Deniz Görmüş İki Fahişenin Şiiri

Hasan Mansur Uyansız
40

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

Deniz Görmüş İki Fahişenin Şiiri

16 Eylül 2019
Deniz sırtına yanaşmış gemiler,
Ve senin sırtına yaranmak isteyen koca Ege...
Deri bir ceket,
hiç bu kadar canlı durmamıştır sanırsam
Sanırsam canlıyken o kadar güzel durmamış sahibinin kadavrasına
Bir delikanlı,
Zıpkın suratlı bir genç;
gördü mü yüreğim, damağından asılırdı suratıma
Çantamda hayalet birikmiş
Öyle bir çiçek yok inan
Bileklerimden ağız kokun sürünüyor henüz
Kaç zincir kırdıysa kemiklerim
Şimdi bir çantaya cam gibi tozalıyor
Kaçırdım bu kez galiba
Bu kez gerçekten kaçırdım yaşamayı ucundan
Ve bir deniz, kulakları çınlayan bir deniz
Plastik yüzleri batırmamış henüz dibine
Savaştan sağ kurtulmuş fahişenin teki,
Nasıl da sümkürüyordu denize görmeniz lazım
Soğuk,
Üç - Kasım - İki - Bin - On - Dokuz
Kapıyı aç
- Üşüyorsun ama
Kapıyı aç
- Üşüyorsun arkadaş
Kapıyı aç ki
Sıska bedenim uçsun sert rüzgarın dudakları arasında
Aç ki kalemim neferlensin cesaretinden alevlerle
Toprak altında kalmış taze bedenim :
Tırnak arandaki kirden ibaret kalmasın sen aç
Yularından fırlamış bir at gibi hararetlidir şimdi dizelerim
Koparsam şimdi bir çiçeği kökünden yeridir derim
Seni en ücrandan terk etmek bocalamaz yüreğimi  şimdi,
Şimdi tek tesellisidir koca dünyanın ürkek bedenime
Koca burunlu ince bıyıklı bir şairin iki cümlesi  :

"Boyalı kunduralarıma büyük erkekliğime "batı" kaldı
Dişleri kâmilen altın dövülmüş bir kadının yüzü"

Hasan Mansur Uyansız
Kayıt Tarihi : 3.11.2019 13:12:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!