Suzan abla ne var Allah aşkına
Silkeletmiyorsun, toz içinde diyor
Silkelemek istiyor
Üzerinde seviştiğimiz
Kiri pek belli etmez diye aldığım siyahlı halıyı.
Ya anılar da silkelenirse?
Yağmur Yağacak Yüreğe De
Selden Korkuyor Aşk…
Bir kedi miyav dedi yağmur yağdı
Sonra ben ağladım
Annem ıslama yüreğini
Kurutacak aşklar kalmadı dedi.
Hasretinle yağmurlar yağdıracağım
Dönmeyeceğim avuçlarına
Şiirler yazacağım avutmak için içimdeki çocuğa
Bilsem de her kelimede ağlayacak
Dönmeyeceğim
Kavrulmayacağım avuçlarında
Bir sandal yanaştı kıyıya
Ben martılara seni sordum
Deniz dediler ufku gösterdiler
Sandalcıya ver bi cigara dedim
Seviyorsun galiba dedi
Denize baktım sonra ufka
Bekledim gelmedin
Ölümü düşündüm
Gelmeyeceğini anladığımda
Ölüme yürüdüm
Sen geldiğinde ölmüştüm
Yine de hoşgeldin...
Sevdiğim
Düşündüm yol boyunca seni
Otobüs camında suretini unutmuş kadına bakarak.
Ağlayarak
Gidişime
Kalışına
Bekliyorum yollar şair olmuş
Dağlar analık eder
Kara tren usul usul ecel olmuş
Sevdamız meçhule gider.
Döneceksen yerim sırat köprüsü
Ne cennet
Gecelere sevda damlıyordu
Şehirdi çekilmez olan
Yokluğun değil
Hani rüyada koşmak istersinde
Kaçamazsın ya
Bağırmak istersinde
Saklı Bir Kent Kalır Senden Bana Arkadaş
Hani çocuklar uyur beşikler şenlenir ya!
Bir bahar akşamıdır
Çocuklar melek uykularında
Saklı bir kenti gezerler.
Beşiktir yüreğim artık.
Saçların Başkent
Gözlerin İstanbul
Nasıl geçilir bu ülkeden
Kal da beni bul.
Düşüp kaldığım yerdi
Üstelik vurandı İstanbul




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!