Bir Ağrı Dağı Efsanesi Şiiri - Numan Oku ...

Numan Okuducu
27

ŞİİR


12

TAKİPÇİ

Bir Ağrı Dağı Efsanesi

Bir yol ki yaşadığın hayat,
Bu yolda herkes sana musallat,
Kelebekler kadar mutlu olmak için,
Onlar kadar anlamlı yaşamak gerek.

Yazılan bir kader var,
Yaşanacak kederler,
Ağrı Dağının heybetinde,
Bir sabah vakti şehre girerken,
O sisli manzara,
Ve yeşeren krizantem çiçekleri,
Her biri bir insanlık abidesi.

Ahh, O güzel insanlar,
Memleketin her köşesine,
Belli ki dönmemek üzere gittiler…

Kalkıyorsun mesela bir sabah,
Karşında bütün heybetiyle Ağrı Dağı,
İçinde yaşama sevinci,
Ve hiç gitmemiş o kar.

Geceleri daha bir farklı olur Ağrı Dağı,
Çaylar dolar,
Kül tablaları dolar,
Çaylar biter,
Bardaklar izmarit dolar.
Ama gece hiç bitmesin istersin,
O soğuk Iğdır gecelerinde,
Bir birini sevmenin sıcaklığıyla kalırsın,
Ve ayrılık korkusuyla yaşanmaz geceler.

Ne diyordu Yılmaz Erdoğan;
Ağrı Dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan Doğubayazıt'ın herhangi bir toprak damında…
Belli ki şair, hiç bizim baktığımız yerden bakmamış Ağrı Dağına,
Ama “ben senin beni seve bilme ihtimalini sevdim” cümlesindeki “Ben” bizlerdik.

Işıl ışıl parlayan yolları yok belki,
Umut fısıldayan sokakları…
Ama kimsenin kimseye olmayan mecburiyetinden,
Gösterişsiz bir kardeşlik bağı var.

Güneşi memlekette ilk görmenin sevinci üzerinde,
Zaten o da yılda birkaç ay...
Yeni bir sayfada başlamak diye bir şey olmadan,
Kürt, Türk, Arap, Azeri,
Kardeşçe yaşamak,
İşte yaşamak duygusu bu olsa gerek.

Numan Okuducu
Kayıt Tarihi : 26.2.2016 01:42:00
Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Kürt, Türk, Arap, Azeri hep birlikte kardeşçe yaşama fırsatı bulduğumuz yer, Iğdır... Ve sevginin sembolik olarak yeşerdiği Ağrı Dağı manzarası. Dostlara selam olsun...

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!