Edebiyat Köşemiz Tuna'dan Sakarya'ya

Enver Ünver
180

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Edebiyat Köşemiz Tuna'dan Sakarya'ya

Bir ses duydum
Kağnı gıcırtıları malakların feryadı
Bir kaç arkadan gelen ayaklar yalın
Başlarında yırtık birer fes
Dünya olmuş bir kafes
Anladımki onlar sürgün ediliyor
Ergene letafetle akıyorken bugün
Boran ve fırtına yüklemiş sırtına
Istranca'dan su taışıyor.kağnılara
Bir sarı yapraklı ağaç altında bir ihtiyar
Dinleniyor. İsterse düşman gelsin sünglesin diyor
Bunların ardından komitaclar ava çıkmış
Balkanları yağmalıyor
Ama az ileride Ergene bir azap için dinleniyor
Nil geri dönmüştüya fravuna karşı
Gazabın tufanıyla Tuna kolu uzatıyor
Kağnılar karşıya geçiyor
Gürlemeler.İndifalar millerce ileriden bizlere
Doğruca bu yol Anadolu'ya
Bir haftaya varmaz İstanbul'la
Elbette çıkacak oraya amma burada kalanlar
Büyük azap içindeler
Belki kamilen hunharca katledildiler
Kabirleri belli değil Kimi Tuna'ya savruldu
Gerilerde kalırken sarı yapraklar
Elimizden gidiyordu Balkanlarda topraklar
Nasıl döndük yarab bu ahi mevtaya biz
Şimdi burada soydaştan başka kimse yok
Dedikki Acaba biz kimiz
Köprülerin yıkıldığı haki sular o ulu camiler
O köprüler o küfi yazılar
Koynunda kimi bu hayali saklar
Kaçıp giderken karşı yamaçtan vaşaklar
Ve Istranca'da uçmaya hazırlanıyor kartal yavruları
Hangi iklimin esintisi bizi savurdu
Anadolu'ya doğru ta Kosava'dan
Sırpsındığı denilen yerdeki çadırdan
Neden çıkarıp ta kırdılar direkleri
Neden tepikleniyor hamileler ve çocuklar
Oralarda kaldı bir yurt hatırası gibi saçılan boncuklar
Kağnılar da pek ağır ilerliyor
İkide bir tekerlerde kamalar sık sık değişiyor
Daha arkadan gelenler var dağlar gibi yığılıyor
Birbir üstüne kafilelerle gelenler
Ellerinde Tuna'ın suyu bir yaz günü
Ve az sonra kara kış gelebilir hazan girmek üzere
Hercimerç içinde sanki mahşer günü isanlar
Hasret türküleri söyleniyor Ergene'nin çay taşları
Yakıyor gurbetin uçan kuşları
Nerde kaldı o çatık kaşları
Ergene suyundan alalımda gel
Kemal Paşa varımış Ankara'nın dikmen yolunda
Türküler böyle söylenedursun
Eyvah onlara ölümden beter hastalık sirayet etmiş
Bir canavar olnuş Trakya'ya kükremiş
Daha hızlandı insanlar
Beka dünyasına gidenler kaldı
Bir ceylan yol gösterdi yol göründü
Edirneden beri Anadolu görüldü
Ha babam ne dağlar Ne yüce becene
Bu kadar pusat ülke vatan Anado'lu
Ne geçilmez ulu destan
Yazılan yer Anadolu
İşte burası nuru mücessem yüreklerin attığı yer
Polatlı'dan duyulan top sesleri
Düşman birer birer boğulacak
Harimi İsmetinde nigahbanı yer
Ve Mustafa Kemalin bulunduğu yer
Kahramanlık destanın yazıldığı yer
Ankara'nın taşına bak
Gözlerimin yaşına bak
Düşman yine başkaldırmış
Şu feleğin işine bak denilen yer
Ne mutlu o makus talihin tek dişinin söküldüğü yer
Anadolu, canavarların bir bir veda ettiği yer
Mustafa Kemal önünde mahcubiyet içinde veda ederek
Nihayert esrarengiz vatan yoluna çıkıp devam ederken
Nasıl tahayyül ederdi böyle bir enkazı beşer
Viraneden açan gül gibi Tuna'dan geçerek Sakarya'yı
Uçarak geçen Sarı taylar Bir diyar bir ılgar
Anadoluya Balkardan gelipte
Varınca Ankara'ya sair yerlere dağılınca kafileler
Oralarda görecekler gneşi göecekler mehtabı ayı
Oymaklar bir bir ileride bir tınaz var çürümüş tarlada
Kimi hasret çekti Kimi çok ağladı ama komitaclar
Hamdolsun şimdi artık burada Mustafa Kemal var
O bir devlet o bir yıkılmaz kale o bir şahsuvar
Bilmiyorum ondan başka kim var
O sonsuz bahtiyar
Bende bahtiyarım. Artık ağlamıyorum
Vatan toprağımız Anadolu bize yar
Artık orada bizim tüten ocağımız var.

Enver Ünver
Kayıt Tarihi : 29.5.2017 20:22:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!