Bizim Mahalle Şiiri - Abdulkadir Özdem

Abdulkadir Özdem
57

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Bizim Mahalle

Bir mahalle vardı, çocukluğumda
Canım Aşkale’min İstasyonunda

Şimdi mahalleyi nasıl anlatsam
O günlere dönsem orda yaşasam

Hatırımda kalan işte bu yıllar
Altmışlı, yetmişli, seksenli yıllar

Bu mahalle İstasyonla anılır
Bahçesinde akasyalar salınır

Ortada bir havuz, güzel mi güzel
Düğünler yapılır özel mi özel

Kâğıttan kayıklar yapar atardık
Birbirimiz ile yarış yapardık

Gider Karasu’dan tutardık balık
Atardık havuza bakardık alık

Reşit dayı bizi koymaz bahçeye
Oradan geçerdik traverslere

Tren gelir istasyonda dururdu
Yolcular koşarak suyu bulurdu

Bazıları pencerelerden bakar
Kimi yanık yanık türküler yakar

Üzgün kimi, bazıları neşeli
Tren koltukları deri döşeli

İstasyon yakını Harami Dere
Tren düdük çalar anlamlı yere

Bu düdükle yaklaştığı bilinir
Makasın başında tedbir alınır

Ekspres gelir, verir dumanı
İstasyonda durur vermez âmânı

Kimi iner, çabuk biner kimisi
Bavul, çuval, sepetlerin iyisi

Bayburt yolcuları iner trenden
Otobüse biner gider erkenden

Gurbete gidenler hüzünle dolar
Ayrılık acısı, benizler solar

Hareket memuru diski kaldırır
Makiniste gitmesini bildirir

Tren yavaş yavaş yerinden kalkar
Geride kalanlar ardından bakar

Makasın başında su cenderesi
Azıcık ilerde göze deresi

Boş durmazdık su satardık biz bazen
Arkadaşlar Ümit, Erdem ile ben

Asker katarına ekmek satardık
Paraları kumbaraya atardık

İstasyonda kara tren ve duman
Bir de Selami var yaman mı yaman

Aşkale’nin sesi, şehrin neşesi
Dili dönmez, hiç yok idi neşesi

Mekânı istasyon, bağırır söver
Onu kızdıranı tutarsa döver

Gar şefi Hikmet Bey, hanımı Fatma
Oğlu Şevki vardı kaşları çatma

Ağadede amca, Sadettin abi
Nusret Çağlayanı unutmam tabi

Tahsin Aktaş çok çalışkan biriydi
“Tayi” diyorlardı, herkes severdi

Basri Âşık hızlı hızlı konuşur
Onu anlamayan durmaz gülüşür

Nuri Özçelik ve Biletçi Mehmet
Vefat edenlere Allah’tan rahmet

İstasyon yanında bir büfe vardı
Güzel idi amma, birazcık dardı

Hangar var yanında, saç’ tan yapılı
İki yanı açık, üstü kapalı

Buğday, arpa depolanır burada
Oyun oynar, maç yapardık hangarda

Banliyö treni her sabah kalkar
Şehir ve köylerden yolcular toplar

Binilir trene mahmur gözlerle
Sohbetler yapılır, güzel sözlerle

Öğrenci, memuru, işçisi gider
Durmaz Erzurum’da Akşama döner

İstasyon rampası, çok hareketli
Çalışır insanlar hep bereketli

Vagonlardan Buğday, arpa boşalır
Helezonla arabaya yüklenir

Şükrü emi ofisteydi görevli
Bir kahvesi vardı, bir de oteli

Şinasi çay yapar, biz Şino derdik
Bazen şakalaşır, sonra gülerdik

Düğünler yapılır bu kahvelerde
Damadı kaçıran hırsızlar nerde

İshak Aktaş delikanlının başı
Yönetir düğünü, bulunmaz eşi

Bülent ile düğünlere giderdik
Erdem’le, Ekrem’le halay çekerdik

Taşağıl’dan bizim köylüler köyden
Atlı kızaklarla gelir erkenden

Köşedeydi Temel Baş’ın dükkânı
İyi bir esnaftı, kahveydi yanı

Vagonlarla kömür gelir yanaşır
Mahallenin çocukları çalışır

Bayburt kamyonları sıraya girer
Bir yandan yüklenir, bir yandan gider

Az, çok demez çalışırdık hepimiz
Şükrederdik, çoğalırdı birimiz

İş bitince toplanırdık kahvede
Sohbet eder, çay içerdik kahvede

Eyüp abi güzel çaylar yapardı
Hasan dede sobaya köz atardı

Bir hevesle kahvede buluşurduk
Bir neşeyle eylenir, gülüşürdük

Çocuklar kayardı kışın kızakla
Gözeden aşağı gider bir hızla

Kızak demiş iken aklıma geldi
Benim yoktu kızak, herkesin vardı

Mahalle yanında bir de tugay var
Asker talim eder, bandolar çalar

İstasyon karşısı sahamız vardı
Top oynardık orda her taraf kardı

Soğuk demez, ayaz demez oynardık
Her birimiz sular gibi kaynardık

Üç Mart spor sevmez Demirspor’u
On bir Ateş yener Akın Sporu

Bir de Yüzüncü yıl kuruldu geldi
İyi topçuları kendine aldı

Kaymakamlık turnuvalar düzenler
Nerde kaldı artık gelmez o günler

Çekişmeli geçer maçlar her zaman
Demir spor başa oynar her zaman

Dadaş Binali ve Çağlayan Fikret
İyi futbol oynar Reşat Baş, Ahmet

Güngör Yılmaz Fileleri devirir
Muhsin Gürbüz çok güzel top çevirir

Dursun Kolbaşıyla, Kırso Binali
Kalecisi Erol nerede hani?

Sonraki yıllarda bizler devraldık
Kadrolar değişti biz de oynadık

Kulüp başkanıydı Ricail Budak
Kalecimiz Ümit ve Erdal Bayrak

Bülent Karahoca orta sahada
Mehmet Hafız Budak oynar arkada

Erdem Aktaş, Tuncer Aşık geride
Ben de oynar idim hep ileride

Ümit Faziloğlu iyi koşardı
Bayram Topçu vardı güzel oynardı

O günleri yaşayanlar unutmaz
Yaşananlar asla geriye gelmez

Vefat edenlere rahmetler olsun
Yaşayana selam yerini bulsun

Baki kalan hatıralar, anılar
Özdem Kadir işte benden bu kadar

Bu şiirle unutulmaz o günler
Selam olsun mahalleye yüz binler

İstanbul / 15 Ekim 2021



Abdulkadir Özdem
Kayıt Tarihi : 17.10.2021 21:12:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Abdulkadir Özdem