Dertler Bitmiyor Gardaş Bitmiyor...

Mustafa Usta2
332

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Dertler Bitmiyor Gardaş Bitmiyor...


Gardaş...

Yürekde yangınım kor alev oldu,
Sular, söndürmeye yetmiyor gardaş
Hazanda bedenim, güllerim soldu
Bağlarda bülbülüm ötmüyor gardaş.

Dünyada zindana soktum başımı,
Sel gibi akıttım kanlı yaşımı,
Hazır ettim yine mezar taşımı,
Günlerim mahpusda, bitmiyor gardaş

Bir derdin acısı, bine karıştı,
Hayat, engebeli zor bir yarıştı;
Yara derinleşti, kalbe erişti
Yürek nizam ile atmıyor gardaş.

İnsanlıktan nasip almamış kullar,
Zalimin önünde açılmış yollar,
Yamulmuş dört yana, salınmış dallar
Selvi doğru yöne gitmiyor gardaş.

Hangi yöne dönsem, haksızlık dolu,
Kimi rant peşinde, canilik yolu;
Masum halk bir yanda kırılmış kolu,
Huzuru, neşeyi tatmıyor gardaş

Şu toprak kimleri yok etmedi ki?
Firavun nemrutlar hiç bitmedi ki;
İnsana bir lokma hep yetmedi ki;
Kul, şükür, kanaat etmiyor gardaş

Elbette her günün, bir sonu vardır
Zalimlere mezar o kadar dardır
Nerde tövbe etsek, mutlaka kârdır
Bu günler, yarını tutmuyor gardaş

31 Mart 2009 Mustafa Usta

Mustafa Usta2
Kayıt Tarihi : 31.3.2009 03:22:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Bir insan düşünün ki, bir ağacın, bir çiçeğin bir böceğin; her hangi bir canlının (bu canlı insan olsun hayvan olsun, (bu hayvan karıncadan tutun aklınıza gelebilecek börtü böcek hepsini kapsar) veya bir ağaç olsun, bir bitki olsun hiç farketmez) derdini dert sayıyor. Ve o insanı düşünün ki şu dünya ortamında, bırakın bir karıncanın bir böceğin derdini, bir insanın derdi söz konusu olunca ne yapar? Hele hele dertlerin çoğaldığı günümüzde... Çıkarcılığın, soygunun, vurgunun ve bilumum kötülüklerin olduğu bir ortamda, hele birde bu kötülükleri yapanların, kendi çıkarı uğruna, kendi menfaati uğruna, veya bir mevkî uğruna hiç çekinmeden bir cana kıyabiliyorsa ki ortam öyle olaylara şahit ediyorki bizleri... Bütün bunları düşünen biri için elbette dert bitmez. Elbette bizler için en tehlikeli olan dertlerin başında kul hakkı gelmektedir. Bu kul hakkı o kadar geniş olaylarla ifade edilebilirki belkide yazmaya kalksan bitmeyecek olaylardır. Yani bir kaçak elektirik kullanımından tutunda, Bir devlet arazisini veya bir kişinin malını zorla veya hile ile zimmetine geçirmeye kadar, bir insana haksız iftira ve karalama kampanyasına kadar neler aklınıza gelirse... Tabi bütün bunları düşünmek için zerre kadar bir kul hakının dahi hesabının nedenli zor olduğunu bilmek gerekir. Öyleki bu kul hakkı ancak o kişi ile helalleşerek ve hakkı iade edilerek belki hafifler... Yani bir örnekle belirtmek gerekirse, örneğin kaçak elektirik kullandınız ve tüm memleketin her ferdinin hakkını gasp ettiniz. Bunun helalliği için her bir fertle tek tek helalleşmeniz gerekmektedir ve buda mümkün değildir. Tabi bu tür örnekleri çoğaltmak mümkündür. Şimdi konumuza dönecek olursak günümüzde yaşanan olaylarda bir kapkaçtan tutunda bir soygunda veya bir gasp olayında (bu soygunun her türlüsünü yazmak mümkündür. Yani bulunduğun mevkiye göre o kadar farklılıkları vardır ki bunlar saymakla bitmez.) artık bir böceğin bir canlının, ağacın canına kıymaktan vaz geçtik, bir insana kıyıldığını düşünün ve bu hakkın nasıl ödeneceğini düşünün. Ve bu hak Ahiret gününde karşımıza çıktığında, bir ölçü koymak gerekirse tüm dünyada ne varsa karşısına koyun ve bu kul hakkının geri ödenebileceğinin garantisini görebiliyormusunuz? Başka bir deyimle Bu hakkı, tüm dünyayı vererek o kişiden helallik alabileceğimizi tahmin edebiliyormuyuz? O halde Ahiret gününden kaçışımız olmadığına göre ve bir kiprit çöpünün dahi hakkının sorulacağı bir günde hesabını verebileceğimiz kadar ince düşünmek ve her bir zerreyi ona göre tartmak gerektiğini bilmek gerekir. Ve günümüzde çevrede dert olarak gördüğüm her konunun altında da bu kul hakkı meselesi yatmaktadır. Yani kişi kul hakkını öğrendiği taktirde veya kendisine verilmiş olan beyini kul hakkı meselesi yolunda harcadığında elbette ortada dert diye bir şeyde kalmayacaktır. Kişi acından ölüyor dahi olsa kimsenin haksız yere malını, canını gasp etmeyecektir. Tabi ki bu tür ince düşünen insanımızda çoğunluktadır. Bizim inancımız ve kültürümüzün gereğide budur. Aklıma bir olay geldi onuda burada bahsedeyim. Köyde yaşarken bir kedimiz vardı ve çok akıllı bir hayvandı. Yani açıkta olan hiç bir şeye kesinlikle dokunmazdı... Bir gün sabah kahvaltısından sonra acil tarlaya gitmemiz gerekiyordu ve sofrayı toparlama fırsatımız olmadı. Odanın kapısını kapatarak çıktık. Akşam eve döndüğüm zaman odaya girdiğimde hayretler içinde bir olayla karşılaştım. Sabah kahvaltı soframız,yer sofrası ortada duruyor ve yarım metre geride bizim kedi dizlerini bükmüş ve sofraya dönük şekilde bekliyor ve sofradaki yiyeceklere bakıyor. Sabah acele ile çıktığımızda kedinin odada olduğunu farketmemişiz ve kapıyıda üzerine kapatarak çıkmışız. Düşünün ki bir kedi bir hayvan aldığı terbiye gereği akşama kadar aç duruyor ve sofraya yarım metre mesafeden fazla yanaşmadan dizleri üzerine yatmış ve akşama kadar o yiyecekler önünde olduğu halde ve görecek kimse de olmadığı halde yinede dokunmadan, aç açına bizim dönmemizi ve kendisine vereceğimiz yiyeceği bekliyor. Şimdi aklıma geliyor, bir bu kediyi düşünüyorum ve birde günümüzdeki bazı olayları... Çıkar uğruna işlenen cinayetleri düşünüyorum. Çalma çırpma peşinde olanları düşünüyorum. Ve düşünüyorum bu insanlar nasıl bir insan ki hiç ölüm aklına gelmez mi? Düşünüyorum bir takım komplolar peşinde olanları ve diyorum acaba bunların aklına hiç kul hakkı gelmiyor mu? Çevirdiği dümenlerle nice masumlara zarar verenler acaba hesap gününde neler yapacaklar? Ve düşünüyorum bir babanın evladına kıyışını... Düşünüyorum yine tv lerde gördüğümüz olayları, bir evladın annesine veya babasına yaptığı zulmü düşünüyorum. Düşünüyorum yine memleketimizden manzaraları, bir insanın(!) verdiği zehirle gün gün insanı zehirlediğini düşünüyorum. Yazmakla bitmeyecek olaylar insan dediğimiz yaratık tarafından yapılıyor. Akıllara zarar olaylar o kadar çok ki... Bunlar insan mı yada insan kılığına girmiş şeytanlar mı? Aklım almıyor, bir insanın aklına hiç Yaradan gelmez mi? Ölüm, ölüm ötesi, kabir azabı, sorgu, sual, mizan, sırat, cennet, cehennem hiç aklına uğramaz mı? Yani bütün bunları düşündükçede dertler bitmiyor gardaş bitmiyor... Allah tüm insanlığı ve içinde de bizleri saptırmasın ve her insana niçin yaradıldığının farkında olmayı nasip etsin. Selam ve saygılarımla... 31 Mart 2009 Mustafa usta

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Ali Pekşen
    Ali Pekşen

    Muhteşem dizeler.Kutluyorum.Saygılar.

    Cevap Yaz
  • Huseyin Zarar
    Huseyin Zarar

    Dünyada zindana soktum başımı,
    Sel gibi akıttım kanlı yaşımı,
    Hazır ettim yine mezar taşımı,
    Günlerim mahpusda, bitmiyor gardaş

    harika dizeler kutlarım şairim

    Cevap Yaz
  • Mahir Başpınar
    Mahir Başpınar

    Usta kalemden MÜKEMMEL bir şiir daha okudum.
    Kaleminiz hep yazsın üstadım.
    Yazsın ki bu güzelliklerden mahrum kalmayalım.
    Tüm kalbimle kutluyorum.
    Saygı sevgi ve selamlar

    Cevap Yaz
  • Mustafa Doğan
    Mustafa Doğan

    ezgiyle birlikte okudum harikaydı yüregine saglık gardaş

    Cevap Yaz
  • Ersin Kayışlı
    Ersin Kayışlı

    Şu toprak kimleri yok etmedi ki?
    Firavun nemrutlar hiç bitmedi ki;
    İnsana bir lokma hep yetmedi ki;
    Kul, şükür, kanaat etmiyor gardaş

    Elbette her günün, bir sonu vardır
    Zalimlere mezar o kadar dardır
    Nerde tövbe etsek, mutlaka kârdır
    Bu günler, yarını tutmuyor gardaş

    MUSTAFA HOCAM BİZE SADECE YÜREĞİNİZİ ALKIŞLAMAYI BIRAKMIŞSINIZ. GÖNÜL DOLUSU TEBRİKLERİMLE. SELAM VE SAYGILAR...

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (18)

Mustafa Usta2