Belirlenlerde ki Anlamsızlık ve Kendilik ...

Fatma Sezer
5

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Belirlenlerde ki Anlamsızlık ve Kendilik Sorgulaması

BELİRENLERDE Kİ ANLAMSIZLIK VE KENDİLİK
SORGULAMASI

Çakmak gibi açıldı gözlerim
Işık bütün şiddetiyle saldırdı gözlerime
Sanki biri siktir git bu masaldan der gibi fırlattı beni
İnkar edilemez
Ve tüm uzuvlarımı zincirleyen gerçekliğin içine

Umursamaz
Anlamaz
Seni sarıp sarmalamaz doğa
Bu kadar mı yabancısın bana
Oysa az önce
Gözlerimin ve zihnimin açılmasıyla
İçinden çıktığım rüya
Nasıl gerçek ve sahici geliyordu bana
Nasıl da bendi tüm görüntüler
Çarpıktı ama
Sahici dokunuşlara bırakmıştım kendimi
Her bir imge canlı kanlı dokunuyordu
Tüm duygularıma

Saniyelik bir yıkım
Ve belirsizlik anlarında
Anlamsızlığın İçime saldığı korkular
Dehşet verici bir gerçeklik ama
Gerçeğin içinde olmanın hazzıyla
Sokuluyordunuz bana

Haykırmak istedim bir an
Tepemden bana bakan şu umursamaz
Kendini rüzgara bırakmış çınara
Nedir benden üstünlüğün
Ben seni bu kadar anlamlarla yüklerken
Neden vuruyorsun anlamsızlığı suratıma

Doğruldum
Yasladım sırtımı taş gibi soğuk
Kendini canlı sanan çınara
Belirmeye başladı tüm doğa
Tek tek gibi görünüp
Toplu halde hücum ettiler uzuvlarıma
Ben bildiğiniz şairlerden değilim
Boğmayacağım sizi
Anlamsızca salınan nesnelerin
Çarpıtılmış duygularına

Hiçbir değerinin farkında olmayan
Zoraki varoluşların üstün anlamlarından sıkıldım
Sonu gelmez kaçışların,
Korku ve alçalışların çaresini
Aciz varlıkların doğasında aramaktan
Bakmalıyım zihnime
Ve ben dediğim geçmişimin tüm evrelerine
Bir yolculuk olmalı bu sorgulama

Hayat korkutuyorsa bizi
Güvensizlik içinde bıraktıysa çırılçıplak
Bölüp parçalıyor ve dağıtıyorsa zihnimizi
Karşına dikiliyorsa en vahşi duygular ve arzular
Savaşıyorsa bu duygularla
Tanısal değerlerin ve yarattığın vicdan
O zaman sorgulamalıdır insan

Ah şu ‘an’
Ne kadar anlamsız
Etrafımda cıvıldayan kuşların sesleri
Bozuk ve dağınık duruyor nağmeleri
Bir de derinlerden gelen uğultuların
‘Ne’ olduklarının ‘anlama’ tutsaklığı
Neye tutsak bunca varoluş
Kendini göstermeye mi tutsak
Benim içine çakıldığım şu ‘an’
Anlama bürünmek için
Akışa ve harekete mi tutsak
Ya zaman
Varlığını göstermek için
Sürekli bir var olmaya mı tutsak?

Ey insan
Sen de tüm bu anlamsızlık içinde
Kendin için

Susturuyorum tüm nesnelerin
Anlam akışını zihnimde
Adım adım değil
Büyük sıçrayışlarla varıyorum
Hayatımın zihnimde kalmış imgelerine
Belirmeye başlıyor tüm imgeler
İlk kendini gösterenler
Beni ben yapan olayların tortuları
Bölük pörçük bu tortular
Bir zamanlar canlı kanlıydılar
Çökeltilerin içinde çırpınıyorum
Ne zormuş diyorum
O çökeltileri tekrar bütünleyip hacim kazandırmak

Çocukken beni yönetemezken zaman
Hayat akışının parçalara bölünmediği anlar
Yaşanılan tüm kötü ve çaresiz olayların
Bir anlama bürünmediği zamanlar
Korkuların doğal
Mutlulukların kendiliğinden gelip gittiği anlar
Şimdi ‘şu an’
Oturduğum çınarın altında
Tüm çıplak anlamları ile
Zihnime saldırıyorlar

Tehdit edildiğin
Engellendiğin
Korktuğun tüm zamanlar
Çocukken çocukça bir dürtüyle silinip giderdi
Tüm yaşanmışlıklar
Yaşandığı ana saplanır kalır sanırsın
Ya da saplansın istersin gelmesin diye peşinden
Çocukluk işte saplandığını sanırsın

Ne zaman ki yıllar geçer
Çaktığın çivilerin esnekliği
Ve dolaşıklığını görmediğini görür gözlerin
Sonsuz kıvrılan bir solucan gibi
Peşinden gelir geçmişin

Dolaşmış bir ip gibi yumaklaşır
O çivilerin yarattığı dolaşıklıklar
Aklının ihaneti tüm hücrelerine bulaşır
Zihninde kaldırılamaz gülleler ağırlaştıkça ağırlaşır

Yıllar Sonra
Sırtını dayadığın suskun çınarın altında
Taşıyamaz olduğun için ağırlaşan bedenini
Sızlanırsın
Hareketsiz bırakır seni O güllelerin ağırlığı
Ve sen oturduğun toprağa
Çakılır kalırsın

Fatma Sezer
Kayıt Tarihi : 23.9.2021 07:44:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Fatma Sezer