Belkilerde S'akladığım Ruhsal Aydınlan ...

Hayrettin Taylan
1968

ŞİİR


21

TAKİPÇİ

Belkilerde S'akladığım Ruhsal Aydınlanmanın Gün’eşisin Şulenar

Şimdi,yüreğimin yasak kentisin, surlarının etrafı mayınlar döşeli.Sana gelmek için kendime gittim. Seni sordum kendime, henüz kendine gelmemişsin dedi.Kendine geldiğinde o sana gelir dedi.M’ayınlar arasında bir elif olur gelir s’ana dedi.

Her his alışımda patlıyor onun m’ayınları .Bu ebcet hesabına sığaca parçalanışım kalmadı.
-Üstbenliğim dile geldi:
-Usunun hakimi ol, yargıla sevdayı.Akıl ile aklın arasında kalan her duyguyu terazinde tart.Aranızdaki ölçüsüzlük dilimlerini harflere giydirip duyguların kitabı olunuz.

-Sevdiğini sakla dedi kaderin gülü:

-Onu yüreğinde bir yerde sakla.

Dedim ki:
…:
Benim de onun da zor bulacağım bir yere sakladım. Yüreğimde onun Everest tepesi var belki orada saklarım.

Kalbimde tutkumuzun Atlas Okyanusu var.Belki Bermuda Üçgen’inde saklarım.İkimizin sevgisi, ilgisi, ruhu, özlemiyle örülü Tac Mahal var.Belki onun aşk kubbelerinde saklarım.Belki, Şah Cihan gibi onun uğruna ölümsüz eserler yazıp gönlünde yaşamayı denerim.

Belki dünyanın efendisi, sonsuz nurun ruhu, yüzü suyu hürmetine yaratılan bu dünyanın, bütün dünyaların Efendisi, Peygamber Efendimiz’in yaşadığı, doğduğu, Mekke yada Medine sokaklarında gömerim. Hep mistik koksun, hep aziz kalsın sevdamız

-Belki, Eyfel ‘de bizim yüreğimizin bayrağını asan gerçeğe saklarım.Belki,Pizza Kulesinin içinde karışık pizza duygularımızın içine…

-Belki onu asılışımın hatrına, onunla asılacak yarınlar adına, onun aşk bağlarının bağıl hatırı adına Babil’in Asmalarında saklarım.

-Belki Cebelitarık gibi saf su ile tuzlu su gibi mucizenin ortasında saklar ve hep öyle saf, temiz, net samimi kalsın diye orada saklarım.

-Belki müjdeli şehir, Yeditepeli şehir İstanbul’da.Ki onu burada sevdim, onunla burada akacağım aşkın surlarını aşıp en gizemli anlara gideceğim. Belki İstanbul’da bir güzeli severek İstanbul’u daha çok sevdiğim için burada saklarım.

-Belki, içim zaten Çin gibi. Ona varmak zaten Çin Seddi gibi. Belki birbirimizi tanımak, birbirimize daha kolay varmak için onun ve benim Çin gibi içimizde saklarım.

-Belki bir yapboz gibi bütün parçalarda onun olduğu tümlendiği bir gizde saklarım. Onunla binleri bir ettik, onunlar ikiyken bir olup milyonlarca hissin denizi olup yüz yüze güleç yüzlerle yüzdük, belki onun güleç yüzünde saklarım sevdayı.O güldükçe ortaya çıksın diye.

Belki onsun geçen bir saniyenin içinde saklarım ki her an onun yokluğuna zaman olayım, onunla zamana mana olayım.Onunla manalara derin sözler,aşklar, algılar ,sevdalar çeşnisi olalım diye.

Belki,her ömür bir tufan olan Nuh’un gemisinin olduğu dağa saklarım.Orada insanlığın, büyük sevdanın esintisi var.Hep onunla yüceliklerde eselim diye.
Belki her rüya bir uyanıştır diye bilinçaltının kızlığında saklarım.Onun en ince sınırını yaşamak için ,onunla en ince ayrıntıyı yaşamak için oralılığımda saklarım.

Belki her içlenişin bir notası vardır.Ona bestelediğim şarkının ortasında saklarım ki şarkımız baştan sona kadar bitmesin, hep çalınsın, hep tüylerimizi diken etsin diye…

Her ağaç bir kök ile su arasında aşkı yeşertir.Kökün aşkı sudur, suyun aşkı her varlık. Her varlık suya ihtiyaç.İşte köklerin ihtiyaç hiyerarşisinde seni saklardım, her kökten yeşeren dallarına meyve olsun aşk.Tadının adı olsun meyveler.Yaşanan her aşk tatlı bir meyve gibidir.Özünü tamlamıştır.Seni en derin dimağlara yazarım ki hiçbir güzelin tadı yanıltmasın beni.

Her dağ aslında sigarısını tüttürür.Dağın aşkı yüzündeki dumandır, esintidir. Belki hislerini bu esintilere teslim ederim ki rüzgar esintisini denklesin.Tutana, tornadoya dönüşmesin sevdamız.
-Dağın duman aşkı arasında sislerini saklarım ki o temiz hislerin hep beni kapsasısın.

Ya da güneş gibi her sabah aşkını bulmak için doğuşunda saklarım seni.Bütün karanlık düşleri, bütün kirli emelleri, amaçları, dehlizleri aydınlatan gün’eşe seni teslim ederim. Kadınsal ışıltının ışığı bitmesin diye.Salına salına yanımda olasın diye. Bir ışığın yüreği var sende.Bir gün’eşin doğum sancısı var gönlünde.Bense bütün dünyan.Hadi aydınlat yeniden beni. Beni aydınlattığım temiz sevdanın ortasında belki saklarım kendimi.Beni bul ey ben derim.
-Bak,yürek devletimin başkentin, bak,gönül soframın tadı, bak, ruhsal sevişmenin bakir hurisi, bak sarılmayı sarmaşığa öğreten sevi öğretisi, bak, bal dudaklarında tutku balı üreten valsın ruj gülü, bak,bağrımın en özel papatyası, bak helalim, ay yüzlüm,aşk yürüyüşlüm geldi.
-Ey ben, beni bul artık, bak betimleyemediğim Şulanarım geldi.

Hayrettin Taylan
Kayıt Tarihi : 24.2.2013 14:41:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!