Deniz Çömez Şiirleri

17

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Deniz Çömez

Tribe bağlanan kovacı misali,
Günden güne ayrı bir trip hali.
Keyfine ayak uydurulmaya çalışılan bir dünya,
Mutluluğu yakalamaya çalışan bir hülya...

Huzuru bulduğum gözler,

Devamını Oku
Deniz Çömez

Vakitsiz gelen vakitlerin ertesinde
Doğdu yeni bir gün daha...
Ötekileşenlerin cephesinde!
Virane sözcüklerin gölgesinde!
Kahpe gülüşlerin aksine!
Yavşak belki de gevşek bir hatırayla...

Devamını Oku
Deniz Çömez

Dur çocuk;
İnme ve yürüme engelleneceksin ileride...
Sakın koşma, büyüme;
Kal hep olduğun vaziyette,
Görme, hissetme...
Hep aynı saflıkta,

Devamını Oku
Deniz Çömez

Duyumsamaların ertesinde,
Birincil genetimlere uzanır,
Gölgenin kaybolmuş karanlığı...

Devamını Oku
Deniz Çömez

Bir deniz!
Bulunduğu yer: Meçhul.
Bir fırtına!
Kapıldığı yer:Meçhul.
Bir ben!
Bulunduğum yer:Meçhul!

Devamını Oku
Deniz Çömez

Bir şeyler yazmalı bugün,
Ağlayan duvarlara inat, gülen bakışlarla.
Bir şeyler yazmalı bugün,
Dikenli yollara inat, koşar adımlarla.
Bir şeyler yazmalı bugün,
Gül tenine inat sever adımlarla.

Devamını Oku
Deniz Çömez

AŞK üç harften oluşan bir kelime(cik) ...
Ne bir anlam barındırır bünyesinde,
Ne de bir çağrışım yapar yaralı yüreklere...

Devamını Oku
Deniz Çömez

Yeni bir tiyatro yazılıyor, Yazan oyun yazarı deği Besteci, güfteci hiç değil. Yalnızca bir şair… O ki buruşturulmuş kağıtlardan emekli. O ki esarete mahkum edilmiş, hürriyet gözlüden. O yıllar sonra demir atmak için bir liman bulduğunda, Bilinmeyen bir donanma tarafından gemisine el konan bir şair… O ki özgürlüğü öğrenmiş hürriyet gözlüden. O ki esareti tatmış yalnızlıktan. O ki kirletmeye başlamış tertemiz sayfaların namuslarını, Irzına geçmeye başlamış bitmek, tükenmek bilmeyen bir öfkeyle. İçindekileri kusarken sel olmuş gözyaşları… Dayanamamış tertemiz sayfalar. Birleşmişler, Sözleşmişler, ve sonunda dile gelmişler: “Bırak artık bizi yazar parçası, Bırak ki yıkanmayalım gözyaşlarınla, Artık kusma, ne olur kirletme bizleri…” Hürriyetten esarete sürgün bu şair Kulak vermiş kirlettiklerine Terk etmek istemiş o güzelim yaprakları, Fakat rüzgara esir olmuş bedeni, dinlememiş beynini, yüreğiyle sarılmış tertemiz sayfalara ve yine yüreğiyle ağlamış esaretine… Korkularını saklamış, bilinmedik yerlerine hayatın Özlemlerini kazımış çıkmaz sokakların köşe başlarına Ve cilvesine çelme takarken hayatın, Kaybolmuş bir turistin karavanında buluvermiş kendini, Kendini kendince kendinden geçirirken Gülüvermiş gözleri gülünmeyecek bir güle… Korkuları canlanmış esareti sahiplenmiş bu şairin Korkular ki bir sis yumağı gibi sarmış etrafını… Kendini araken kaybolandanlardan oluvermiş… Bilinmeyen bir şehrin Bilinmeyen bir adamı oluvermiş… Unutamamış bilinmedik şehrin Bilinen sokağındaki üçüncü sınıf lokantayı ve ordaki çorbanın lezzetini… Hele bilinen meyhanesi yok muydu o bilinmeyen şehrin… Yine esarete sürüklenmiş kendince… Dönmüş hayatın bilinen yüzüne Yaşamaya başlamış kendine kendince yüklediği O acı formatı… Bitiyor bir tiyatro daha Bu tiyatro, öyle bir tiyatro ki Trajedi üzreni yazılan Esareti sahiplenmiş bir şairin otobiyografisi…

Devamını Oku