Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor!

Arif Nihat Asya
47

ŞİİR


151

TAKİPÇİ

Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor!

Şehitler tepesi boş değil,
Biri var bekliyor.
Ve bir göğüs, nefes almak için;
Rüzgar bekliyor.
Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye;
Yattığı toprak belli,
Tuttuğu bayrak belli,
Kim demiş meçhul asker diye?

Destanını yapmış, kasideye kanmış.
Bir el ki; ahretten uzanmış,
Edeple gelip birer birer öpsün diye fâniler!
Öpelim temizse dudaklarımız,
Fakat basmasın toprağa temiz değilse ayaklarımız.
Rüzgarını kesmesin gövdeler
Sesinden yüksek çıkmasın nutuklar, kasîdeler.

Geri gitsin alkışlar geri,
Geri gitsin ellerin yapma çiçekleri!
Ona oğullardan, analardan dilekler yeter,
Yazın sarı, kışın beyaz çiçekler yeter!
Söyledi söyleyenler demin,
Gel süngülü yiğit alkışlasınlar
Şimdi sen söyle, söz senin.

Şehitler tepesi boş değil,
Toprağını kahramanlar bekliyor!
Ve bir bayrak dalgalanmak için;
Rüzgar bekliyor!
Destanı öksüz, sükûtu derin meçhul askerin;
Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye
Yattığı toprak belli,
Tuttuğu bayrak belli,
Kim demiş meçhul asker diye? ...

Arif Nihat Asya
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • akmetin
    akmetin


    Şehitler tepesi boş değil,
    Toprağını kahramanlar bekliyor!
    Ve bir bayrak dalgalanmak için;
    Rüzgar bekliyor!
    Destanı öksüz, sükûtu derin meçhul askerin;
    Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye
    Yattığı toprak belli,
    Tuttuğu bayrak belli,
    Kim demiş meçhul asker diye? ...



  • bogaz
    bogaz

    Şiiri kıt'alara bölerek koymuşsunuz ve imlâ hatalarını da düzeltmişsiniz. Çok daha iyi olmuş. Teşekkürler. Selamlar.

  • bogaz
    bogaz

    Aşağıdaki güzel şiiri birkaç kıt'aya ayırarak yazarsak daha hoş durabilir.
    Şeklini şiir üzerinde arz ediyorum. Teşekkürler.

    Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor!

    Şehitler tepesi boş değil,
    Biri var bekliyor.
    Ve bir göğüs, nefes almak için;
    Rüzgâr bekliyor.

    Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye;
    Yattığı toprak belli,
    Tuttuğu bayrak belli,
    Kim demiş meçhul asker diye?

    Destanını yapmış, kasideye kanmış.
    Bir el ki; ahretten uzanmış,
    Edeple gelip birer birer öpsün diye faniler!
    Öpelim temizse dudaklarımız,
    Fakat basmasın toprağa temiz değilse ayaklarımız.
    Rüzgârını kesmesin gövdeler
    Sesinden yüksek çıkmasın nutuklar, kasideler.
    Geri gitsin alkışlar geri,
    Geri gitsin ellerin yapma çiçekleri!
    Ona oğullardan, analardan dilekler yeter,
    Yazın sarı, kışın beyaz çiçekler yeter!

    Söyledi söyleyenler demin,
    Gel süngülü yiğit alkışlasınlar
    Şimdi sen söyle söz senin.
    Şehitler tepesi boş değil,
    Toprağını kahramanlar bekliyor!
    Ve bir bayrak dalgalanmak için;
    Rüzgâr bekliyor!

    Destanı öksüz, sükûtu derin
    Meçhul askerin;
    Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye
    Yattığı toprak belli,
    Tuttuğu bayrak belli,
    Kim demiş meçhul asker diye? ...

    Arif Nihat Asya

  • Alaattin Can Çini 2
    Alaattin Can Çini 2

    yaptın yapa Çanakkale Anafartalar'ı benim şiirim

  • Alaattin Can Çini 2
    Alaattin Can Çini 2

    okulumuzda bunu coşkuyla okumuştum

  • Dilara Mergen
    Dilara Mergen

    bu şiiri okulumuzda yapılan törende büyük bir gururla okumuştum..

  • Nevin Subaşı
    Nevin Subaşı

    Bu çok anlamlı dizelerin ustasını saygı ve rahmetle
    selamlıyorum.

    Değerli emeklerinden dolayı hepimize 'günün şiiri' bölümünde 'gökkuşağı gibi renkli' şiirleri tanıma izleme ve feyz alma fırsatı sunan 'seçici kurula' çok teşekkür ediyorum.

    Rüzgârına kapıldığımız sözcükleri ve onların çağrıştırdıklarını bizlerle paylaşan değerli yorumcu ve üyeleri ayrıca selamlıyorum.

    İzninizle, Sıvas'tan sesimize ses katan sevgili Nadir Sayın'nın çok katıldığım tespitlerinden yola çıkarak

    'Ben Merkezci Birey' ve onun doğal sonucu olan 'Ben Merkezci Toplum' kavramına kısa ve fakat öz olduğunu zannettiğim, tarifi yerindeyse 'Tennure Açmak' denebilecek bir onuru paylaşmak isterim.

    İtalyan yazar, Susanna Tamaro 'Her Sözcük Bir Tohumdur' isimli çalışmasında şahsen çok paylaştığım şu ifadelere yer verir.

    'Yirminci yüzyıl, yeni binyıla 'Ahlâk ve Görecilik' diye tanımlanabilecek saatli bir bombayı bırakıp gitmiştir.

    Hepinizin de katılacağını zannettiğim hızla tüketen ve hızla mutsuz olan, sosyal ve duygusal gürültüye kapılmış bireylerin vardığı son durum bu tespiti
    doğruluyor.

    O halde ne yapılmalı ki herbirimizin başka yönlere savrulmadığı, benliğini tamamen yitirmeyeceği, doğuştan geldiğine inandığımız 'bilgelik' denen kadim fakat yeniden keşfedilerek, insan ve ona ait değerlerin 'özüne' sadık kalınabilsin?

    Ve artık çocuk olamayacak bireylerin hâlâ gülümseyerek bakabildiği başka ve bir çok derin acılarına katık edebileceği;

    'o' birden fazla anlamı içinde barındıran, besleyen ve büyüten çocukluğu, hangi plastik yahut mekanik oyun bulmamızı kolaylaştırır ve

    'Kutu Kutu Pense' kadar hepimizi gülümsetebilir?

    Bunca duygu yüklüyken..


    Saygılarımla

  • Şükriyece
    Şükriyece

    okul yıllarından bu yana çok sevdiğim bu şiiri bir kez daha okurken gurur duydum.

  • -sahra_
    -sahra_

    bugünün özelliğini en iyi anlatan şiirlerden biri...! başta şairimizi vesonra şiiri seçenleri tebrik ediyorum!

  • MTÜRKOĞLU
    MTÜRKOĞLU

    'Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,
    Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır”
    *****************
    ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN...

TÜM YORUMLAR (32)