Suskunluğun Susturdu Bütün Sesleri

Ömer Yücekaya
151

ŞİİR


6

TAKİPÇİ

Suskunluğun Susturdu Bütün Sesleri


Ne diyordu Neşet usta; “kul kusur eyler ya sultan bağışlar”

Bu sene kar yağmadı şiirlerin üstüne
Kartopu oynayamadı kuşlar
Palto bile giymeden koşar adım gitti kış
Ölmekten kızak kayamadı çocuklar

Şehir, o bildiğin şehir
vesikalık resim gibi bütün ciddiyeti ile gülümseyen
o gri rapsodi

Rujum bozulur diye ağlamayan kadınların
el alem ne der diye gülmeyen erkeklerin şehri
Ormanın zulasına ceviz saklayan sincaplar gibi
rutubetli odalarda
düş kırklığı biriktirenlerin şehri

Bense; o bildiğin ben…
Büyümeden yaşlanan çocuk!
Avuçlarına tütün basar gibi şiir yazan ben
Amforada yıllanmış şarap
kalbi mühürlü cehennem

Bir papaza giydirilen derviş hırkası gibi
ne yaptım sa yakışmadı bana biçtiğin
o ayrılık elbisesi…
Kırk yamalık gibi hep üstümde sırıttı!

Suskunluğun susturdu bütün sesleri
Bir uçurum çığlığı kaldı kulaklarımda
Şarkılar, şiirler artık züğürt tesellisi

Hiç kimseye değil kendime küstüm
Tersine akan nehirler gibi akmak
öfkemi kendime kusmak istedim
Gövdesinden kırılan ağaçlar gibi çatır çatır kırılmak
Roma yı yakan Neron gibi bu şehri yakmak istedim.

Gel gör ki
Sokak köpekleri hariç, herkese küskün olsam da…
Hala bu şehirdeyim!
Hala benim komşuların selamsız sabah sızı
Hala benim bütün arkadaşların en hayırsızı

Gel deme…
Gelemem!
Dört bir yanım barikat
Sana giden bütün trafik ışıkları kırmızı!

Ömer Yücekaya
Kayıt Tarihi : 25.8.2019 21:31:00
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!