Bana Sorarsanız Şiiri - Erhan Azbent

Erhan Azbent
74

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Bana Sorarsanız

Bana Sorarsanız

Bana sorarsanız
Neler söylerim size neler
Aklınız yanar, belleğiniz kanar
Bir kervan ve üç-beş sürü geçer üzerinizden.
Yakınlarınız uzak olur
Sığlarınız en derin…
Bir piton yılanı sıkar uzuvlarınızı
Cıvatalarınız birer birer gevşer.

Bana sorarsanız
Neler söylerim size neler
Ovalarınız vadi olur,
Makileriniz kır.
Genzinizi yakar en keskin ıtır
Tepeleriniz dağ olur,
Dağlarınız kaf gibi sır
Yüreğinize kolaçlanan yılan
Zehirli dişleriyle umutlarınızı öldüresiye ısırır
Benliğinizi koca bir bozkır
Aç ve susuz kuytulara kıstırır.

Bana sorarsanız
Neler söylerim size neler
Anlamak istemediğiniz bir boşlukta kaybolursunuz…

19/20 mayıs’10 toklucak

Erhan Azbent
Kayıt Tarihi : 4.9.2010 21:38:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Ömer Bilgin
    Ömer Bilgin

    Harika... Kutlarım...

  • Hikmet Çiftçi
    Hikmet Çiftçi

    Bozkırın bağrında rüzgârın yaktığı, sıcağın kavurduğu, gecenin üşüttüğü, ümidi ve ümitsizliği aynı anda yaşayan dertli şairi.
    İnsan kendini dinlemeğe başladığı zaman, hem ne olduğunun farkına varır, hem başkalarının ne olduğunu çok daha iyi görür. Bütün benliğini, insanın, insanlığın nasıl olması gerektiği üzerinde yoğunlaştırırsa gerçek insanı bulur… bulur da …
    Ey güzel kardeşim, senin bulduğun, gördüğün insanın gerçek hayattaki insanla benzeşmediğini, örtüşmediğini görmen, maalesef bu dünyanın sanki olmazsa olmazlarındanmış gibi gelir insana ve yıkılır, üzülür, kendinin neden dünyanın insanı olmadığına belki de hayıflanır.
    Hayatı ve insanları bazen olduğu gibi kabul etmek, illa onlar gibi olmak anlamına gelmez. Her şeyin sorumlusu ve her şeyden sorumlu biz değiliz ki… Yaratan Mevla’m öyle yaratmış. Akla -kara gibi, iki âlem gibi zıtlarıyla…
    Her zaman inziva, her zaman tefekkür… Olmasın kardeşim, olmasın…
    Yakma aklını, kanatma belleğini. Bozkırın seri serin yayla havasını çek ciğerlerine, rahatla. Suyun derinliğini, sığlığını düşünme, verdiği serinliği hisset.
    Hayatın içinde olup bir yerlere kısılmadan, kendimizi kıstırmadan yaşamayı, zevk almayı bilmemiz lazım.
    Çoğu insan toprakla haşır neşir olmayı, bir ağaç yetiştirip dalından bir meyve kopararak zevkle, büyük bir hazla yemeyi, gölgesinde sırt üstü uzanıp kendini toprağın bağrına bırakmayı hayal eder. Yanılmıyorsam siz bu imkânlara sahipsiniz. Ancak dönüp dolaşıp o noktaya gelmek gerekiyor ki kıymeti bilinsin.
    Şimdi siz, şiirinizde dile getirdiklerinizden bin katlı daha haklısınız.
    Hayat mücadelesini kalabalıklar içinde, zorluklarıyla yaşamadan insanların gerçek yüzünü çok erken anlamak, algılamak sizi zaten yoruyor.
    O boşlukta en azından siz varsınız. Kendinizin farkındasınız. O halde yapılacak, yaşanacak çok şeyler var kardeşim.
    “İnsan, âlemde hayal ettiği müddetçe yaşarmış” büyük üstat Yahya Kemal böyle der bir şiirinde.
    Hayalleri olan geleceği olan insandır.
    Şiirinizdeki içtenlik sizin gönlünüzün, ruhunuzun, düşüncelerinizin mükemmel bir yansıması olmuş.
    Beni düşündüren, Mayıs ayında hayatın yeniden doğduğu, yaşama sevincinin filizlendiği böyle bir zamanda sonbaharın ümitsizliğini, çaresizliğini yaşamanız…
    Olsun, bir eser kazandırmış şiir dünyamıza. Bu da çok şey değil mi sizce...
    İyilikler, güzellikler diliyorum. Her şey dilediğin gibi olsun.
    Sevgi ve saygı rüzgârları esenliğiniz, şiirimizde göz iziniz bulunsun efendim.
    Dostça kalın, ferah olun.

TÜM YORUMLAR (2)