GÖKYÜZÜ ŞİİRLERİ

GÖKYÜZÜ ŞİİRLERİ

Hasan Yarıcı

Ağla gökyüzü bu insanlara
Ağla gökyüzü mazlumlara
Ağla gökyüzü benim sevdama
Ağla gökyüzü Ağla gökyüzü

Ağla gökyüzü haksızlıklara
Ağla gökyüzü feryatlara
..

Devamını Oku
Emrah Korkmaz

gokyuzu, mavi gokyuzu, once aydin sonra karanlik gokyuzu
sana bakmaya doyulmaz, sana bakilmiyan bir gun olamaz,

sabah bas dondurucu maviligin ve huzurun ile, geceleyin de
asiklarin dua ettiginde sen hep teselli verensin, gokyuzu
..

Devamını Oku
Fatih Çınar

gönlümdeki yangını bilirmişcesine yağıyordu yağmur
benimse gözlerimde yaş vardı aklımda yalnızca biri
ayaklarım gelmek istiyordu sana dinlemiyordu yağmur çamur
gökyüzü ağlıyordu gökyüzü delinmişti sanki

dostlarım toplanmış nafile nasihat ediyorlardı bana
yüreğimdeki çılgın sevdayı nereden bileceklerdiki
..

Devamını Oku
Tülay Sustam

yetim bir martının dostuyum ben

adım öksüz minik serçe

laf taşıyan leylek ile işim olmadı benim

mavi gökyüzü hiç uğruna siyaha boyandı
..

Devamını Oku
Edip Çakı

Sarı bir papatya ile bir cennet bahçesinin öyküsüdür bu.Kirli zamanlardan bir kuyunun ruhuna uzanan bir yolculuğun öyküsüdür.Daha Adem ile Havva cennetten kovulmamış,ilk günah işlenmemiş insanlık kuyuların gizeminde ruhlarını örseleyen bir yalnızlık ile yaşlı bir çınarın dibinde oturuyorlarmış.Zaman eski zaman yorgun zaman olabildiğince deli bir bahçenin tenine akıp dururmuş.Depremler tufanlar yağmurlar ruhların toprağa düşmesi ile devir daim edermiş.Karalık bir güneş ve aydınlık bir ayın düğünü varmış o günde.Her yerde bir sevinç bir gürültü tufanı cennetten çalınma sesler ile düğünün yalnızlık şarkısına eşlik ediyormuş.Etrafı genzi yakan bir şarap kokusu sarmış ki sorma.Kıpkırmızı bir gökyüzü ve ruhlara konan kıpkırmızı bir kelebeğin kanadı gibi dolanıp duruyormuş ortada kadınlar.Çoğu esirikli birazda mahçup ama yürekleri Kaf dağından gelmiş alev gibi yanan volkanlar gibi.Dokunsan kül eder benliğini.
Derken bardaktan boşalırcasına bir yağmur bulutun göğsünelden kendini aşağıdaya bırakmı.Nuh tufanı gibi göz gözü görmez bir sis ve kapkara bir gökyüzü bu ana şahitlik etmiş.Düğün dağılmış güneş ile ay birleşemeden toprağın bağrına düşmüşler.Yarı baygın ve yanyana uzanmış elleri birbirine değmeden öylece olan biteni izlemişler.O an gökten kulakları sağır eden bir ses kopmuş.Sur desen değil bogazlanmis sanki gökyüzü.Üç ışık hüzmesi bulutları yara yara bir çığlığa eşlik ederek yeryüzüne düşmüş.İnsanlar semaya bakmış korkudan dilleri tutulmuş taş kesilmeşler.Herkes kuyusuna çekilmiş meraklı gözlerle gökten inen ışık saçan cisimleri merak etmiş. Melek diye bağırmış biri.Biri hayırak hayır cennetten kovulmuş bu baksana Heybesinde bir elma taşıyor.Yaşlı bir ihtiyar titrek bir sesle bu gökten inen bir nur demiş.Üç tohum olarak iner efsaneler hep anlatır onu.Bu üç tohum toprağın bağrına düşer orda filizlenir ve yeşerip bir sarı papatya suretine bürünürmüş.O ki tüm kokuları içinde barındıran cennette ki ilk çiçeğin tohumudur.Ademin Havva için kopardığı tek koku.Bazen bir insan suretinde zuhur edermiş sarı papatya çiçeği.Rengini toprağın renginden alan bulut kokan yaprakları dokununca uzayan kuyular kuyusu Marden de yetişen tek çiçek imiş bu.Ruhu olan bazen konuşan sarı bir gökyüzü gibi alev alev parlayan bir çiçekmiş sarı papatya.Bir kaya dibinde yeşermiş burda büyümeye karar vermiş.Zaman zamanı beşiginde sallamış az gitmiş uz gitmiş dolanmış tüm mevsimler.Sarı papatya serpilmiş bir güzel çiçek oluvermiş.Gözleri bir deniz maviliğinden gelen saçları rüzgar ile taranmış elleri hüzün kokan sesi Antik bir uygarlığın izini taşıyor gibiymiş.

Marden kuyusundan ayrıldığından beri hep yüreğinde cennet bahçesinde yaşamanın hüznünü taşırmış.Boynunda hep asılı duran bu bahçenin heyecanı ile yanıp tutuşurmuş.Deli bir çiçek olduğunu söyler imiş herkes.Ama sarı papatya ruhunu kuyudan çıkarmak için verdiği savaşı şimdi ebediyen bahçesinde hep şiirler mırıldanacağı cennet bahçesi için vermeye hazır imiş.Birgün bu fikriz yüreğini bir deprem gibi sarsmış.Oranın yaşlı şair kelam erbabı bilgesinin yanına gitmiş.Ruhunu kemiren bu bahçeye gitmek orda mutlu ve huzurlu günlerin hayali ile bir derviş gibi sağa sola vururmuş kendini.Yağmurlu bir gün yaşlı bilgenin huzurunda bulmuş kendini.Anlatmis hikayesini ruhunu açmış kuyudan bahsetmiş ona.Yaşamam için yeşermem için o irem bahçesine mutlaka gitmesi gerektiğini birbir anlatmış.Yaşlı bilge bir şiiri fısıltı eder gibi bunun zor olduğunu anlatsada sarı papatyaya,ikna olmuş en sonunda.Yolculuğun zor ve çetin olacağını anlatmış birbir ona....
..

Devamını Oku
Muhammed Karabağ

Gezegen ve yıldızların evisin
Gece ay doğunca ayrı güzelsin
Kuyruklu yıldızınla çok özelsin
Çözülemez gizemlerin gökyüzü

Berrak gecelerin hayran bırakır
Binlerce ampulle loş aydınlatır
..

Devamını Oku
Ahmet Şener

Yüreklerde yanma var
Lütfen ağla gökyüzü
Küresel ısınma var
Lütfen ağla gökyüzü.

Dört bir taraf toz duman
Kötü geçmekte zaman
..

Devamını Oku
Ferdi Küçük

Gözlerimi mi anlatıyor nedir bu derdi
Bu buruk gecede niye hüzünlü gökyüzü
Bana hep gözyaşı hep yağan yağmuru verdi
Bu buruk gecede niye hüzünlü gökyüzü

Yağmur gökten değil yanağımdan süzülüyor
Her toprağa düşüşte bir karış büzülüyor
..

Devamını Oku
Şah İsmail Ateş

Toplanmış bulutlar
Bulutlar gökyüzü
Baktım ki kalbim
Baştanbaşa gökyüzü

Açmış kapısını gökyüzü
Gökyüzü sevda bahçesi
..

Devamını Oku
Maşuk Gültekin

Seni çok sevdim… Hem de ölesiye sevdim. Gökyüzü kadar kocaman... Sığmadı yüreğime sevgim, sığdıramadım seni kendime… Sevgim hep taştı bardaktaki su gibi… Bilmem ki seni bu kadar çok sevmem neyine yetmedi. Az mı gelmişti seni seviyorum deyişlerim ya da az mı dolandı beline ellerim geceler boyunca. Ağlamak dokunuyor insana değil mi? Kendini suçlu hissetmek ve hiçbir açıklaması olmadan birilerini geriden bırakıp çekip gitmek. Ardından geceler boyunca ağlamak, üşümek, çaresizlik, yalnızlık bırakmak ne zordur değil mi? Duydum ki sen geceler boyunca ağlıyormuşsun yokluğumda. Bilmem ki niye ağlıyorsun seni terk edip giden ben değilim sensin beni terk edip giden. Yoksa aklına mı geldim. Aklına gökyüzü kadar seni seviyorum deyişim mi geldi? Kocaman sevgim… ve çekip gidişin beni yalnız bırakışın mı aklına geldi? Evet, yalan söylemiyorum seni halen unutmadım ve her gün biraz daha özlüyorum. Ama yüreğim yeni bir yarayı kaldırmaya tahammül edemez. Onun için sana çık gel demeyeceğim. Kaç gece ağladım yokluğunda, kaç gece sarhoş oldum yokluğunda, kaç gece karanlık oda da sadece sessizliğin sesini dinledim.
O zaman hiç mi aklına gelmiyordum. Hiç mi yanakların gözyaşlarınla ıslanmadı benim için. Beni bırakıp gittiğin zamanlar bu günleri yaşayacakların aklına gelmedi. Yüreğin hiç mi sızladı bensiz olduğun günler. Gelme ne olur. Her ne kadar seni unutmamış ve özlüyorsam da alıştım yokluğuna. Yalnızlık arkadaşım, ağlayış çığlıklarım dostum oldu? Şehrime gelme… İstemiyorum artık seni. Gökyüzü kadar sevdim seni… Kocaman… Ama anladım ki o kocaman yüreğin bir uçurum boşluğundan başka hiçbir şey değilmiş… Hani intihar edersin ya uçurumda kendini boşluğa bırakırsın işte senin de yüreğin tıpkı o uçurumdu sevgilim. Tutunacak tek bir dalın yoktu. Sana seni seviyorum dedikçe sen de başkasına seni seviyorum dedin.
… Kocamandı gökyüzü. İçinde her şey vardı; sevgiden aşka, nefret, ışıldamak, yok olmak, gülüşler… Ama en çokta ihanet vardı. Senin bana olan ihanetin. Kocamandı sana olan sevgim. Neyine yetmedi de çekip gittin. Ve beni günlerce yalnız ve uykusuz bıraktığın yetmezmiş gibi tekrar gelmek istediğini söylüyorsun.
Peki, mademki öyle, mademki aklına geldim, mademki beni özlediğini söylüyorsun. Seninle birlikte olmak istiyorum deyişin içimi çok ferahlatsa da benim de sana bir sözüm var sevgilim. Oda şudur: "senin gidişinle bir kez ben sana kocaman bir "hasiktir"" çekmişim.
-ERZİNCAN-
..

Devamını Oku
İbrahim Ceyhun Falay

gökyüzü gibiydi adam
kuş gibi çarpan kadının kalbinde
gökyüzünde özgür kanat çırptığını sanırdı
şimşek çakana kadar
bulut su olup indi yeryüzüne
güneş doğup açtı
gökyüzü parlak ve maviydi
..

Devamını Oku
Yusuf Önder Bahçeci

Sen gittin,gökyüzünün rengini unuttum,
Sen gittin denizlerimin rengini unuttum,
Sen gittin, hâyalleri mi hepten unuttum,
Sen gittin,gökyüzünün rengini unuttum.


Şimdi soruyorum ben gökyüzü ne renk,
..

Devamını Oku
Harika Ufuk

Sen gülünce güller açar gönlümde,
Gökyüzü gülümser, sen gülümsersin.
Senin adın ezber olmuş dilimde,
Gökyüzü gülümser, sen gülümsersin.

Uçuyorsun turnalara eş gibi,
Akıyorsun gözlerimden yaş gibi,
..

Devamını Oku
Emre Ballak

Yaprak hizaya geçmiş karşında kımıldamıyor
Hemde rüzgara,fırtınaya aldırış etmeden
Ben yağmuru gökten yağdıranı değil gözümden yağdıranı sevdim
Düşlerimin mavisi gökyüzü değil sen

Gökyüzü değil rüzgarı konuşturan
Bir esintiyle kapattığı yaraları açan
..

Devamını Oku
Erdoğan Çokduru

Adamsendeli üç adam bir de boşverli gökyüzü
Tutup koyduk ortaya olanca sevgimizi

Üç tekme ben attım gökyüzü de üç tekme
Etti mi altı tekme altı tekme de ikisi

Sonra serdik üstüne umut dediğimizi
..

Devamını Oku
Mahmut Karahan

ınanılmaz baş ağrılarım unutumadıgım ınsan yüzleri gibi şiddetleniyordu.durduramadığım onlarca hikayenin baş kahramanı olmak ıstemedım hiç bir zaman olamazdım da her sabah şiddetli bir hıkayeyı başlatmak ısteyıp sonra vazgecıyordum.. vazgecmek hep yaptıgım ve bır ısmı olmayan eşyam gıbıydı. işte yine dagınık bır geçmiş sabahı ayaklarımı oynattım..küçücük parmaklarımı kaldırıma bırakırken hep yaptıgım gibi kafamı gökyüzüne bıraktım işte o şiddetli hikayeyi başlatmamak için bır neden daha gökyüzü tam da 17 yaşımdaki o salıncakta durmadan sallanma ıstegı her gun her gece yıldızlara uçabılecegıne ınanıp bıkmadan salıncakta daha hızlı daha hızlı dıye bagıran o küçük kız benı hafifçe gülümsetiyordu şimdi 17 yılın arkasında duramıyordum şimdi salıncaklara bınemıyordum ah gökyüzü ne çok parçaya şahıt oldun ne çok gülümsettın benı şimdi bır kaldırımda sigaramla bekledığim dostuma el sallayamıyorum içimden sarılmak koşmak gelırken durduruyorum kendımı o yıne hıssedıyor bendeki bu sarmaşıklığı kuruyan yapraklarımı nereye gıdıyoruz yazılan onlarca fılmden hangı karakterde buluyoruz kendımızı mesela ben bır agaç olmak ısterdım dıyorum içim den belkı yenı yazılan ve bıtırılemeyen bır kıtap hayır hayır şarkısını söylerken gözlerını kapayan bır adamın mıkrofonu olmalıydım ne çok şey olmak istıyorum sonra saklanan gözlerımı çevırıp elınden çekiştirdim bugun kendım için bişey yapmalıyım dedım bır konser bıletın de dans eden bır kadın sarhoş bır kadın olmalıydım sözleri karıştırıp onlara utanarak bakan.
..

Devamını Oku
Reyhan Akagündüz

Gökyüzünde aradım. Gökyüzü engin, gökyüzü dingin. Gökyüzü hayal, gökyüzü yüreğimin mavisi, umudumun bulutu. Umut bitmeyen bir rüya. Umut yarında, yarınla bugün arasında, yarının ta ötesinde. Gökyüzünün mavisinde, umudun beyazında her yerde sen…
Sen neydin? Ya da sen nasıl bir şeydin? Gözlerin nasıldı, nasıl bakardı? Sesin kulaklarımda çınladığında hangi tren düdüğünü çağrıştırırdı? Ya da senin ellerin değince ellerime içimdeki çocuk nasıl coşardı?
Şimdi avuçlarımda biriktirdiğim yağmur damlaları gibisin. İçi boş kalıplara seni döküp –akışkanlığından yararlanarak-şekillendiriyorum. Sonra geçiyorum karşısına şekillerin, hepsinde biraz sen hiç biri sen değil. Seni arıyorum hep bir yerlerde. Yaşlı bir İstanbul Beyefendisinin yıpranmış gözlerinde yorgunluğunu, durmadan bağıran sokak satıcılarında öfkeni ve yakama yapıştığında ufacık bir çocuk ‘boyayalım mı abla’ diye, bitmek tükenmek bilmeyen ısrarını görüyorum.
Sen gelmeden önce ayaklarım acılar köprüsünden geçmişti, gözlerim ahlaksızlıkların, haksızlıkların en kuytusunu görmüş, kulaklarım en ağırını işitmişti şikâyetlerin, ihanetlerin. Sen geldin sonra. Ayaklarım umut tepeciklerine tırmanmaya başladı, bambaşka bir iklime açıldı gözlerim ve kulağıma aşina sesler fısıldandı sevinçlere dair.
Sonra bir alışkanlık denizinde ufacık bir sıradanlık sandalında buldum kendimi. Sen vardın ya ufukta, kollarım yoruldu sana ulaşmak için kürek çekmekten, senin yeni ortamların, yeni oyuncakların dev dalgalar olup yoluma dizildiler. Sen? Sen çok uzaklarda başıboşluğuna demirlemiştin. Uzaktan çok küçük görünüyordun. Ve yakınımdaki ufacık şeyler-sırf yakınımdalar diye- ne kadar da kocaman görünüyorlardı. Bu bir göz yanılsamasıydı aslında, gel gör ki yürek kabullenmiyordu. Sana niye yetmedim anlayamadım. Tutsan da elimi kalabalıklar içinde, yüreğinin elleri çoktan çekmişti ellerini yüreğimden. Adımlarımız bir olsa da arşınlarken kaldırımları, gölgem hep bir adım arkasında takip etti gölgeni.
Kendime yettiğimi sandığım günlerin birinde, uyandığımda başucumda buldum yokluğunu, aradım senden bir iz ya da kırık dökük bir elveda ama yoktu. Söylenmesi gereken her şeyi söylemiştin aslında. Benim anlamam gerekiyordu. İçimde bir yerlerde tozunu almam gerekiyordu bir şeyleri…
Ve sen ansızın gittin. Ayaklarım beni karanlık bir yola götürüyordu. Gözlerim yeni bir yağmura hazırlanıyordu. Kulaklarımsa artık yoktu…
..

Devamını Oku
Semih Kocaman

Gökyüzü Yaşları

Gördüm seni gökyüzünde
Gözlerime bir ışık vurdu
Bir damlayla
Paklandım gökyüzü yaşlarıyla

..

Devamını Oku
Hüseyin Büyükbaş

Gökyüzü kükredi boş kovanlara.
Gökyüzü kükredi taş koyanlara.
Gökyüzü kükredi mort katanlara.
Gökyüzü kükredi komik yalanlara.

Kuytu köşelerde tek kurşunla bitirdiler işini.
Umutlar tükenmeden alel acele çektiler fişini.
..

Devamını Oku
Mutlu Ayar


Bir gökyüzü düşlüyorum, yeryüzü kadar y a k ı n
Bir yeryüzü düşlüyorum, gökyüzü kadar t e n h a
Bir yaryüzü düşlüyorum, yeryüzü kadar y a k ı n
gökyüzü kadar b ü y ü k!


..

Devamını Oku