Son Model Bir Telefonum Olsaydı

Talat Uzunaslan
155

ŞİİR


28

TAKİPÇİ

Son Model Bir Telefonum Olsaydı

1
düştük yollara bir işgal vakti
annemin kucağında küçük kardeşim
babamın sırtında battaniye, bir kaç tandır ekmeği.

geçtik bilmediğimiz yollardan, hiç görmediğimiz yerlerden
kaç güneş doğdu, kaç güneş battı hiç saymadan
genç, yaşlı, çocuk gidiyorduk uzaklara.

yıkık dökük duman yükselen evimize baktım en son
nereye, niçin sürüldüğümü bilmeden
üstüm başım kan toprak içinde.

benim de son model bir telefonum olsaydı eğer
kurşun yemiş cesetleri geçtiğimiz yerlerden
bombalanmış şehirleri gösterirdim sizlere.

2
benim de son model bir telefonum olsaydı eğer
en güzel renklerini resmederdim denizin
taze gün ışıkları altında ışıl ışıl.

sererdim ben de bir kuş sütü eksik soframı
karadeniz'in en güzel çayını demlerdi annem mis kokulu
fırından taze çıkmış ekmeği bölerdim ikiye kendi ellerimle.

babamın tam karşısında otururdum en çok
"tabağını bitir" demesini beklerdim bıyığının altından
benim de altın değerinde bir nazım olurdu elbet.

kardeşimin gülüşünü resmederdim ağzına götürdüğü lokmadan çok
bir havuzun kokmuş suyundan ziyade avlusunu eski evimizin
ürkek gözlerini arığa konup su içen serçelerin.

3
bir fırsatım daha olsaydı eğer geriye dönüp
şükrü eksik etmezdim dilimden demokrasi hikayeleri dinlemektense
uğrumda ölenler için dualar ederdim şikayet etmektense.

yollara düşüp sonra her bir çiçeğin, her bir ağacın
nefesimle dokunurdum dallarına, yapraklarına
yüzümü sürterdim bu eşsiz ülke topraklarına.

yaprakların arasından sarkan inciri
sabah serinliğinde bahçelerden yayılan nane kokusunu
tarlasına giden çiftçinin selamını arzulardım en çok.

sonra dağları, ormanları seyrederdim yemyeşil ovalardan geçip
bir dere kenarında serin sulara gömerdim ayaklarımı
yırtık paçalarımı çemreyip.

4
benim de ay yıldızlı bir al bayrağım olsaydı eğer
sizin kadar ben de şanslı hissederdim kendimi
kim bilir belki ben de Türk olurdum büyüyünce.

öyle bir şansım yok işin doğrusu,
akdeniz'in bilmem kaç metre dibinde
bir gece vakti sardı kollarına ölüm uykusu.

son model bir telefonum olsaydı eğer
resmederdim üstümüzden geçen martıların gölgesini
en çok da maviliğini denizin güneş vurduğu vakit
yanı başımda annemin cansız bedenini.

kardeşimin küçük parmaklarından yansıyor
bembeyaz avuçlarında parlıyor gün ışığı
gözlerini görseniz; gözleri iri, deniz rengi.

tabi ki yaşamıyorum artık, vicdanlarda yerim
yıkık dökük bir köyde kaldı son resmim
ama son model bir telefonum olsaydı o zaman görecektiniz.

bıyıklarını çekerdim babamın, annemin gülen yüzünü
gözlerini kardeşimin deniz rengi boncuk boncuk
ve kendimi en son, hani hep dediğiniz "Suriyeli" çocuk.

Talat Uzunaslan
Kayıt Tarihi : 14.8.2020 18:43:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!