Büyük İnsanlık... Şiiri - Nazım Hikmet Ran

Nazım Hikmet Ran
270

ŞİİR


789

TAKİPÇİ

Büyük İnsanlık...

Büyük insanlık gemide güverte yolcusu
tirende üçüncü mevki
şosede yayan
büyük insanlık.
Büyük insanlık sekizinde işe gider
yirmisinde
..........
..........

Nazım Hikmet Ran
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Yaren Hancı
    Yaren Hancı

    Kendiside büyük insan vatandaşlıktan çıkarıldığı yıllarda bile memlekettine insanlarına şiirleriyle siyasi görüşleri ile sahip çıkan. az hatta be hatta nadir insanlardan .

  • Ahmet Tok
    Ahmet Tok

    Şairler de bir insandır.
    Severler, aşık olurlar,ayrılırlar, barışırlar, vergi verirler, oy kullanırlar, nefes alırlar,nefes verirler, şiir söylerler...
    Bir şair bizim gibi düşünmüyorsa; dini, milli, ahlaki veya siyasi görüşümüzü ıskalıyorsa, onu şairden saymama lüksümüz var mıdır? Kimi neye göre şair kabul edeceğiz. Bunun için otorite miyiz? Kişinin şairliğini tayin eden bir formül var mıdır? Ahmet Haşim tanıklık ettiği Balkan Savaşlarına, Birinci Dünya Savaşlarına, Kurtuluş Savaşlarına dair bir şiir yazmadıysa, akşamın kızıllığı ile avunup hayal aleminde dolaşıp durduysa şair değil midir? Mehmet Akif Ersoy, tam aksi davranıp Çanakkale Şehitlerinin destanlaşan hayatlarını, Bursa'nın işgaline duyduğu feryadı yazdı ise, Kastamonu'da Nasrullah Camiinde yaptığı konuşma ile milli mücadelenin manevi fitilini ateşledi ise, İstiklal Marşımızın şairi olarak Bağımsızlık savaşımızı taclandırdı ise, sırf bazı devrimlere karşı çıktığı için ya da dindar bir zihniyete sahip olduğu için nasıl bir şair kabul edilmelidir? Kaldırımlar şiiriyle ünlenen ve her kesimden övgü alan Necip Fazıl Kısakürek, dini eğilimler içeren bir sanat anlayışına yönelince, bazı çevreler tarafından 'Sanatına kıyan gerici adam' diye eleştirilmişti. Şimdi biz hangi tarafta durmalıyız? Suya sabuna dokunmadan duran ve çiçekten, böcekten bahseden bir sanatçı mı istiyoruz. Nazım Hikmet hayatta olsaydı kominizim propakandası yapıyor diye hapse atılır mıydı?Şimdi aynı görüşü savunan yasal bir parti bile var. Bırakın sanatçılar istediği gibi yazsın. Bırakın isteyen istediği sanatçıyı sevsin. Koşullu sanat olur mu? Bırakın sanatçılar zihniyetlerini tam olarak ifade etsinler. Zaman süzgecinden geçenler, takdir görenler tarih sahnesinde yerini alırken diğerleri tarihin derinliklerinde kaybolup gidecektir. Kuluçkadan çıkan yumurta misali tek tip insan, tek tip sanatçı benim işime gelmiyor.Sanat anlayışındaki farklılıkları bir zenginlik olarak kabul ediyorum.Hüseyin Cahit Yalçın'ın 1901'de Fransızca'dan çevirdiği Edebiyat ve Hukuk makalesinde değindiği gibi; hukuk, sanatın önünü tıkamamalı, aksine sanatın önünü açmalı ve sanatıve sanatçıyı güvence altına almalıdır...'Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller;Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller,/Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?' 'Ağlasam sesimi duyar mısınız,/Mısralarımda;/ Dokunabilir misiniz, /Göz yaşlarıma, ellerinizle?'
    ' Vurulmuş ter temiz alnından, uzanmış yatıyor/ Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor' Artık demir almak zamanı gelmişse zamandan/ Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan' 'Büyük insanlığın toprağında gölge yok/sokağında fener/penceresinde cam/ama umudu var büyük insanlığın/
    umutsuz yaşanmıyor.'
    Herkese sevgi selamlarımı sunar, iyi yıllar dilerim.

  • Lara Açanba
    Lara Açanba

    Hiç bir şairi tabulaştırmayınız...bunu bütün kalbimle söylüyorum...onlar şiirin gerçek yüzüne dokunmuş ve titremiş insanlar olsalar bile...ve onlar kahraman değillerdir...bilirler yerlerini ve sadece yaşarlar...şiire dokunmaktır yaptıkları tek şey...onun bile bedelini ödemeye gönüllülerdir...onlar sadece şair olmak için doğarlar ve şiir yazarlar...onların görevidir bu...ve her insan gibi insani zaafları ve korkuları vardır...her şeye rağmen şiir yazarlar...onlara ne derseniz diyin ama dokunulmazlığı reddederler...büyük insanlık adına...sevgilerimle

  • Yıldızlar Kuşandık
    Yıldızlar Kuşandık

    'Bu şiirin edebi ve felsefi ve şiirsel bir değeri yoktur. Neden? Şundan: Bu şiir en güçsüz ve en alt seviyedeki şiir tinleri ile icra edilmiş bir şiir dir.'' O zaman bu şiir nedir ve nasıl bir şiir dir sayın Pehlül? '' Bu şiir; bir düşünce ve fikir şiiridir. Yani bir düşüceyi, bir fikri, bir tezi, bir izimi, bir görüşü, duyuşu ve sezişi..vs.vs. bir başkasına yani hasma, rakibe,karşı tarafa.. edebiyat yaparak ve edebiyatın olanaklarından yararlanarak..o fikri, o düşünceyi karşımızdakine enjekte etme, empoze etme, dikta etme ve zorlayarak veya zorlanarak ve bu uğurda savaşarak; kabul ettirmeğe çalışma şiiridir.G.M.Kemal Atatürk N.Hikmet Ran için şöyle söylemiştir: '' Seni öldürmeli ama başına da oturup ağlamalı..'' Demiştir. Efendim Nazım Hikmet Ran; Ulusumuzun bağrından çıkan hümanist ve evrensel şairlerimizden birisidir.Ama kesin ve değişmez ve kati sonuçları olan düşünce ve fikir adamı olan bir feylesof değildir.Şairlik ve şiir başkadır, düşünce ve fikir adamlığı yani izim adamlığı olmak daha başkadır.O yüzden tüm ömrüm boyunca her şey olmak istedim ama; kesinlikle düşünce ve fikir adamı olarak ortaya çıkıp da bir şeyler yazmak istemedim.Bu bana hep sıkıcı ve hep sevimsiz ve hep bilgiçlik taslama gibi gelmiştir.'diye yorumda bulunan Kemal İspir Bey bu ne tezatlık ve bu ne bilimselliktir söyler misiniz?

  • Nevin Subaşı
    Nevin Subaşı

    Peyami Safa'nın takma bir isimle cumhuriyet Gazetesini
    yönettiği (baş yazar) dönemde (1933) tuhaf bir
    anket-yarışma(!)düzenlenir.


    Aslında izlenen yol,dikta tutumları desteklemeye yönelik
    bir propagandanın devamı niteliğindedir.
    Ve okuma yazma oranı düşünüldüğünde hitab edeceği kitle
    de zaten bellidir.

    Soru şudur:


    'size göre yakılacak kitaplar'


    Gazetenin okurları; her defasında en fazla Nazım Hikmet ismini
    öne çıkarır.

    Demokrasiye geçiş döneminde eleştirilmesi(İYİ-KÖTÜ) gereken
    onca mesele varken suskun kalamayanlardan biridir
    romantik-anarşit-entellektüel Nazim Hikmet.

    Lüküs hayat operetini ilgiyle izleyenler kimlerdi
    bilinmez ama muhtemeldirki İaynı çevreler onun ipini çekmeye
    de meyilliydiler.

    Şair; olması gereken yeri çoktan belirlemiş VE daima halkın
    içinde,onların anlayabileceği bir dilden konuşmuştur.

    Yapılan propagandalar olmasaydı; halk onun komünist yahut dindar
    bir vatandaş olduğunu dahi sorgulamayabilirdi.

    Kendilerinden biri olarak gördükleri şair'in çeşitli dönemlerde
    farklı isimlerle gazetelerde halkın sorunlarını takip eder olmuştu.
    örneğin, izmit halkının su çilesi ile güneydoğu vilayetlerinin
    su ve ona bağlı sorunlarını irdeleyen nitelikte yazılar
    yayımlıyordu.

    Farklı isimlerle de olsa halkın sesi olabilmek korkunç birşey
    olabilir miydi acaba?

    Büyük insanlık! Büyük umutlar!

    Dünyanın heryerinde olduğu gibi, değerli ülkemizde de
    büyük insanlık! Adil bir karşılık sunmaksızın
    çitçinin, köylünün ve küçük esnafın sırtından geçinmeye
    çalışıyordu.

    Fakirin ekmeği umUt ise, tatsız ve epeyce esmerdi diyorlar.


    Henüz küçük sanayi kuruluşları ve küçük yatırımcı destekleri
    yapılan o yıllarda; burjuva bile denmeyecek çevrelerin oluşması
    Nazım Hikmet'i yerinde zıplatırken;

    Mevcut ülke koşullarına bakıldığında;

    iktidara gelen bütün siyasi kimlikler ve onların çevrelerinde
    gelişen tuhaf çıkar sınıflarının; 'paradan para kazanmak' gibi
    (üçkağıt ekonomisi;(bi öğrt.görv öyle diyo valla)

    iktisat yöntemleri izleyen ak dikta malzemeleriyle neler neler
    yazacağını hayal bile edemiyorum.

    (zıpkın gibi yazardı - yayımlanmazdı.mesela)
    yarın kimin şiiri yakılacak aceba:(
    gâliba bugünakşam pazar):

  • Yıldızlar Kuşandık
    Yıldızlar Kuşandık

    Kemal ispir Bey,yorumunuzu umarım bilinciniz yerindeyken yazmışsınızdır.Bilinçsizce yazılmışsa bütün söyledikleriniz o zaman tartışmaya da gerek yoktur!

  • Lara Açanba
    Lara Açanba

    Kıymetli şair Nazım'ın şiirle alakası olmayan bir yazısı...belki öylesine bir karalamaydı...bu konuyu anlatacak şiir henüz yazılmadı...yani Nazım bile dokunamadı...ama dokunulacak...hem de şiir olarak...çünkü günümüz şairlerine inancım sonsuz...üstadlarımız...bizlere bütün pencereleri açtılar...nankörlük etmeden çalışmak lazım...

  • Cihat Şahin
    Cihat Şahin

    'Yanıltan Işıklar' yine mütehayyirleri ve avamı yanılmak için bütün gücüyle çalışmış ve bunu da ilahi adalete ve bunu savunan inançlı insanlara saldırarak yapmış. Bu fakir de inananlardan olduğu için cevap hakkı doğmuştur. Çünkü adam resmen marksizm propogandası yapıyor ve bununla da iktifa etmeyip muhalif olanlara hakaretler yağdırıyor. Ama ne hikmetse, sayın yöneticiler bunları görmezden geliyor. Fakat hakarete uğrayan bizim gibi mazlumlardan birisi cevap hakkı doğdu meşru müdafa babından bir şeyler yazayım dedimi, anında yazısı siliniyor! Bu tarafgirlik bu edebiyat ve şiir sitesine hiç ama hiç yakışmıyor!
    Sayın Fikret bey İlahi adaletin hiç tecelli etmediğini söylüyor(!) kendileri ilahi ve semavi kitapları ve bilhassa kur'an-ı kerimi okumadıkları için çok iddialı konuşuyor. Beyefendi; Kur'an-ı kerim meallerini ve tefsirlerini İngilterede de bulabilirsiniz! Türkçeniz kıt ise İngilizceside vardır. En kısa zamanda bir tane edinin ve onu baştan sona kadar bir okuyun bakalım tarih boyunca şirazeden çıkmış, azgılık ve taşkınlık yapmış medeniyetlerin durumları, akibetleri ne olmuş? Bunların bir kısmının örnek olarak kıssaları mevcuttur. Kur'anı okumaya tenezzül buyurmuyorsan, muharref Tevratı oku başka tarihi kıssaları, diler tarihini ve destanları oku. Oralarda mevzuyla alakalı neler bulacaksın? Olmazsa Türkiyeye geldiğinde yerin altından çıkarılmış eski medeniyetlerin kalıntı ve harabelerini dolaş ve düşün! Bunlar niye metrelerce toprağın altına sokulmuşlar diye? İşte bütün bunların cevabını bir çok ilahi kitap ve destanlar sana çok net verecektir.
    Din afyon değildir. O, karl Marks denen yahudinin sözüdür. Bunları sizin gibilere söyleyip sizi kendi dininizi incelemekten alıkoyan o, siyonist ajanları asıl hedeflerine varmak için safdilleri kullanıp ihtilaller ve devrimler yapmışlardır. Ama insan fıtratına ters olan felsefeleri ve tatbikatları maatteessüf iflas etmiş Süper güç olan Rusya da bile bir asır dayanamamıştır. Fakat senin beğenmediğin İslamın emirleri ve tatbikatı ise tarih boyunca başarı ile uygulanmış ve halen de bireysel düzeyde de olsa uygulanmaktadır.
    Bizim eskiden sosyalizmi savunan arkadaşlarımız vardı ve hepsi eşitlikten tam adaletten dem vururlardı. Sonra bu arkadaşlar yüksek okullar bitirip mühim mevkiler ve büyük makamlar elde ettiler. Ama hiç birisi daha önce savundukları görülerin tatbikatını uygulama sahfasına koymadılar. Hepsi hatırı sayılır servetler edindiler ama bir fakirin derdyle asla dertlenmediler. Bunu kendilerine hatırlattığımda ise pişkin, pişkin gülmekle iktifa ettiler. Yani bunların hepsi laf-ı güzaf adamı beyler.Tatbikatta sıfırlar. Çünkü samimi değiller.
    Herkese selamlar.
    Sayın yönetici bu yazımı da silme! Burada davacı olamasam bile bil ki ahirette iki elim yakanda dır! Adil olmaya buradan başlayın! ya hiç kimseye fikir beyan etme müsadesi etmeyin ve yahut, her görüşe ayni mesafede yaklaşıp müsamaha edin! Yoksa sizden davacıyım ve asla hakkımı helal etmiyorum.

  • Kar Tanesi
    Kar Tanesi

    umarım kastedilmiyorumdur.. ben anlam aramıyorum bulduğum anlamları paylaştım.

  • Yıldızlar Kuşandık
    Yıldızlar Kuşandık

    eyy yorumcular! neden kendinizi bu kadar yoruyorsunuz.adam acikca yazmis.bu kadar acik olan sozlerde hala baska manalar arayanlar veya usta'nin politik durusundan dolayi ille bir comak sokan-kendini tatmin eden insanlar,yormayin kendinizi!yazilmistir siir!

TÜM YORUMLAR (58)