Berceste - Beyaz Şairler Kahvehanesi Ga ...

Engin Demirci
670

ŞİİR


48

TAKİPÇİ

Berceste - Beyaz Şairler Kahvehanesi Garip Çoban Sıradışı Hikmet Arayışları-www.beyazrenkler.org/forum

Berceste - Beyaz Şairler Kahvehanesi Garip Çoban Sıradışı Hikmet Arayışları-www.beyazrenkler.org/forum

----------------------------------------

Nezaketimi sonuna kadar istismar eden dünya inanılmaz şey
Üstat olan sevgilinin elinde nice yıllar gönlüm çocukmuş
Sıkılmıştım susmak bilmeyen kalbimden
Bilmiyordu ey sevgili seni
Bır şey konuşmuş olmak için sabahlayan aklımın gôzleri durumumu soruyordu yıldızına

Erdemlerinden söz etmeye başlıyordu kutubun
Kolayca ele geçirilen saflığım tökezliyor kalabalıklarda
Ben sustukça sırları birer birer saçıldı ortalığa sevgilinin
Konuştukça sözün dolaştığı yere şaşıp kaldın
Cümlenin dilindeydi bir kuşkun
Oysa tutuşan yanım büyümüştü aşkına
Tekrar görüşeceğiz hiç'e gelince,
sana bıraktığım mektubu okuyacaksın her gece ruhunda
Son yolculuğum olacaktı giderayak

Ateşim sensizlikte bedenimi taşıyamaz halde ruhum külün
Neşeli ol ki nereye gittiğini bilmeyesin
Seni fark eden gönül şehrinden gülümseyerek selamını alsın
Dokunaklı sessizliğin hu lafzında olsun
İlla lafzını bozmak isteyen önünde çömeliyor kul olduklarına
Şey'lerim hiçlik makamına doğru çekiyordu fetih suresiyle
Beni yalnız bırakarak giden benimle dostlarım arasında yolculuğum
Aç gözünü bir gün canından ayrılacaksın diyor bir ses
Bu ömür şarabı, aşk şarabına benzemez
Nereden geldiğini bilen sevgililerim var

Saat gelip de ruhum özgürleşince beni de bıraksınlar
usulca toprağa yeniden dirileceğim
O zaman sevgilim duaların bana taze hayat bağışlayacaksın

Ezeli şarabı doldur gönlüm zindana kapatılmış
Can ver çobana halvette gölgeden bir daha dönmemek üzere ayrıldım
Birinci semanın feleklerinde arayın beni şerha şerha yarıldım
Kötü gözle bakmaz, ışıl ışıl yüzler

Baştan çıkarilmış olsada bedenler,
ruhaniler ancak kafdağının ardında son bulur
Ve aziz ömrümüzü heder ettikçe görebileceğimiz bir şey yoktur
Erdemlerini evrenin dört bir yanına yayılmış olanları arayınız
Kalkıp asi beni yorasın, vakit kaybetmeksizin aşk şarabını içiriniz
Şimdi sadece gözüm kamerde bu yüzdendir şikayetim
Toza dönüşeyim şemste
Çamur olayım zuhalde
O zaman ilkbahar olacak bedenim
Filizleneceğim çamurun içine sıkışmayacak ruhum

Ve merhaba kainat yolum üstünde tuzaklar kuransın
Yaptıklarımın karşılığı kevserle cennetini içtikçe ölüp bağışınla dirileceğim
Göz kamaştırıcı nizamını çok sevemedim
Kenarda oturdum yıllarca,
bir heyula gibi yükselmek için eşiğine koydum bedenimi ey sevgili
Şimdi gücün nedir?
Yapayalnız kaldım, benden razımısın?
Görüyorsunuz, ben sizden önçe dışardayım diyor bir ses
Niçin böyle olduk diyor bedenim
Kandık feleğe kuklamız aynada
Toparlanıp gidenler gençlik demimiz
Ne zaman geldi beyazlar, ne zaman gitti ak'larım
Hayat o, üç bağıracağım söyledi
Görebildimi gözlerim? dün gibi hatırlıyorum
İstişarelerimdeki pir; bir gönüle iki sevda sığmaz demişti

Sen öğütlemiştin, bana yaptığın en büyük iyilik bu idi
Senin etkin var iç kalemde dünyanın celalisin
Görüp benden uzaklaş diyor duaların dipnotu
Hayal kırıklığını yaşatmıştın hatırlıyor musun,
sana bir kezinde dediğim iyilik bu idi
Ah o aklı ve tedbiri tümüyle terk ettim ey sevgili
Ben kısa bir ara vermedim seferindeyim
Gömüldü gitti gözünü hırs bürümüşler
Bir ummanda ihtirasıma üç kez bağırdım
Dualar benim tedbirime vermiş ayaklanan yanımı
Sanki o ben değildim kulluk bilincinde
Nasıl haykırmıştı o, sonrasını dinlememiştim
Çıkarıp yere sermişim yerimi
Bir çocuk olarak çıktım kendimden
Ecel pençesi öyle çarptı ki, dört bir iklimde susun diyor ses

Ona veda ederken, sükûn içinde, dilimden dökülen kelimelere susun dedim
Bu tuhaf özür dileyiş derin bir uykudaydı
Semanın billurlaştığında, ne ısık ne gölgeden ayrılmıştı
Seyrediyordum soylu kılıyordu yansıyanlar
Meydan okuyan bir şey vardı burda varda
Dışarıdaki ışık kendisinde toplanmıştı sunun bana beni
Haykırarak yasından giden üç beş adımda

Yorgunsun merhabaya, safa geldin başla son bitiştim
Neyi istersen anlat, suya benziyorum, artık beni göremezsiniz
Konuşacak başka şey yok mu bu yolculuktan? sandın
Bize ait değerlerde şey'le, hiçe baktım
Bu sabah buna uyandım, peki, ne anlatayım?
Zahirime bakma, bulanık su durulmaz şöyle bir karışmadan

Teslim mi olsun? kalbimin aynası kirden pastan arındı
Öyle kör döğüş, hem görmüş, hem görüşmüştü kimim kimsemde yok
Zan ve gıybetti onu gördün mü?
Döğüşmezsen ölürsün, kurtuluş buradayım diyor ya
Kim inanmaz güneşle boy ölçen bir ziyaya?
Hüsnü zan ile sui zan arasında bir yer burası
Seninle kendimin arasına düştüm, o berzaha girdim
Engini altüst eden bu rüzgârın adına sessizlik de sükuna erdi
Seni bilmiyorum, ötekinin sisinden hiç bahsetmem
Söyleyen ben değilim, ben değilim anlatan
Anlamadan anladım bütün dediklerini
Sırmaya hükmeder o sırmasız olsa bile gizli hallerini arayanlar aldanır
Nasıl anlatayım, sular duruldu içimde gizlilik örtüsü serildi

İçime bakınca görebilirsiniz beni
Verdiğin bir damlacık nurla gönlüm parladı
Biz neler kaybetmedik?
Elimizde kalan ne?
Burada hiçbir şey görünmüyor
Beni iksir eyleyen beni yerde görüyorlar uzak yakın
Boş yere beklemesin gelmeyen rehberi dedi bir ses
İçim rahmete, dışım zahmete dönüştü hüzme hüzme
Bir düşün, ne hiç kaldı ne ben
Onu ben buldum bir dildir, şifa veren belki isa'nın eli
Varlığımı inkâr ediyorum ben, vay halime
Sorusuz cevapsız bir yerdeyim
Gece yollarda hıçkıran bizdik

En büyük payımda kim benim sahibim
Haberim yok, gönülden gönüle
Sana uğurlar olsun, ayrılıyor yolumuz ruhumun dönüm yeridir,
yeni bir şehrâha sapıyorum

Bu tamamiyeti her şeyden evvel enginleştirerek yükselten ıztırabım
Gönülde akan sır, asıl muhitini buldu, asıl hedefini gördü
Başka bir yolda, cesur ve coşkun yürümeye koyuldu kendisi bu
Umudu yıkılıyor kelimebaz olanların
Sessiz yüzleşmenin ruhiyatında sevginin çarpıntısı
Mülayim duyguların gölgesinde sonbaharla sona doğrumu?
Hasıraltı edilen her şeyi yazıyor melekler

Açık mektuplar empati üzerine yazılmış çapraz oyunlarımızda
Çok üzgünüm cevapsız kalan sorularınıza
Yüreğimi sızlatıyor ilham perisi
Aşk nerdesin kanımdaki barut sonsuz
Günışığında son durak, içten gelen dehşetin soluğu
Aşk tesadüfleri sever İnsan neyle yaşar?
Ben insan değilmiyim?

Ey sevgili ne seni görecek göz, ne ismini anacak dil yok bende
Çünkü bu muammanın hikmeti ne bu divanede
Bütünü geride bırakıp, sessizlik diyarına çekildim
Görüyorsun kımıltısız bir gölgeyim sonla başın bitiştiği arşta
Henüz reşit olmadım sevmeye
Söz etmek istemiyorum benden
Ben çoban yıldızına bakmıyorum artık,
ayda kayboldum örtüldü gözlerim
Buna nazar diyorum
Ona doyamıyorum, demek ki sen görmüyorsun
Senin göründüğün yerde insanlar toplanmış, el bağladım
Herkes hiç öldünmü dedi bana
Herkes kalbini bir bağla bağlamış, bir ses eyvah eyvah seninle çok aşinayız dedi
Bilmeyene söylüyorsun, iki çaresiz ve iki garibiz
Bu aşk parçalayıp küçülttü bizi

Aşkın mahremiyeti duada yaşamaya devam ediyor
Sen neymişsin be aşk
Kime derler sorarım muzdarib diye
Hangi ruh ermiş o sırra bilmem
Sevgilinin manzumelerini okumamak için insanın sadece gözleri değil,
gözlerinden ziyade gönlü örtülü olmalı
Günden güne damla damla azalan,
damla damla kuruyan sevginin bağrındaki çeşmede hıçkıran,
hıçkıra hıçkıra biten çeşmede sevgili
Senin yaran kapanmak nedir bilmez, derindir
Bir ıztırap var, büküle büküle sesinizle içimize dökülen
Bu ıztırabı anlıyor fakat yine soruyoruz
Sevgili dualarla işleyen yarama bir teselli serinliğiyle serpiliyor teheccüdde
Sonsuz aşk ıztırabıyla yoğrulmuş sanki bir intizar gecesinin azabında

Suda halkalar doğmaya başlayan bir güneşin ilk ziya serpintisi bir vaad aşk
Ancak hasta bir ruhun
eski şark musikîsi gibi çok güzel duyan ve söyleyen
Belki bir dert ile avutur cümleleri yasıyla bağrın doludur
Coşkun ruhlu aşık, maşukun sevgisini,
gönül çırpınışını ve haykırışlarını, feryatlarını ne güzel yaşatıyor aşkla
Nur-u dilarada okuttu aşkı

Aşkın halleriydi içten içe kaynıyordu boş sözler
Bedenim kabre konulmak üzere uyanacak
Neyle uğraştığım güçsüz bedenime inat üstü örtülmemiş sözlerle cevap verecek aşkım
Hiçbir kimse yoktur ki, aslı olmayan hikaye anlatsın
Ey sevgili nasılda susadım son nefeste
seni tanımaya çalıştım beni bağışla biz sarhoşken

yed17:4804102009
Berceste - Beyaz Şairler Kahvehanesi Garip Çoban Sıradışı Hikmet Arayışları
http://www.beyazrenkler.org/forum/showthread.php? t=21788

Engin Demirci
Kayıt Tarihi : 2.11.2009 16:52:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Sahra Yaren
    Sahra Yaren

    Aşk eğer nihayete erdiriyorsa değerlidir..
    Ellerinize sağlık sayın Ergin Demirci

    Cevap Yaz
  • Nurhayat Nalçacı
    Nurhayat Nalçacı

    Billur bir zemzem akıyor, aşktan erimiş demirin sinesine.Kaynıyor, kaynatıyor kaynak; engin esması diliyle.

    Cevap Yaz
  • Sabriye Babaoğlu
    Sabriye Babaoğlu

    Hiçbir kimse yoktur ki, aslı olmayan hikaye anlatsın ................
    ben burda kaldım tıpkı hiçliğimin üzerine yapışan yalnızlık gibi...hani sen dolu insanları görüpte üşümedim değil ama en çok karanlıkta soğudu düşlerim...
    Engin!
    yürekten konuşuyorsun susma olurmu?

    Cevap Yaz
  • Gülşen Gülmez
    Gülşen Gülmez

    Kalemine kurban ablacım çağlamışsın yine harikaydı....Güzel yüreğin dert görmesin...DUALARIMDASIN :=)

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (4)

Engin Demirci