Çiselerdi yağmur ve de giderdi her şey

İlyas Kaplan
736

ŞİİR


11

TAKİPÇİ

Çiselerdi yağmur ve de giderdi her şey


içimizden günler geçti
tüllenen hayallerimizden huzmeler
belleklerimizin zembereklerinde kıvranan saatler
son kez unutuldu
terk edilen gölgeliklerde

öyle cılızdı ki çıldırışlara dayanamayan küçücük bedenlerimiz
hücrelerimizin köşelerine sinen korkularla ezildik
bedenimiz deki çocuk nasıl da hıçkırırdı
dünyayı ayağa kaldırmak istiyormuşçasına

yeni bir sabahtı kucağımıza dökülen
kapılar, odalar, evler, sokaklar, meydanlar
hüzünlü ikindiler, kızıl akşamlar, koyu geceler
yeni başlayan yolculuğun gittiği yerler

taze nefes savururduk sine ocağından
zamana kayıt düşürmek için
yer yok, gök yok
gölgesi düşerdi dökülürdü ayakuçlarımıza
közlerimizi üfleyerek alazlanırdı rüyalarımız
sırrı ısınırdı muradına baş koyduğumuz her gecenin

vuslatlar asılırdı zülfünün kara kerpiçten duvarlarına
aynalarda hayat bulurdu güneşe nispet çocukluğumuz
ışıklar saçılırdı yüzünden bahtımıza
yusuf diyarının hasretliğine eş
nehirlerce akardı ezeli özlemler zamanla

anlamlı vedalara terk edişlere alışmıştık
bir yolcunun sessiz uzun bekleyişleriyle birlikte
pencereleri küçücük evimizin camlarından sarkardı
bir gecenin arka sokağına ay
keşişlere has hüznünü de yanına alarak
çiselerdi yağmur ve de giderdi her şey

kar üzerine gül desenli hayaller çizebilmek için
sırlar sırrına bir nebze erebilmek için
kesik ritimli öksürüklerin mecalsizliğinde ince hastalıklarımız
taze sevdalara püfür püfür eserdi
eski aşklara ilginç ilginç hayaller

ümidimizi yitirip pusatsız bırakırdık heyecanlarımızı
günahları gizlenmiş şeytanlara çaldırırdık ruhlarımızı
ecinni danslarından kıvılcımlar sıçrardı üzerimize
yıkardık eski ve yeni ahitlerimizi
kaybederdik zamanı eskirdik zamanla

kutsal vadilerde nalınlarımız olurdu
parlayan yıldızlarımızdan elif lam mimler düşerdi
yağmur suretinde yağardı tertemiz yüreklerimize
hep bir sancı saplanırdı hezeyanlardan
devşirirdik cennetlerin en nadide meyvelerini

yıldızlar ülkesinin ululuk burcundan
arzularımızın sadakları incilerle dolardı
nurlarla aydınlanırdı yüzlerimiz
sevinçle parlayan ışıklar vururdu hislerimize
şeref çınarlarımız yeşile boyanırdı bayramlarla

saçlarımızın kırık bir tarakla tarandığı zamanları özler dururduk
camlarından güneşin bolca sızdığı renkli cıvıl cıvıl evlerimizi
severdik masallar ülkesinin o çok tatlı prensesini
o sevgilerin kucağında büyürdük zamanla

dengesiz dalgalar vururdu kıyılarımıza
zamansız fırtınalara tutulurduk sersefil
gelecek kervanları bekleye bekleye yitirirdik umutlarımızı
aysız gecelerde katran kazanlarına atılırdı
kopmayan ipiyle darağaçlarına asılırdı yıllarımız

kırlaşan saçlarımızın ne olduğunu geç fark ettik
hakkında düşündüklerimiz ne kadar da yanılgılarla doluymuş
bir kıyamet zamanı kadar bir kıyamet dolusu
yarınsız hesapsız…şimdisiz sevmiştik
halbuki sitemler gecenin soğuğunda yıldızlar kadarmış
aslında boşlukta kaybolmakmış ayrılıklar

içimiz yanardı koca yanardağ gibi
ağaçta dal, ateşte alev sarsılırdı
acı bir zerre kadar yakıcıydı gerçekler
bir cehennemi yatağından bulup çıkaracak kadar

perdeler bir açılıp bir kapanırdı hayaller sahnesinde
bütünüyle ruhumuzda izler bırakıp
siyah-beyaz bir filmin silik görüntüleri
her an yanımızda ellerimizle tutuşmuş sanki
hiç sönmeyen sıcaklığıyla kalbimizin içlerine işlerdi
öylesi zihnimize nasılda çökerdi

üst üste kaç kez güneş batıdan doğardı
üst üste kaç akşam doğudan batardı
unutmakla geçerdi vakit

bitmez geçmez denilen niceleri
karanlığa alışkın kendisini bekleyen kaç ışık
üzüm renkli dalların üzerinde kaç gök
bir adının da yalnızlık olduğu saatler
üst üste kaç ölümle biterdi zamanla

ölümün ne anlama geldiğini bilemeyecek kadar cahildik
cahildik diyorum ya, değil miydik yoksa
kaç dost kaç arkadaş kaç sevenimiz kaldı
onlarsız olmaz dediğimiz onlarsız uyuyamadığımız
yok olan her şeyle birlikte
çocukluk hakkımız da yok oldu zamanla

her şey ama hiçbir şeyle de aynı olmuyordu işte
yitip gidenlerle aynı sadece geçmiş
sadece sonsuz bir anıymış yaşananlar
birbirine eşit her şey öncesi ve sonrası
bir varmış bir yokmuş gibi

redfer

İlyas Kaplan
Kayıt Tarihi : 17.11.2016 22:06:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

İlyas Kaplan