Entelektüel Aşüftenin Kursağında Kalan H ...

Serap Çakalır
13

ŞİİR


18

TAKİPÇİ

Entelektüel Aşüftenin Kursağında Kalan Hevesi

0

Mavi bir ayak sesi
duydum sanki
yüreğim ağzıma geldi
yoksa o mu
sevgilim hani
evet bildiniz
şu uçuk şair
laflar çeşitli
kişiliğine dair
derler ki
hem hayırsız
hem zır deli
inkâr edemem
öyledir zahir

I

Uzun zaman önceydi
mutlaka gelirim demişti
nasıl da heyecanlanmış
takvimde günleri saymış
hazırlıklara başlamıştım
kağıtlara notlar almış
mutfak kapısına asmış
tütünleri istiflemiş
rakı şişelerini dizmiş
mezeleri hazırlamış
belki canı çeker
kahvaltıda yer diye
gül reçeli bile kaynatmıştım
kavanozun kapağına
ismini yazacağıma
muzipliğim tutmuş
en`lerin en`i o ya
'gül-en' adam resmi çizmiştim
hatta bir de muzırlık yapıp
herkesten gizli
-affedersiniz-
en edepsiz
şiirlerinden birini
gergefime işlemiştim
sanırsınız ki
o değil de
ben
kafayı yemiştim

sonra
gidip bir koşuda
kadim dostum Hayri`ye
saçlarımı boyatmıştım
alev kızılına
ardından pedikürcü Sevgi`yle
kapanıp özel odasına
utanırım şimdi söylemeye
anlayın işte
neyse ki biliyorum İngilizce
birkaç kelime de olsa
ehm...hani ne derler
ay of diye diye
yaptırdım
p-r-i-v-a-t-e
ince işler

ha, bir de
çarşıda gezerken
görünce vitrinde
mavi fiyonklu yeşil bir elbise
hiç düşünmeden dükkana dalıp
cüzdanımda varmış gibi define
pazarlık etmeden parayı sayıp
çıkmıştım elimde
janjanlı bir paketle
göğsüme sıkıca bastırıp
afili bir yürüyüşle
dikkatle
taşıdığımı görünce
mahalledekiler
zannetmişler ki
konfeksiyon malı değil de
paketin içindeki
dededen kalma
değerli
bir hazine.

elbise dediğim
ipek taklidi
şık bir entari
eteği derin
yırtmaçlı
bacaklar ortada
kayık şeklinde
yakası
omuzlar açıkta
adeta
eski Türk filmlerindeki
Suzan Avcı`nın
üstünden fırlama
anlayacağınız biraz muzır
bu elbise
birazdan öte
hayli dekolte
söylemesi ayıp
aşüfte sever
benim hergele

bak sen şu işe!
üç tane
şiir kitabı okuduk diye
olduk mu şimdi bir de
entelektüel aşüfte!

II

Deliliği kesin de
öbürüne inanmamıştım
ama bak
doğruymuş vefasızlığı
zamanı geldi geçiyor
ne arıyor ne geliyor
mazeret kabul etmem
parasızlığı
oysa ben
nelere katlandım
akla ziyan işlere kalkıştım
param yok derken
olmayanı harcadım
daha fenası
bir güzel borçlandım
üstelik zamanımı da
ona bağladım.
Söyleyin şimdi
benim gibi bir sevgili
uça uça gelinmeyi
okşanıp sevilmeyi
hiç olmazsa
sıcak bir gülümsemeyi
en azından
teşekkür edilmeyi
hak etmez mi?

yine de durun bakalım
adamı hemen asmayalım
belki vardır geçerli
bir mazereti
üç gün daha sayalım.

III

Kulağım sürekli telefonda
niye aramıyor hâlâ
inmiş midir havaalanına
ister misiniz bitiversin
tam şu anda yanımda
belimden kavradığı gibi
atsın beni karyolaya!

üf ne özlemişim onu meğer
ah bi gelse dünyaya değer
yüzünü gördüğüm anda
kızgınlığım şıppadak geçer
koluna takılıp
gövdesine yaslanıp
Bebek`te gezintiye çıkarım
üzerimde mavi fiyonklu
yeşil kıyafet
gelmez diyenlere inat
sevmez diyenlere nispet
gördünüz işte
kopmadı kıyamet
sabrın sonuymuş
selamet!

IV

Heyhat!

Ne kapı vuruldu ne telefon çaldı
hevesim kursağımda kaldı
düşlerim bile bayatladı
gel gelelim aklım hâlâ onda
ben kendimde değilim galiba
suyu fazla kaçırmışım yine
sardunyalara
gözyaşıyla sulanınca
tuz alerji yapıyor
garibanlara

bu gidişle sahi
ne sardunya
kalacak bahçede
ne bir damla yaş
gözlerimde
yalnızca
bir tek parça taş
belki
basmak için bağrıma

geleceksen gel hadi
aşkım
bir an önce
kavuşalım
gelmeyeceksen de
bir telefon et bari
anlayalım

söyle bahaneni
efendice
yüreklice

yoksa
kıyamam sana
peşine düşer mahallenin 'itleri'
bilesin pek boldur gel-gitleri
onlarla atmaya gelmez aşık
ne senin gibi enteldirler
ne benim gibi aptal âşık
şair filan dinlemezler
senden daha delidirler
ihaneti hiç affetmezler
aşktan pek anlamaz
şiire kafası basmaz
görünürler
belki de öyledirler
ama
kibir nedir bilmezler
aşüfte de olsa
bacımızdır
derler
sahip çıkmayı
insanlık bilirler
yarı yolda bırakanı
cezalandırmayı
kendilerine iş edinirler
sözünü tutmadın diye
seni şöyle bir silkeleyip
önce
karizmanı
güzelce
çizerler
sonra da
yüreğine
okkayla
tükürüverirler!

(Eylül 2006, Çanakkale)

Serap Çakalır
Kayıt Tarihi : 22.11.2006 10:33:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


İlk şiirim...

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Abdullah Artaç Arslan
    Abdullah Artaç Arslan

    Cesur ve yürekli bir şiir. Tebrikler Serap hanım.
    Tebessüm ederek ve sonunda bravo diyerek okudum şiirinizi.

    Cevap Yaz
  • Oguzhan Oguz
    Oguzhan Oguz

    hala gelmedimi ?

    Cevap Yaz
  • Bülent Kara
    Bülent Kara

    gayet güzel

    Cevap Yaz
  • İsmail Türkmen
    İsmail Türkmen

    karizmayı çizdiren haksızdır bence her zaman galip haklıdır

    Cevap Yaz
  • Mehmet Akif Gülhan
    Mehmet Akif Gülhan

    dalda iki kuş birinin gagasında bir dal diğerinin gagası boş -o kuş bunu yazan olmalı şakımış dal düşmüş-iyi de olmuş-dedektörüm redaktörüm efendim-sizi tanımak hoştu-yorum için ayrıca teşekkür

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (18)

Serap Çakalır