Kendileri İlimiz defterdarlığı çayhanesinde asgari ücretle çalışan servis elemanıdır.Hayret ettim zira kendilerinin bir maaşı o çantayı almaya yetmez.Deri, güderi çanta işiyle uğraşanlar bilirler o marka en pahalı çanta markalarından biridir. Merakıma mucip oldu sordum.Nerden aldınız İstanbul’a yolunuz düştü de Mahmut Paşadan felan mı diye, orada bu çakmacılar çoktur.Kendisi ‘’hayır bu orjinal Prada’’ dedi.Gerçek fiyatı 750 gaymeymiş.O 40 kaat vermiş almış.Nasıl oldu dedim.Satın aldığım dükkan yanmış bu çanta yanık dedi.Dikkatli bakın diye bana yakından gösterdi.Deriye hiç bir şey olmamış.Üstündeki metal aksamları biraz kararmış sonradan tekrar parlatılmış.Yanık malı ne yapsın neye tutturabiliyorsa ona satmaya çalışıyormuş dükkan sahibi.


    Çanta örneği misali, senelerce Karabük Demirçelik’te 1000 santigrat derece ateşin karşısında potalarda demir erittik, yüzümüz yanık, şiir yazarız bağrımız yanık efenim.


    Tatsız tuzsuz keleği olgunlaştırıp burcu burcu vanilya kokan kavuna dönüştüren Allah’a hamd olsun.Ondan da sen gibi nur yüzlü arkadaşı ihdas eylemiş. Yazdıklarımız amatörce tipimiz kayık diye dalga geçerseniz üzülürüm. Ne yapalım Cyrano De Berjerag’ı yaratan bizi de yaratmış.Gurban olduğumun hekmetinden suval olunmaz.Allah c.c.yu, sizi, Sinan beyi, hele hele Vahap beyi(Güzel Malatya’mızda Vahap ismi neden çoktur? Bunu hiç düşündünüz mü mesela bir de Pirometre nedir? Bunu hiç düşündünüz mü mesela) ve tüm arkadaşları hubbüküm efenim.

  • Arap Naci
    Arap Naci

    Seyfi Orhon Bey'in aktardığı Neyzen anektodundaki ince Neyzen zekasına hayran olmamak kabil değil..bayıldım doğrusu..

    Hoca birgün önce cenneti anlatırken,dilinin kemiğini,lafzın endazesini,cennetin topuzunu demek ki öyle kaçırmış ki Neyzen'e de boş kaleye vuruş yapmak kalmış..

    güzel bir paylaşımdı Seyfi bey...

TÜM YORUMLAR (25)