Sessiz Şehir Şiiri - Özlem Çay

Özlem Çay
115

ŞİİR


6

TAKİPÇİ

Sessiz Şehir

hayatın dokusunu işlerken,
umut yeşilini maviye boyardı ellerim
düşleri bebek mavisine,
ki saftı, deniz gülüşüydü yüzü..
gün doğumunda esen sabah yeli vurur şimdi
usulca şehrin tenine,
terin bulaştığı güne asıyorum
gözlerinin masumiyetini..

yalnızlıktan muzdarip sabahların,
sessizliğe müptelâ eden etkisini öğrenirken,
bağımlılığın senli yanlarını bırakıyorum düne.

hissizliğin mızraktan daha hızlı sirayet ettiğini,
masalsı düşlerin orta yerine saplandığında fark ediyor insan,
ve pembenin renk kartelasından şiddetli düşüşünü seyrediyorum..

yorgun tahta masam daha ne kadar yük taşır
bilmiyorum,
ama işte yine çöküyorum usulca başucuna.
iki boş bardak bir şişe lâl..
bardaklara dolduruyorum sevdayı,
tanrıların gazabından seğirtip
provasız ömrün
pervasız yolcusunu uzun uzun beklediğim
masa ve ben..
kaç gün,
zihnin ıssız odalarına
sessiz birikintiler süpürdüm?
kaç geceye gün kurusu kelimeler defnettim
bilmezdi
çaylak gülüşlerim bir ömür sürer zannetti...
bilmezdim,
yalnızlığı kaç odalıydı hiç söylemedi,
ben de saymadım.
eşiğini açtığım her oda uçurum,
kaçını kapadım görmedim.
baktığım pencere kırağı.
ha desem buz kırığı.
canı dar,sesi çatal
kaç sus'u var, bilemedim.
olur'un olmadığı, kül'ün yutmadığı
kaç söz vardı
akla sır erdiremedim...

yorgun günlerin uzadığı
yaralı evin pervazlarında bükülürken sokak,
gelirsin diye
bahar dalları açmış harflerimin,
gidişinle
güz sancılı yapraklardan
şiir olup
döküldüğünü gördü şehir...öz/__

Özlem Çay
Kayıt Tarihi : 19.5.2024 03:28:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Özlem Çay