Bir Yağmur Sonrası Amasya'da Zaman

Mustafa Nihat Malkoç
1336

ŞİİR


19

TAKİPÇİ

Bir Yağmur Sonrası Amasya'da Zaman

Düne tutulan sırlı bir aynadır Amasya’da zaman
Ferhat’la Şirin’in aşkı sinmiştir yediveren güllere
Yalıboyu evlerinin selamlığında unutulmuş hatıralar
Mihri Hatun’un gazelleri pelesenk olmuştur sevdalı dillere

Buğulanan gönül aynasının sırlarında yok olmaktır Amasya’da aşk
Sevdanın semahında güllerin kül olmasıdır her nefes
Hicranın, aşkın gözbebeklerinde taş kesilmesidir ulu dağlar
Külüngün sesi, Ferhat’ın kızıl elması Şirin’e temennâsıdır

Her ayrılık kadim bir aşkın kapısını aralar Amasya’da
Şehrin köhne sokaklarına ölümsüz aşkların kokusu sinmiştir
Yağmur sonrası toprak kokusu genizlerimize değende…
Yüreklere bir inşirah neşvesi, yücelerden bir selâmet inmiştir

Amasya’nın göz pınarlarından süzülen hasret yağmurları…
Şerha şerha yarılan toprağın vuslatıdır yolunu gözlediği sevdiğine
Harşena’nın göklerinden kopup gelen bu yağmur…
Kâinatın gözyaşının mümbit toprağa ateşin busesidir

Şehzadelerin sultanlık hayaliyle yandığı şehirdir Amasya
Buzdan saraylardakilerin akıbeti güneşin insafına muhtaçtır
Şehzade Mehmed’in fetih şuurunu biler İstanbul düşleri
Aşkla yanan gönüller muhabbetin o gül yüzlü tılsımına açtır

Efsane aşkların başkentinde her dağın kalbinde bir Ferhat uyur
Harşene’nın başındaki kara duman, yağmurun habercisidir.
Yeşilırmak kıyısında köhne taştan saat kulesindeki tik taklar
Yelkovanın akrebe serenadıdır günün yirmi dört saatinde

Nice hüzzam şarkıların ilham kaynağıdır kadirşinas Amasya
Bakırcılar Çarşısı’nda Burmalı Minare’den ruha akar ezanlar
Yeşilırmak’ın aşk mavisi sularına karışır akşamın hüzünleri
Nerde şimdi Ferhat ile Şirin’in destanlaşan aşklarını yazanlar?

Zifiri karanlıklarda ay’ın on dördüdür şirin Amasya
Sadakati Ferhat ile Şirin’den öğrendi bu çağın âşıkları
Yeşilırmak sermest olur Ferhat’ın esrik düşlerini taşımaktan
Kış gelince Harşena’nın üzerinden eksik olmaz tipisi, kar’ı

Hasretin efkârında nice aşklar kıyama durur Amasya’da
Destanlaşan sevgilere şahittir gözü yaşlı Harşena Dağı
İris’in gözbebeklerinde mütebessim umutlar yeşerir biteviye
Yeşilırmak, ölümsüz sevdalara çağırır barut kokan bu çağı

İntizar gecelerinde gördüğümüz rüyaların tabiridir Amasya
Gözyaşına bulanmış karanlık gecelerin gül yüzlü sabahıdır
İdraklere çakılan paslı bir çivi, hüzne banılmış bir sızıdır
Vuslatın uzağında sevip de kavuşamayan âşıkların âh’ıdır

Mustafa Nihat Malkoç
Kayıt Tarihi : 7.5.2016 21:49:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Mustafa Nihat Malkoç