** Bir İstanbul Masalı **

Kenan Mim Eryiğit
183

ŞİİR


14

TAKİPÇİ

** Bir İstanbul Masalı **

I-

İki kıta üstünde yedi tepeli şehir
Masmavi turkuvaz renk, surla çevrili nehir

Kıtalar silsilesi bir denizle ayrılmış
Çağlar üstü geçmiş çağ , güzellik kayırılmış

Aşk pranga vurulu sevdalıklar mahpustu
Yedi tepeli şehrim, yedi renk iklim sustu

Ortaköy’de çay vakti masmavi Boğaziçi
Bir dalmışım derine işte canımın içi..

Pervane ateşlerde yansa da düğünüdür
İstanbul benim için şimdi Eminönü’dür

Eyüp Sultan makamı huzurun diyarıdır
Kul el açınca naçar, zamanın ayarıdır

Püfür püfür esen yel, rüzgar borandan sakın
Çamlıca’da bulutlar tutacak kadar yakın

Geçmişte çıkılırmış kayıkla Sadabad’a
Marmara’da dizilmiş bak inci inci ada

Nazenin bir gelindir deniz üstü dokusu
Adalar’ın geniz yakan bitimsiz çam kokusu

Dertlerine denk var mı, kendisi ayarında
Ne sırlar saklı Bebek, Rumeli Hisarında

Kim bilir niceleri ne sebepten vurulmuş
Sarıyer ta ezelden sevda ile kurulmuş

Laleler Emirgan’a nasıl da yakışan süs
Lalesiz kalan semtler renksiz hayata küs

Kalamış’ta mehtaba Münir Selçuk çıkılır
Sıralanmış yalılar nağme nağme yıkılır

Kadıköy mekanıdır kaçak buluşmaların
İmkansız şarkısıdır yitik kavuşmaların

Katibimle Üsküdar birbirine yakışır
Üsküdar mazidendir, oradan izler taşır

Kızkulesi yapyalnız ummanın ortasında
Herkes ne keder yaşar kendi iç dünyasında

II-

İstanbul şehrim benim, tutkum zamanlar üstü
Yoksun diye şehirde martılar bile küstü

Rengarenk süslü şehir matem içre solmada..
Yol yorgun yolcu yorgun, günse akşam olmada..

İstanbul ah İstanbul, hayal umut dünyası
Sil artık gözümüzden keder gözyaşı pası

Hep bir koşuşturmaca, kalabalıklar yığın
Sicim sicim yağmurlar üzerimize yağın

Kapanmış kapılar belki açılır bize
Kavuşuruz karanlık gecelerden gündüze

Zamana geçer hükmüm yok bir bunu bilirim
Tek sevdayı tanırım önünde eğilirim

İstanbul gibi güzel gözlerin vardı gülen
Mutlu günler şarkısı dilden dile süzülen

Nice gönül dostları toprak altı gömülü
Nice sağ dediklerin sanki yaşayan ölü

III-

Abbasağa parkında koşturan çocukluğum
Beşiktaş Beşiktaş’ım tarihe yolculuğum

Bir çocuk olsam yine sallansam salıncakta
Anne diye ağlasam yumuşacık kucakta..

Arnavut kaldırımlı taşlarda yürüyenler
Sahi diye koşturup endamı sürüyenler

Büyüdükçe değişti dostluk vefa yittiler
O güzelim insanlar nerelere gittiler?

Küf kokuyor mahzenler yıllar yorgun ben yorgun
Yitik sevda peşinden vurgun üstüne vurgun

Gergef işleme tarih, sokaklar kıvrım kıvrım
Burada nefes alır, burada bahtiyarım..

Yaratıcının lütfu rengarenk deniz kıyı
Martılar yüz yıllardır söyler aynı şarkıyı

Sis, fırtına, kasırga..ne gam keder izinden
Vazgeçer mi hiç martı sevdiği denizinden?

Kenan Mim Eryiğit
Kayıt Tarihi : 19.11.2017 13:13:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Hasan Hüseyin Özak
    Hasan Hüseyin Özak

    Yahya Kemal i anımsattı , onun tadını verdi şiiriniz . Tebrikler

  • Resmiye Mümün
    Resmiye Mümün

    harika bir çalışma olmuş....İstanbul'u pek güzel tasvir etmişsiniz...emeğinize, yüreğinize sağlık efendim...kutluyor, saygılar sunuyorum

  • Işık German Ersoy
    Işık German Ersoy

    * Haftanın Şairleri * 2. * si seçilen Osmanlı Türkçemizle yazdığınız Divan Edebiyatı tarzı
    mısralarınızı sonsuz kutluyorum...

  • Öznur Karayumak
    Öznur Karayumak

    Emek dolu dizeler. İstanbul'umuzun lirizm ile bütünlenerek tasviri.
    Kutlarım değerli kalem dost.
    Başarılarınız daim olsun.

  • Yusuf Değirmenci
    Yusuf Değirmenci

    Hep bir koşuşturmaca, kalabalıklar yığın
    Karabulutlar yağın, üzerimize yağın


    değerli dost şiiri geç okudum çünkü 98 yaşındaki babamı ziaret için Amasya ya gitmiştim şiire gelince İstanbulu eski kalemlerin esintilerini de yansıtarak bir nostalji yakalamışsınız ancak yukardaki o iki mısra tüm nostaljilerin üzerine isytanbul da yaşayanlar için bir sünger çekmiyorsa eğer şiiri severek okurlar kutlarım ben istanbulu çok az bilirim kalabalıklarda yok olma korkusu ,le gider gelirim kutlarım

TÜM YORUMLAR (21)