Başlamadan Biten Düşün Kahramanları

Fatma Avcı 2
226

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Başlamadan Biten Düşün Kahramanları

Sende ben tüm mesafeleri yok ettim hep yakınıma hep içime içime aldım seni ve hep içimdesin. Senin varlığınla büyüdüm ve senin varlığınla yol aldım yaşadığım hayattan seninle zevk aldım. Hüzünlerimi paylaştım seninle bir o kadarda sevinçlerimi. Açmaya korktuğum sırlarımın dinleyicisiydin. Benimdin ve hep benim olmanı istedim.

Karanlık gecelerin aydınlatıcı ayın ışığında bile gündüzü yaşayabiliyordum. Sus kelimelerinin bittiği yerde senle konuşmak senin aynadaki yüzünü görmek en büyük mutluluğum oluyordu. Bir alev karşısında buzlarım çözülüp aşkının sıcaklığıyla eriyor, bakışlarının çarpmasıyla kendime geliyordum. Alev alev yanarken küllerimden yeniden doğuyordum. Her adımım beni sana biraz daha yaklaştırıyordu…

Tam kendimi ararken sende buluyorum. Maziyi savurarak giderken rüzgârların ardından bakakalmanın en acısını yaşamak istemiyor bu yürek. Son durağa geldiğimi ve anılarımı doldurduğum valizimle inmem gerektiğini söyleyen ruhuma son sözümü söylemedim henüz.

Senden sonrasının olmasına hiç izin vermedim. Sensiz uyandığım günlerimi saymıyorum bile artık. Yaralarım artık eskisi gibi kanamıyor. Kaçmaya çalışmıyorum çünkü senden kaçmam için kendimi yok etmem gerektiğini biliyorum. Neler hayaller ederken nerelere geldik senden. Artık acı çekerek nefes almaya alıştım. Her nefes alışımda senin kokunu almak içimi kanastada.

Sadece gidiş yönümdün izini kaybettikten sonra yollara düştüm. Sağa sola savruldukça yolumu daha da kaybettim. Sahte gülüşleri yansıtan aynaların yansımalarıydı beni sarmalayan. Ardına bakmadan giderken ben çaresizliğimin yorganına sarılmış senin sıcaklığınla avunmaktaydım. Gözyaşlarımla ıslanan kirpiklerim deprem sarsıntısını yaşatıyor bedenime. Karanfiller barış için verilir sevgili ben ise karanfilleri hüzün namlularına asıyorum.

Yaşananların saygısına susarak cevap vermek içimi acıtsa da ben yaşadığımla kalmaya çalışıyorum. Nefreti kendime kendi cümlelerimle yazıyorum. Kendimle baş başa kalmalarımda kendimi kendime yasaklıyorum. Acınmadan acındırmadan kendimle sarıyorum kanayan yaralarımı.

Dudaklardan dökülen tek cümlen ile seni sevmeye mahkûm oldum. Yalnız çıktığım hayatta kalabalıklar içinde yine yalnızlığımla kayboldum. Uzun gölgelerin arasında yürüdükçe senin gölgen zannedip ardından gittiklerimde oldu. Sana benzediği için merhaba dediklerimde. Gözyaşlarımın içime akmasıyla içimin yanmasını söndürdüğünden haberin bile olmadı.

Unutmayı hiç denemedim çünkü seni unutmak istemediğimden. Yaşadım evet yaşamadım demiyorum ama canımın parçasını sende bıraktığım için hala seninleyim. Sıcak şehirlerde ben üşürken uğrasan da bir ısıtsan diyorum. Senin sıcaklığınla gülüşünle ve nefesinle ısınmayı özledim. Yürüdüğüm yolların hep sana çıkmasını istemek çok muydu?

Neden hep sana bir adım kala tökezleyip düşüyorum, neden yolum hep viraneliklere düşüyor, neden hala bir martının çığlığında nefessiz kalıyorum. Acılar köz köz oluyor içimde ve ayrılığı hala kabullenmiş değilim. Şehrin kaldırımlarında sürüklenen adımlarımın yalnızlığı taşıyamadığını görüyorum. Ufak bir çakıl taşı düşmeme neden olsa da sürünerek yerden kakıp yürümeye çalışıyorum.

Aynada baktığım yüzler artık bana tanıdık gelmez oldu. Gecelerin sessizliğinden sıkıldım, rüyaların sensizliğinden uyumayı unuttum. Sensizliğe çıkan sokaklar ve ardında sen olmayan kapıların önünde beklemiyorum. Sokak lambalarının sönük ışıkları artık aydınlık gelmiyor bana. Köşe başlarındaki umut tacirlerine metelik bile vermiyorum. Hayatımın tekrarlarındaki replikleri değiştirmek istesem de kayıttan çıkaramıyorum. Varlığında ki kadar hala her sabah uyanmalarımda da aklımdasın

Sendeki sevgi ve aşkın yalan olmamasını nede çok istemiştim. İçimdeki saklı yaranın kanamasını durdurmaya çalışmak zor olmaya başladı. Yoruldu bu can, yoruldu bu beden, can usandı artık baktığım gözler kapandı. Ölüm bile tek kişilik ve ben sensiz gideceğim için ecelimin gelmesini bile istemiyorum artık.

Başlamadan biten bir düşün kahramanlarıydık, bu kalelerin son komutanları gibi.

05.07.2012

Fatma Avcı 2
Kayıt Tarihi : 12.7.2012 18:51:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Metin Üstüner
    Metin Üstüner

    Yüreğinizi ve usta kaleminizi tam puanla kutluyorum Fatma Hanım...saygılar.

    Cevap Yaz
  • Nesrin Asena
    Nesrin Asena

    Düş......düşerse dipsizliklere umudu tüketen en acımasız sızıdır....düş....yaşanası mutluluklar umuduyla.....sevgi ve saygıyla +.........asena

    Cevap Yaz
  • Bülent Baysal
    Bülent Baysal

    Gider sevgililer, artlarında sızı,ve acılar bırakarak. Aynalara küser insan, hayat monoton, herşey yalın ve çıplak. Yaşam zevkten ve hazdan uzak. Kara geceler daha bi karanlıklaşır, duvarlar geliverir üstüne üstüne, sen uykuya hasret, kiprikler uyumaya ırak. Gider sevgili, gider geride bir virane bırakarak........Bu sevmelerin, hemde çok sevipte kavuşamayan gönüllerin iz düşümleri, terkedilmişliğin iz düşümleri.....Seneryo aynı, inanın hep aynı kalacak ancak oyuncular deyişip duracak.......Kutluyorum efendim. Selam ve saygılarımla.

    Cevap Yaz
  • Necdet Arslan
    Necdet Arslan


    İçtenlikli bir anlatım.İçeriğinin formatıyla çok uyumulu bir öyküleyiş...
    İçtenlikle kutluyorum Değerli Deniz.

    Erdemle.

    Cevap Yaz
  • Ünal Beşkese
    Ünal Beşkese

    Fatma Hanım,
    kurduğunuz cümleler, kullandığınız dil,12 paragraflık bir yazıda, sadece bir duyguyu, okuyanı yazıdan kopartmadan ifade etmek hüneriniz hepsi çk güzel.
    Fakat, bence asıl güzel olan, asıl hayran kaldığım özelliğiniz, yazılarınız yaşanmışlıklardan da olsa, kurgu da olsa, sevmeyi , sevginin yaptırımlarını bu kadar içinize sindirmiş olmanız. Zira, yüreğinde bu duyguyu yaşatmak, her kadın için, başlı başına bir erişilmezlik nedenidir bence...
    Bu güzel yazınızı ve o güzel yüreği gönülden kutluyorum,
    Sevgimle, saygumla,
    Ünal Beşkese

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (9)

Fatma Avcı 2