Bir Tutam Gözyaşı Bırak Gizlice

Hüseyin İhsan Sönmez
48

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Bir Tutam Gözyaşı Bırak Gizlice

Sen küçüğüm;
Kar tanelerinin sevgiyle buluştuğu topraklarda,
Şubat günü doğmuştun, benim gibi,
Göz gözü görmemişti
O gün mutluluklar havada uçuşurken…

Üşüşmüş senin ağlamanı dinliyordu, kar taneleri;
Pencereler önünde sessizce.
İsli bacaların nemli dumanı, müjdeni veriyordu yıldızlara,
Memleketimin rüzgârları savrulurken.

Sen uyurken;
Gizlice camlara vurup, kapıları tıklardı minik serçeler…
Odalarımızı; gürgen odunlarının yandığı paslı sobalar değil,
Senin sevgin ısıtırdı, küçüğüm!

Sen küçüğüm;
Kestane çiçeklerinin koktuğu sabahlarda
Gözlerini yeni açmış güneş gibiydin içimizde.
Tepemde duran güneş, o zaman kumları kızdırırdı.
Denizlere atmıştım seni, onunla kucaklaş diye,
daha yürümüyordun bile…

Kumsallarda kurutmuştum saçlarını;
Kum taneleri yüzüne yapışmış,
Denizler kirpiklerinde tuz olmuşken.

Sahillerde dalgalar, sana şarkılar söylemişti ninni gibi.
Sen uyurken mışıl mışıl meleğim;
Balıklar kıyılara kadar gelmiş,
Sana; ”Merhaba.”demişti, nefes alırken.

Sen ki küçüğüm;
Ellerimle yıkardım seni
Mavi, küçük leğende.
Suyu, kilometrelerce uzaktan taşımıştık
İri gözlü hayvanların sırtında, bakraç bakraç.

Sabun köpüklerini gözlerinden kovalamıştım,
Miniğimi ağlatmasın diye…
Deniz grisi havluyla sarıp, bağrıma basmıştım…
Öperdim yanaklarından, ellerini seyrederdim.
Minik ayaklarını avuçlarıma alır,
Kalbini kalbimin üstüne koyardım küçüğüm;
Geceler nefesimizi koklarken…

Sen ki küçüğüm;
O zaman yeni basmıştın dört yaşına…
Siirt dağlarında ölüme meydan okurken,
Korkuya çelme takmıştın, daha dört yaşındayken…
Asker amcalarla mevzilerinde evcilik oynardın;

Taş taş üstüne koyup,
Hainler taş üstünde taş koymazken.

Silahlarla oynardın korkusuz kız!
Bebeklerin bile benekli elbiseler giyerdi…

Sen küçüğüm;
Şimdi mezarlarında albayrak dikili
Şehit vatan evlatlarının ellerinde büyümüştün…
Hatırlasana Mehmet’i! Hatırlasana Hasan’ı! ..
Daha niceleri…

Hani “Binbaşı Yavuz amca “vardı;
Çocukları yanında olmadığı için onları özlerdi.
Yanına gelip sevmiş,
Kucağına alıp gezdirmişti seni…

O da şimdi bir bayrağın altında uyuyor, gülerek kadere,
Daha sen dört yaşındayken.

Sen küçüğüm, sen ki;
Şimdi onların gücünü,
Sen onların ruhunu taşıyorsun.
Biliyor musun? Çocukları diye seni sevmişlerdi
Son kez.
Sen bu sevginin “son şahidiydin.”

Dinle küçüğüm: Bir yemin et ki;
Onları katledenlerin
“Her iki yakasında olsun ellerin! ”Ölünceye kadar!
Onların adına, benim adıma, bizim adımıza…

Bir de;
Şehitlerin isimlerini vereceğim sana, şehitliklerinde…
Çocukların olduğunda anlatıp,
Tutup gider misin ellerinden sıkıca?

Bırakır mısın bir demet kırmızı karanfili,
Bir demet pembe gülü,
Mezarlarına bir duayla, yavaş yavaş, sessizce?
Bırak, bir tutam göz yaşı bırak, gizlice…

Sen küçüğüm;
Büyüyüp gittin, başaramadım zamanı geri çevirmeyi,
Hatta durdurmayı bile…
Şimdi on yedi yaşındasın...

Ben yine oralardayım, senin dediğin gibi;
Geçmişimi dağlarda, milletimin geleceğini ise kalbimde arıyorum.
Güneş, yine aynı yerden doğuyor, usanmadan.

Senin adını “Özlem” koymuştum, özlerken…
Şimdi adın, adım oldu, kavuşmayı beklerken.

Seni çok özlüyorum küçüğüm,
Güneşi ise tutamıyorum hiç.

Unuttum! Affet küçüğüm, affet beni!
Geceleri ay ışığının çarptığı bir dağ vardı hani:

Oraya yetmiş metre çapında bir Hilâl yapmıştık.
Senin de emeğin vardı,
Sen de taşımıştın taşları küçük küçük,
Minicik ellerinle.

Hilâl’i beyaza boyamıştık, yıldızını da…
Bir de altına asker amcalarının kanlarıyla,
“ Bu vatan hepimizin.” deyip;

“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır.”
Diye yazmıştık.

Küçüğüm;
Şimdi hissediyorum ki; gözlerin yaşardı,
Süzülüyor kırmızı yanaklarından,
Damla damla, sessizce.

Ağlama küçüğüm, ağlama, kimse görmesin.
Git ve;
Bir tutam gözyaşı bırak,

Bir tutam sevgi bırak, gizlice…

Hüseyin İhsan Sönmez
Kayıt Tarihi : 29.6.2006 15:42:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Nejmi Karadurmuş
    Nejmi Karadurmuş

    Şiirin mısralarında bize ait yaşam kesitleri vardı,
    Dünden bugüne yolculuk gibiydi...
    Yaşamın gerçeklerinin acı haykırışı.

TÜM YORUMLAR (1)