Doğa Şiiri - Yorumlar

Zeynep Ece Arabul
178

ŞİİR


14

TAKİPÇİ

Bahara çalıyor yüreğim,
Toprağın akımına,
Avuç dolu eksi kalmış bakiye
Çağlatarak çikolatayı
Emmek lazım tüpünden
Karatahta günlerimden ne kaldı
Çift dikişli sevdalardan hangisi

Tamamını Oku
  • Arap Naci
    Arap Naci 13.09.2012 - 17:16

    cihat şahin beyi ne güzel tarif etmiş necip fazıl..

    müthiş bir katkıydı sinyali dost

  • Hasan Büyükkara
    Hasan Büyükkara 13.09.2012 - 17:15

    necip fazılın büyük doğusunda neler varmış neler bu yobazlık konusunda ...

    neyi niçin yaptığını bilmeyenlere veya neyi niçin yapmak zorunda olduğunu bilmeyenlere denir yobaz..

    kısaca yobaz niçinsiz insandır..

    inandığına ahmakça inanır, reddettiğini aptalca reddeder

    denilmekte

    harika sözler

  • Hasan Büyükkara
    Hasan Büyükkara 13.09.2012 - 16:47




    Kaba Softa Ham Yobaz...

    Necip Fazıl Kısakürek

    Dış görünüşle fazla alâkam yok ama, din yobazının fiziği de çarpıyor gözüme; Şu bir takım kefereye bu lafları söyleten bir kıyafet.. Kazma gibi dişler..

    Gözlerinde bir nefret.. Bir katran fıskiyesi gibi..

    Ezberci, bilgisiz, hissiz..

    Öyleleri vardır ki, sırmalı belediye elbisesini giyer, ötelere ait büyük bir hissizlik içinde, başına geçecek ölü aramaya koyulur.. Yobazın fiziki görünümü budur..

    vasiyetime yazacağım geliyor; “cenazemi böyle biri kaldırmasın!..” diye

    Yobaz, zarâfet ve estetikten tamamiyle uzaktır!..

    ZARÂFET VE ESTETİK..

    Burada duracağız efendim!..

    Zarâfet büyük şey..

    Sizi sevecek ki, dediğinizi sevsin!..

    Dediğinizi sevecek ki hidayete ersin!..

    Hidayete erecek ki, ebedî hayatı bulsun!..


    Zarafet, zevk ve estetik.. Plastik dünya fikri..

    Dış dünyayı güzelleştirme davası..

    Bu işte son derece yayayız..

    Sahabilerdir bizim tek modelimiz.. Ve ondan ancak 1-2 asır sonrası..

    Ötesi felaket..

    Dörtyüz senenin hesabını isteyecek bir nesil arıyoruz!..

    İslam’ı zerafet, estetik, zevk, dışarıyı da süslemekle temsil etmek..

    Eski bir ölçü vardır: “Dışını imar eden içini tahrip eder, dış mâmurluğu iç haraplığından ileri gelir..” YANLIŞ!

    Doğrusu:

    içini öyle imar edeceksin ki, dışında kıymet kalmayacak.. Dışını da öyle bezeyeceksin ki, içinin süslü perdesi olacak..

    Zarafet, güzellik..

    Niçin Allah Resûlüne, Sevgilisine bakmazlar?. Dünyanın, bütün insanlığın zirvesi, son noktası olan o mukaddes insan, zerafette, güzellikte de insanlığın zirve noktası..


    Şu zarif şu latif bünyeye bakın!..

    Bir gün mescidde ağırca bir hava gördükleri zaman:

    “Niçin bugün yıkanmadınız?..” diye hitap ettiler..

    Zarafet, İslam’ı güzel gösterme sanatı.. Kılığından, edasına, herşeyine kadar..


    İmam-ı Âzam’a sorarlar:

    “Niçin bu kadar güzel kılık?..” Çok güzel giyinirdi.. Bir Ayet-i Kerime okur: “Sana verdiğim nimetleri tahdis et, dile getir!”

    Bakın demek ki O kılığına tâbi değil.. Kılığı O’na tâbi..

    Nitekim İslamiyette bir servet ölçüsü var. Hakiki servet sahibi, paranın sahip olduğu değil, paraya sahip ve hakim olandır.. Çünkü zenginlerin çoğuna para sahiptir, onlar paraya sahip değildir. İşte bu manada zevk ve güzellik..

    Batıda bilseniz bir papazı ne kadar ince şartlarla yetiştiriyorlar.. İnsana inanç hissi vermek için, her bahisten anlıyor. Bir gün ben Fransa’da bir toplantıda bir papaz gördüm. Biri piyanoda Bethofen’i çalıyordu,

    Yerinden kalkan papaz, piyanisti nazikçe durdurup “yanlış çalıyorsunuz!” dedi ve adamın şaşkın bakışları içinde piyanonun başına geçerek doğrusunu çalmaya başladı..

    Bir asker strateji kaidelerinden bahsediyordu: “Onun hakikati şudur” dedi ve anlattı.. Hayret etti herkes papazın kültürüne..

    Batı, bir çirkini hudutsuz güzelleştirmek çabasında..

    Biz ise, hudutsuz bir güzeli çirkinleştirmek yolundayız!..

    En zayıf olduğumuz noktalardan biri..

    Biz İslam’ı şahıslarımızda kabalaştırıyoruz..

    Halbuki İslam, zarafet, incelik ve güzellik ölçülerinde de sonsuz ileri..

    Varlığın Tâcı, bu bakımlardan da kâinatın en erişilmez insanı..

    Mücessem nezahat, nezaket, nezafet, zarafet timsali..

    Halbuki bizde asırlar boyu birbirini takip eden ham din temsilcilerinin kabalıkları.. Saymakla bitmez..

    Ne gün, kılığımızdan, oturuşumuzdan, kalkışımızdan her tavır ve hareketimize kadar, insanı anlamanın biricik şartı olan zarafet, nezaket, incelik ve güzellik ölçülerini heykelleştireceğiz?..

    Hadis meali: “Sevdiriniz, soğutmayınız; müjdeleyiniz, korkutmayınız; kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız!”

    ZARAFET VE ESTETİK o kadar müthiştir ki,

    Dedik:

    Müslüman, kılığına, başına, saçının taranışına, bir odaya girişine, yemek yeyişine ve bir sandalyeye oturuşuna kadar,herkese nümûne olmalıdır!..

    İslam’ın nümûnesi!..

    Mes’ûliyet budur!..

    İslam’a karşı, Allah’ın Resûlüne karşı..

    Ne yazık, bundan uzağız!..

    Yobaz yüzünden..

    Bir de Japon misali vardır ki, dehşettir!..

    Abdulhamîd Han’ın davetiyle muhafazakâr bir Japon heyeti..

    Gaye; bu heyete din telkin etmek..

    Kendilerine saray arabası tahsis ediliyor, tarihi yerleri gezmek için..

    Yanlarına da din adamı zannedilen biri veriliyor..

    Yolda giderken hoca, sağ eliyle sokağa sümkürüyor ve elini eteğine siliyor..

    Japon derhal arabayı durduruyor ve “ben böyle birinden din telkini kabul etmem!” diyor. Ve gidiyor memleketine..


    İslam’da zarafet hiçbir dinin ulaşamayacağı seviyede olduğu halde,

    İşte böyle ihanet etmişizdir dine!..

    Yobaz yüzünden!..

    Asam Hazretlerinin huzuruna bir kadın gidiyor, dertli bir kadın..

    Yana yakıla derdini anlatırken, kadından ihtiyatsızca kötü bir ses çıkıyor.. Ve kadın, hayata geldiğine pişman...

    Bakınız;

    Eğiliyor Asam Hz. Leri ve; “Hanım! Bağır! Yüksek sesle konuş!..Ben sağırım bilmez misin?..” işte zarafet!.. Ve bu yüzden ismi “sağır” manâsına gelen “Asam” oluyor.

    Bakın! Şu çirkinliği örtme, göstermeme inceliğine bakın! İşte zarafet!..


    Din yobazında bazı farikalardan sonra en büyük farika, ayırıcı unsur, aşksızlık ve hikmetsizliktir!.. Aşk yok..

    Yunus diyor ki; Ben Yunus’u bîçareyim// Baştan ayağı yâreyim// Dost elinden âvareyim// Gel gör beni aşk neyledi.

    İşte, bunu anlamayan yobaz!

    Aşkın olmadığı yerde ne var ki?

    Allah bir aşk içinde yarattı dünyayı..

    Allah mahlûkunu sevdi ve mahlûkuna kendisini sevdirdi..

    Yalnız mübalağa olmasın, Allah’ı mübalağa ile sevmek bile şeriate uymaz.. Çünkü insan yanar, ibadet yanar.

    Evet yobazda ne aşk vardır, ne korku..

    Dikkat edin, yobaz korkmaz korkutur..

    Bu tipler, insanın ayıbını tecessüs eder, leke bulmaya çalışır, leke nişanlarını alınlara yapıştırır..

    Bu hal İslamiyete tam uzak..



    Not: bu yazıyı niçin yazdım...hepimizin içinden alacağı incelikler var diye...Dincilikle ve gericilikle yaftalanan necip fazılın bile bu ham yobaz kaba softa zihniyetten ne kadar sıkıntı duyduğunu görmek...

    Son olarak,Allahım beni hamakatle ve yobazla imtihan etme diyorum dua olarak

  • Ülkü Şahin
    Ülkü Şahin 13.09.2012 - 16:36

    Arap! Lütfen mesnetsiz iddialarına bir son ver! Bu fakir Şuurlu sağa asla laf atma!

    Sola gelince; kendisine sataşmayan saygılı sola ve solcuya da asla kırıcı bir üslup kullanıp ilan-ı harp etmez! Benim işim haddini aşanlara ve kıstasını şaşanlara ve de dalalete bilerek, severek koşanlaradır efendim! Onlarada hasımane davranmıyoruz! Sadece doğru yolu bulmaları için dostane nasihatler ediyoruz! Üslubumuzun bazen sertleşmesi kabalığımızdan değil mertliğimidendir billahi!

    Hadi cümleten hoşçakalın!

  • Arap Naci
    Arap Naci 13.09.2012 - 16:27

    şiire yine hiç bir katkı sunmadan sağa sola sataşarak feyzi bey ve cihat bey günün şampiyon yorumcuları seçilmişlerdir.

    edebiyata verdikleri bu üstün hizmetleri için minmettarız

  • Ülkü Şahin
    Ülkü Şahin 13.09.2012 - 16:22

    Ladin deyip durusun, Ladin öldü be Sinan!
    Bence normal olamaz, her insanı o sanan!

  • Ülkü Şahin
    Ülkü Şahin 13.09.2012 - 16:16

    Sinan Atik! Yazılanları anlama ve algılama probleminiz varsa ki var görünüyor, lütfen bir ambulans çağırıp kendinizi baştan aşağıya bir kontrol ettirin bilhassa da kafanızı adamakıllı bir elden geçirtin! Zira bu iş hafife almaya gelmez! Benden söylemesi!

    Şimdiden acil şifalar dilerim efendim.

    Çok geçmiş olsun!

  • Ülkü Şahin
    Ülkü Şahin 13.09.2012 - 16:13

    Sayın sinyali; Melih Cevdet de bir beşerdir ve her bi-şer gibi şaşmaya müsait ve müstaid olarak halk edilmiştir efendim. Sizin gibi müdakkik bir eleştirmenin kıstaslarını şaşması normal olan fanilerden değil şaşmaz, yanılmaz ilmi verilerden alması gerekir ki; onlarda ilimsel ve bilimsel kaynaklardır vesselam!

    Hayırlı çalışmalar.

  • Arap Naci
    Arap Naci 13.09.2012 - 16:11

    pastayı en çok kimler sever be yaw

    hiç olmazsa bunu bilin

  • Ülkü Şahin
    Ülkü Şahin 13.09.2012 - 16:07

    Arap sen çikilota tüplerini sıkıp çağlatadur(!) bizler de bu arada ciddi işlerimize dönüp onları halledelim olur mu canım? Hadi bakalım fazla haylazlık sayfadaki amcaları ve ablaları üzme! Sonra ağzına biber sürerim haberin olsun!

Bu şiir ile ilgili 107 tane yorum bulunmakta