Bir uzun şiir bu şehir-İstanbul

Kalender Kılıç
130

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Bir uzun şiir bu şehir-İstanbul

Bu şehirde dualarım
Metallere takılıyor
Yüksek betonlar arasında
Toz duman gürültüler
Bir sis gibi,
Dualarım üstüne örtünürken
Ruhum sıkılıyor........
Metropol şehir'in yanlız adamları
Zengini,fukarası ve arada kalanı
Tel örgülere takılı kalanlarsınız!
Birinin paçasından,
Diğeri, kravatından yırtık yakalandınız.!
Nedir? bu şehirde yüreğinizi çivileyen;
Gecenin yorganı üstünüze örtünürken,
Aynı korkular değilmi.?
Rüyalarınızı gizleyen.

Şafakla başlayan bir savaş
İspanya Boğa'sı kızgınlığında
Bu şehir bir arena arkadaş..

Ve köylü gardaş
Bu şehire yeni katılan garibim! .
Yüz yıllık hasretinle
Neden ayrılırsın köyünden,
Nedir seni alıkoyan
Ana tadı ekmeğinden
Hangi sevdandır ki,
Seni bu rezilliğe iten
Gel git bu şehirden
Başaklar dökülsün ellerinden...

Ve bu şehirin efendileri!
Zınka zınk mallarınızla
Hangi zamanın açlık korkuları ki,
Sizi istifçiliğe iten
Ölçü nedir bilmezken
Bu şehri depoladınız,
Mala boğdunuz
Çocuklarınıza 'artık'bir İstanbul bıraktınız..
.....
Ve zehir hafiyeler
Yiyecek bırakmadınız
Kimyasal bombaladınız
Her eve girdiniz
İğnelediniz..!
Hangi kaşığı kaldırsak ta
Yediğimizden korkarız
Doldursak ta kadehleri
İçtiğimizden korkarız
Kanser çığlıklarıyla
Hastane kapılarında yığılıp kalanlarız
Üst üste ölmeyi beklercesine
Oturup ağlarız!

Ve
Günde 14 milyon dokluk için,
7 milyon teneke yiyecek tükeden
Ey bu koca şehir...
Bir tencere sevgi kaynata bilseydi
365 tencerenin buharlarıyla
Ne sevgi yağmurları
Bu şehrin üstüne serpilirdi
Ve semalarda gökkuşağı
Seyredilirdi..
Ve hangi katiller
Bu koca şehrin üstüne
Karalar çalabilirdi ki
Gece alemlerinde tüketilen
Binlerce katırlık fıçıların köpükleri
İnşallah kaydırır
Bu şehirden sizleri..

Ve bu şehirde
2500 minarenin
10 bin tazyiklisinden çıkan
Tanrı kelamı seslerinden
Semaları,
Havai fişek gibi bombalarken
Nasıl bir tercüme çıkarır
Tanrım,
Ezan sesinden...!
Kurtara bildik mi? bu şehiri
Sivrisineklerden.

Ve bu koca şehirin üstüne
İki tahta çakıp
Yağmaladınız..
Ve işbirliği zabıtlarınızla,
Üç beş kuruşluk mafiyanızla beraber
Bu şehiri sattınız
Utanmadınız..
....
iki şişman göt kadar sıkıştırılan
Sokaklarınız,
İki yana park etmiş
Kafası bozuk arabalarınız
Canbazlara bile geçit bırakmazken
İstanbul Şöförüm
Çatlak kornalarını
İtelerken elleriyle
Gökyüzü yarılır gürültüleriyle..
Ne Melekler kalır semada
Cinleri cin tutar
İnanın bana..
.....
Ve hangi çatının bacasına
Bir dokunsan
Bin aah! dumanı çıkmaz ki
Korkuların ve acıların olmadığı
Bir yuva göster ki bu şehirde,
Doktorunu bile
Akıl hastanesine göndermez ki..
.....
Ve bu koca şehir
Şairlerin dizeleri arasından
Kaybolup giderken,
Urfalı 'İbrahim Tatlı' gürültüsü
Ekrana çivilerken gecemizi,
Gel de çık işin içinden..
......
Her üç denizin işbirliği
Boğaz 'dan eserken
Serinler bu Şehir
Yoksa mazallah..
Kim bilir? kaç kere
Çıldırırdı bu şehir..
Ve bu cennet şehir
Gözleriniz içinden akıp
Giderken..
Hangi cennetler içindir
Dualarınız..
Bana öyle bir cennet
Gösterin ki,
İçinde yaşansın
Bir Rumeli Hisarınız
Ve
Bir nilüfer şarkısı yankılansın
Semalarınız
Ve Ben
Bu koca şehire
Sırtımı dönük bir şekilde
Karadenize bakarken,
Bir ayağım Rumeli kavağına,
Bir ayağım Anadolu kavağına,
Dayamışken
Cennet suları
Paçamın altından
İstanbul akarken
Dularım bu cennet'e amindir..
Ve sizler,
Kendi cennetinizin
Hayallerine dalmışken
BİLMEM KAÇ GECELİK,
Ben her gelişimde bu şehirde
Tanrımla kol kola
Bir İstanbul şarkısı
SÖYLEDİK..

(İstanbul,Rumeli Kavağı 20.04.2005)

Kalender Kılıç
Kayıt Tarihi : 11.4.2006 17:56:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Kadir Kaya
    Kadir Kaya

    yüreğine sağlık güzeldi,başarılar

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)

Kalender Kılıç