Bolivya'da narkotik yakarışlar

Akın Akça
1865

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Bolivya'da narkotik yakarışlar

I.

Sormuşlar turiste TC’de, “nasıl buldunuz? ” “nasıl buldunuz! ”
“Çok misafirperversiniz” demiş turist sakince,
gülünce…

‘hep aynı laf. Hepp aynı laff! ’
diye geveleyerek geldi bir adam Bolivya’ya
kekeleyerek.
O dillendirmeleri gazetede, tvde görmüş müdür?
‘Bak ben şimdi ne diyeceğim…’ diye düşünmüş içinden…
Demişler ona: “Nasıl buldunuz? ”
‘İyi’
“Çatlama.. da son harfleri uzat” demiş soranlardan birisi.
‘Peki’ demiş Türkiye’den gelen.
‘İyii’

‘Güzel bir yer ama gene bir ülke.’

“Sen Türk olmalısın” demişler.
“Gözün gene kızlarda mı ama şahsen,
yüceltmezsin de hiçbirisini.
Sen Türksün. Sevdiğinlesin, ona mahkum…”

‘Yo öyle değil aslında,..”
diye yanıtlamış adam ‘..Türk’e bile pek benzemem çok kez, toplumsal platform bazında.’

Ama adam daha sonra koşmuş gitmiş polislerin karargahına:
‘ Böyle böyle, şöyle işte …….’

“Cevap verilecek bir laf et be adam! ”

‘İyi, peki..” demiş gene.
‘Merhabaa’

‘Nasılsın? ’

Polis hiç kudurur mu a canım(!) İyice şekilden şekle girmeye başlamışlar.

:“İyi olmadığımızı nerden çıkardın söyle bakalım.”

Demiş ki cevaben: ‘Bak ben Bolivyaca bile öğrenmişim, geçiniyorum sizlerle ama dediğini alıgılamamıştım ki, tam tersini anlamıştım.’

‘Sen Condaleeza’yı görmüş olmalısın. Dansetti mi etrafında o kutsal yerli dansıyla, sarfettiği gibi Barzani’ye? Sende, eline Atatürk heykeli verilmeye çalışılan Mandela etkisi başlamış…’

*
Bu adamı oturttular bir köşeye
Ancak göndermediler de bir tımarhaneye.
Bunun ne olduğunu hala anlayamadılar.
Kelaynak bir kuş mudur hatta? (!)
Turist Ömer Uzay Yolunda,
Miss Nancy gezegende mağrada, tuz yemeye çalışıyor;
Mr. Spock kabakulak. ‘Ha, kabakulaaak…’

Neden sonra katlı adam kalktı sandalyeden ve konuştu:
‘Hani siz turisttiniz TC’ye gelirken, ama ben mi şimdi Turist Ömer oldum diyorlar
ama zaten turist Ömer Türk’tü. Demek hala ben kendi adımdayım.’

II.

Baktılar ki, oturtmakla olmayacak
(gerek demişleridi) köşe bucak fırlatıp atmak gözlerden ırak;
narkotik birime sevkettiler. İki kişi iki kolundan, sürüklediler deli gömleksiz…

1936’da Bolivya’yı esaretten kurtaran Boliver nereden bilsin Che’nin –tam da devrimin arefesindeyken- bu ülkede yakalanacağını, Apo’yu yakalayıp Türklere teslim eden Amerikalılarca …

‘Kaç Peso? ’ diye soracak sanarak düşünceye vardılar, adamı narkotiğe götüren jandarma görevlileri!
Halbuki onun rüşvet önerme gibi bir kaygısı asla olmadı, olmaz da…

Uyuşturucu kaçakçılığından suçlu buldular onu. Ama olay büyüdü ve ülkeler arası temaslar başladı. Araya Amerika dahil oldu gene, şurdan buradan. Hatta adama bir önemli şirketin patronluğunu bile teklif etmişler dendi –ha, kimbilir onla konuştuklarının içeriğini …
Tabi, adam gene kabul etmedi.

Ülkeler arası savaşın başlangıcıydı bu ama adamın bunda hiçbir kusuru da yoktu.
Dürte dürte nereye getirdiler dünyanın konumunu…!

'ey avrupa'nin genc evlatlari, hic bilmediginiz silahlara, ate$gucune, azamete, acilara, yikima ve olume merhaba deyin' *:

1. Dünya Davaşı’na sebep olan oldu denen o Sırp sandığı’ndan tamı tamına ters bir doğrultuda ilerlerken, ama düşünce yapısı –ki o da tarz meselesi sadece- biraz karmaşık oldu diye; ite kaka, beter durumlara düşürebilirler insanı Erich…..

-
Açıklama:
*–eksisozluk (1. dünya savaşı üzerine) (erich maria remarque’nin lafı)

Hayali bir konu oldu.
Gerçekle alakası yok, kurgusal oldu; ama doğaçlama gelişti.
tek tırnaklı konuşmalar adamın ağzından.

Akın Akça
Kayıt Tarihi : 5.7.2007 23:21:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Akın Akça