Bana bir masal anlat anne! iyiler kazans ...

Gürcan Kırım
167

ŞİİR


7

TAKİPÇİ

Bana bir masal anlat anne! iyiler kazansın...

Bana bir masal anlat anne! iyiler kazansın...

Nazlı bir gelin gibi süzülürdü ergene
Telli duvaklı,,mis kokulu,berrak…
Selam verirdi tüm balıklar,gün batımı
‘Al beni götür ergene yarimin olduğu yere’
Türküler yakılırdı…
……………………………………………………..

Önce sularımızı kirlettiler
Sonra balıklarımızı öldürdüler
Sahte sevinçler yaşandı,yüzlerce balık yakalandı
Sazlara dizildi...tuza basıldı.kızarmış balık kokusu yayıldı…
Ertesi gün,her tarafı balık leşlerinin kokusu sardı
bir daha hiç güzel,mis gibi kokmadı bizim köy anne!

Sonra topraklarımız kuraklaştı
Sonra da çöle döndü,çevre kirlendi
Bize dokunmadı mı yılan?
Sahi neden ölüyor şimdi buzağlar
Sahi neden öldü Zarife,Ahmet kanserden mi?
Sahi neden düşük yaptı Hatice bilinmiyor mu?
Sahi biz neden dur! demedik anne.
Kanunlara karşı gelmek mi bu?
Yaşam hakkımızı korumak…
Dinimize karşı gelmek mi? haykırmak
Yoksa büyüklerimize karşı gelinmez mi?
Sahi biz neden sustuk anne!

Keneler,fareler sarmış her tarafı
Hani,sarı laler,beyaz papatyalar
Hani, ergenede yüzen çocuklar
Ayna çakan gençler,yapak yıkayan kızlar
Mani atan,çamaşır yıkayan kadınlar
Sahi biz neden dur! demedik anne.

Çocukluğumuzu aldılar önce
Bataklığa çevirdiler,çöle döndürdüler
Şimdi doğurganlığımızı alıyorlar…
Ergene,ergen den gelir doğurmaktan!
Sen demedin mi bana anne?

Analık kutsal, değil mi?
Neden cenin leri toprağa veriyoruz
Hani benim sazlarım,yeşil başlı ördeklerim,
Vıraklayan kurbağlarım,yayın balıklarım,sazanlarım
Lağım faresinden başka ne kaldı anne!

Neden sustuk anne?
Suyumuza temiz raporu verenler den
Neden hesap sormadık?
Toprağımız çöle döndü,yeşiller bitti
Hiroşima da atıldı atom bombası
Toprakla birlikte her şey bitti anne!

Biz tezek kokmuyoruz artık…
Tezek ne güzel şeymiş be…
Kimyasal kokusu yayılıyor geceleri
Kızım diyor: durmam ben buralarda
Neden bizi köyümüzden ettiler
Neden dur demedik anne?

Yaşayamayız biz başka yerlerde.
Bize ekmek mi verdiler?
Onun için mi sustuk?
Şimdi niye herkesi sokağa attılar anne.

Köyümüzü arka bahçeye çevirdiler
Bit gibi kene gibi kanımızı emdiler
Okullarımızı kapattılar
çocuk sesleri yükselmiyor,trampetler sustu
Bayraklar boynu bükük kaldı,okul bahçesinde
Atamın büstlerine kuşlar pislemiş
Mezarlıklar dize kadar ot içinde
Komşu ölmüş te,kimse gitmemiş anne!
Hani ölüm acıydı,paylaşılmalıydı
Kabalkalar pişmeli,helvalar dökülmeli

Sahi sen bize böyle mi öğrettin anne?
Hani bayrak kutsaldı
Hani toprak kutsaldı

Hani mustafa kemal'i sevmek anlamaktı...
Hani köylü milletin efendisiydi?

Ah be anne! hani bana öğrettiklerin
Ah be anne! neden dur demedik...

Çevrimizi,suyumuzu,toprağmızı kirletirken
kafalarımızda mı kirlettiler?

Hani davullar çalmalı düğünlerde
Hani çeşmesiz köy olmazdı
Gelip geçen yolcu su içmeliydi
Çeşmelerimizi de almışlar anne
Artezyenlerimizi de,sularımızı
Hani akşam üstleri yaşanan, masum aşklar …

Hani bizim çiçeklerimiz,ağaçlarımız
Murtaza’ nın aşkımızı kazıdığı kavak ağcı
Hani ağzımızı burnumuzu siyaha boyayan dut ağcı
Biz hiç! baltalar elimizde ormana gitmedik ki…
Niye kurudu, siyah dutum,çatalkaram,ilk aşkım

Hani altın sarısı hambar dolusu buğdaylar
Nerde güneşe aşık koca kafalı gündöndüler
Yerken suyu göbeğimizden süzülen kütür kütür karpuzlar
sahi,biz neden pancar ekmiyoruz artık anne!

Nöbetleşe suladığımız zambaklarımız
Nöbetleşe görev aldığımız kütüphanemiz
Hani tiyatro salonumuz …
Tiyatro salonu yapılsın diye verilen mücadele
Hani kitaplarım…onlar nerde?
Neden yaktınız fırınlarda,gaz döküp
Anne,anneciğim neden dur demedik

Selvi boylu oğlanlar,al yazmalı kızlar
Onlar nerde?
Gurbet türkülerimi söylenir oldu köyümde…

Toprak! toprak ne kutsal şey dimi anne
Avuçlarına alacaksın,dokunacaksın
Yavaş yavaş ufalanacak parmaklarının arasından
Döllenecek toprak,yeşerecek,hasata gideceksin
Annelikte kutsal değil mi?
Neden bir umut diye çaldığımız kapılar
Yüzümüze kapanıyor anne …
Neden biz onların yüzüne kapamadık ki zamanında.
Neden bizi boynu bükük,çaresiz bıraktılar anne
Çaresizlik ne zor şey dimi anne…
Elinden hiçbir şey gelmemesi,beklemek

çocuklarımızın elma yanaklarını soldurdular?
Kuşlar da bize küsmüş bak anne
Kırşlangıçlar gelmez olmuş
Kumrular,kanaryalar susmuş
Tarla kuşum ah! tarla kuşlarım
Gündöndü köklerine yuva yapan
Tarla kuşlarım onlarda yok…
Kuş sesleri olmayan köy mü olur anne
Ne yaptılar bize… neden sustuk
Köyüm benim,Karamusulum…
Karalar bağlayanım…
Hani masal gecelerimiz…
Selvet teyzem bir varmış dediğinde
Hepimizin ağzı açık çıt çıkmadan dinlediğimiz
Hayal gücümüz,özgürlüğümüz masallar
Masalları niye unuttuk anne
Masallar ne güzeldi dimi anne
Hani hep iyiler kazanırdı.
Hani hep kötünün hakkından gelirdi
Birlik olup ahali...
Sahi BİZE MASAL ANLATSANA anne!

İYİLER KAZANSIN YİNE...

Gürcan Kırım

Gürcan Kırım
Kayıt Tarihi : 26.7.2009 20:02:00
Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Suyu ve toprağı hallettik, sırada 'hava' var! Ergene kirliliği yetmedi, şimdi de 'termik santral'! ... Biliyorum, bu işi yapmak isteyenler, size bunun ne kadar iyi, ne kadar zararsız, ne kadar yararlı, ne kadar istihdam sağlayıcı vs.. vs.. vs.. olduğunu anlatacaklar... Türkiye'nin, hatta Avrupa'nın gıda ambarı olması gereken Trakya'da, tarımın çarpık sanayileşme nedeniyle yokolduğunu, oysa tarımsal sanayi ile ne kadar istihdam sağlanabileceğini, üstelik bunu yaparken de sağlığınızı da daha fazla koruyabileceğinizi anlatmayanlar, size, soluduğunuz havayı da elinizden alacak termik santrali öyle bir anlatacaklar ki! ... Üstelik, mevcut örnekleri savunamayacakları için de, artık teknolojinin değiştiğini, yeni yapılacak olanın mevcutlar gibi olmayacağını ballandıra ballandıra anlatacaklar... Yerseniz! ... Evet.. Trakya'nın ortasından, irinli bir kan gibi akan Ergene Nehri'nin kirliliği yetmedi... Trans-Trakya petrol boru hattını henüz başaramadılar ama hâlâ uğraşıyorlar... (Bu konuda, 1 milyon dolarlık projeyi hazırlayan Okan Tapan'ın propaganda biriminden sık sık anlamsız mailler almaya devam ediyorum!) Şimdi de sıra termik santralde... Ciğerlerinizi sökene kadar sizi sömürmeye devam etmek için sonuna kadar kararlılar! ... İklim değişikliğiymiş, kansermiş, nefessiz soluksuz kalacakmışsınız... hiiiiç dertleri değil! Evet, Uzunköprü'de bir 'termik santral' yapımı için kollar sıvanmış durumda. Uzunköprü basınında yeralan haberlere göre, bu iş için bir dizi toplantı gerçekleştiriliyor. Ve anlaşılan o ki, kaymakamından belediye başkanına, ticaret odasından borsasına, sivil toplum kuruluşlarından siyasi partilerine, bu işe şu âna kadar itiraz eden de yok! Pes! Üstelik bu, Uzunköprü'nün bir zamanlar meşhur pirincini, ağır metallerle zehirleyip yoketmiş olmakla kıyaslanmayacak kadar da vahim! * * * Kömür esaslı termik santraller, sadece bulunduğu bölge insanının değil, yeryüzündeki tüm yaşam alanının yok olma sürecini hızlandıran; kısaca 'iklim değişikliği' dediğimiz ve çevreciler bunu onyıllardır söylerken gülüp geçilen ama şu anda herkes tarafından etkisi hissedilmeye başlanan, dolayısıyla da bilincine varılmaya başlanan küresel ısınmanın temel etkenlerinden biridir. Yeraltında milyonlarca yılda oluşmuş fosil yakıtların bünyesindeki karbon yeryüzüne çıkarılmakta, atmosferdeki havanın bileşenleri ile etkileşip yanma sonucu mevcut oksijenin bir kısmını tüketmekte ve karbondioksit, metan benzeri gazlar atmosfere verilmektedir. Fosil yakıtların (petrol, doğal gaz ve kömür) ortak küresel olumsuzluğu, sera gazı olarak adlandırdığımız bu gazların atmosferde birikmesidir. Dünya atmosferi içinde biriken bu gazların ortak özelliği, bünyelerinde ısı tutmalarıdır. Doğal şartlarda güneş doğduktan batıncaya kadar atmosfere güneşin sağladığı enerjinin gün içinde uzaya geri dönmesi gereken bir kısmı sera gazları bünyesinde tutulmaktadır. Bu ise sonuçta atmosferin ortalama sıcaklığını artırmaktadır. Sıcaklık artınca dağlardaki karlar çözülmeye, çığ felaketleri daha sık görülmeye ve kutup buzları erimeye başlamaktadır. Dünya Meteoroloji Örgütü son yüzyılda atmosferin ortalama sıcaklığının 0.5 C arttığını ölçümleriyle kanıtlamıştır. Bu sıcaklık artışının yaklaşık 20 yıl içinde pekçoğumuzun yaşam süresi içinde etkisi, tüm dünyada deniz suyu seviyesinin 1 metreye kadar yükselmesidir. Bu tehdidin gerçek olduğunu binlerce bilim adamı bilimsel bir tespit olarak açıkladılar. Kısa dönemli etkiler ise, atmosferin içinde dolaşıma giren su miktarının artması, rüzgarın belli bir yönde çok uzun ve şiddetli esmesi ile denizlerdeki su kütlelerinin karalara yönlenmesi ve insanların yoğun olarak birlikte yaşadığı yerlerde sel felaketleriyle karşılaşılmasıdır. Çin, Bangladeş ve Hollanda bu konuda tipik örneklerdir. Bu konuda en mağdur olması beklenenler ise okyanustaki ada devletleridir. Bu ülkelerin de çabasıyla konu Birleşmiş Milletler gündemine getirilmiş ve 1992 yılında Brezilya'nın Rio kentinde Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi imzaya açılmıştır. Bu anlaşmaya imza koyanlar, tüm dünya ülkelerinin iklim değişikliğini önlemek için fosil yakıtların yanmasından kaynaklanan emisyonlarını belirli bir süre içinde belirli bir oranda indirecekleri taahhüdünde bulunmuşlardır.(*) Ve bütün bu bilimsel gerçekler ve yeryüzünde yaşanmakta olan doğal felaketler ortadayken, birileri, ne yazık ki hâlâ, kısa vadeli çıkarlar için, gelişmiş ülkelerin terkettiği 'çöp teknoloji'leri ithal edip hem yöresine, hem Türkiye'ye, hem tüm yerküreye uzun vadeli bedeller ödetmeyi göze alabiliyor! Şimdi bilimsel gerçekler ve düşüncelere karşı, 'Hayır, son teknolojiyle yapacağız. Akışkan yatak kullanacağız, hiç karbondioksit emisyonu olmayacak, üstelik yerli kaynaklarımızı değerlendirmiş olacağız vs.' diyenler çıkarsa, ben sadece gülerim... Ama, acı acı gülerim... Siz ne yaparsınız, bilmem! NOT 1 - Trakya Alt Bölge Planı'nın hazırlanmasında büyük emeği ve çabası olan Trakya Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Osman İnci'yi ve bu planı sürdürmekle görevli üniversitenin şu anki yetkililerini; Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından da onaylanıp kabul edilmiş olan sözkonusu planda Trakya'nın herhangi bir yerinde termik santral yapımının öngörülüp öngörülmediğini ve bu konudaki görüşlerini kamuoyuna açıklamaya davet ediyorum. NOT 2 - Başta TBMM Çevre Komisyonu Üyesi, Edirne'nin Uzunköprü'lü Milletvekili Rasim Çakır olmak üzere yöre milletvekillerinden de bu konuda soru önergesi verilmesini ve konunun araştırılarak kamuoyuna bilgi verilmesini bekliyorum. NOT 3 - Termik santrallerin yarattığı çevre sorunları, doğal flora ve vejetasyon üzerindeki etkileri, egzotik bitkiler üzerindeki etkileri, tarım ürünleri üzerindeki etkileri, insanlar üzerindeki etkileri (Başta; termik santral buhar üretim ünitesinde, kömür kırma ünitesinde, kömür depolama ünitesinde, kömür nakil ünitesinde, kül nakil ünitesinde, kül stok sahasında çalışanlar olmak üzere) , yabani ve evcil hayvanlar üzerindeki etkileri, toprak üzerindeki etkileri, akarsular ve yeraltı suları, barajlar, göller, denizler ve hava üzerindeki etkileri, tarihi ören yerleri, peyzaj ve turizm üzerindeki etkileri konusunda ayrıntılı bilgi almak isteyen olursa, bu konularda da kaynak verebilirim. (**) (*) Doç. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, 'Türkiye'nin Enerji Sorunları ve Çözüm Önerileri', TÜGİAD yayını, 2003) (**) Prof. Dr. Turhan Uslu, 'Türkiye'deki kömüre dayalı termik santrallar, çevreyi olumsuz etkileyen faktörleri ve yarattığı çevre sorunları' (Bu çalışmada, Türkiye'deki kömüre dayalı toplam 15 termik santralin karakteristikleri, bulundukları il ve bölgeler, çevreyi olumsuz etkileyen faktörler ve çevresinde yarattığı çevre sorunları, örnekler verilerek anlatılmaktadır.) (ÖNDER, 15 Nisan 2005 Cuma)

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Ali Recep Güçlüler
    Ali Recep Güçlüler

    Baştan - Finale kadar tüylerim diken - diken oldu - gözlerim yaş doldu çok -
    Çok Duyguluydu-
    Doğa seven kaleminize-
    Anlamlı yüreğinize,
    Binlerce Teşekkürler!...

  • Necip Küçük
    Necip Küçük

    Yüreğine sağlık duyarlı şair arkadaşım.. Hayat zorlaştıkça insan oğlu kendi derdine düşüyor.. İnsanlıktan uzaklaşıyor.. Ne annelerin masal anlatmaya ne de çocukların dinlemeye tahammülleri var .. Anlam çok farklıydı sevgiler şair dosta..

  • Ömer Cinalioğlu
    Ömer Cinalioğlu

    Nice Yaşam ile bütünleşmiş dizelere.
    Yüreğinize ,elinize sağlık.

  • Ataman Sütşurup
    Ataman Sütşurup

    YORUM İÇİN SÖYLENECEK TEK SÖZ VAR O DA BU DİZELER ŞİİR DEĞİL 'DESTAN' YÜREĞİNİZE SAĞLIK NİCE ÖZGÜR BARIŞ HUZUR DOLU YARINLARA..

  • Barış Erdoğan
    Barış Erdoğan

    şair çağına ve toplumuna duyarlı insandır..gürcan kırım duygusallığının yanında duyarlı insan da..ergene çocukken çimdiği dereydi belki..bugün o dereden eser yok..gözyaşlarıyla izliyor belki..

  • Âşık Çağlari Muammer Çalar
    Âşık Çağlari Muammer Çalar

    Harikasınız
    Çok güzeldi yüreğinize sağlık
    Saygılar kaleminize

    Yeni yılınız kutlu olsun, nice nice mutlu yıllara...'

    Karamanlı Âşık Çağlari

  • Mahmut Nazik
    Mahmut Nazik

    NE DEMELİ BİLMEM Kİ YÜREKLİ ŞAİREM
    NE DEMELİ
    EN ÖNEMLİSİ NE YAPMALI..

    YADA GERİ GELEN AYNISI OLABİLİR Mİ.. SANMAM


    . DUYARLI YÜREĞİNİ KUTLARIM
    Gökten
    Üç şey düştü
    Biri emek
    Biri bilmek
    Biri yürekten sevmek
    Onsuz olunmuyor
    hiç.

    Gökten
    Üç şer düştü
    Savaş bir
    Sınır iki
    Sömürü üç
    Üçü de piç

    Sevdaya
    Kan düştü
    Yüreğe
    Kin düştü
    Toprağa
    Can düştü

    Toprak
    Çiçeklenmedi
    Ebemkuşaklanmadı
    Yürek
    Aşıklanmadı

    Gökten
    Üç şer düştü
    üçü de
    Birbirinden piç
    Üçü de
    Üçü de en büyük suç
    Üçü de
    İnsana yakışmadı hiç

    Mahmut NAZİK 2005 MERSİN

  • Oya Derin
    Oya Derin

    çocuklarımızın elma yanaklarını soldurdular?
    Kuşlar da bize küsmüş bak anne
    Kırşlangıçlar gelmez olmuş
    Kumrular,kanaryalar susmuş
    Tarla kuşum ah! tarla kuşlarım
    Gündöndü köklerine yuva yapan
    Tarla kuşlarım onlarda yok…
    Kuş sesleri olmayan köy mü olur anne
    Ne yaptılar bize… neden sustuk
    Köyüm benim,Karamusulum…
    Karalar bağlayanım…
    Hani masal gecelerimiz…
    Selvet teyzem bir varmış dediğinde
    Hepimizin ağzı açık çıt çıkmadan dinlediğimiz
    Hayal gücümüz,özgürlüğümüz masallar
    Masalları niye unuttuk anne
    Masallar ne güzeldi dimi anne
    Hani hep iyiler kazanırdı.
    Hani hep kötünün hakkından gelirdi
    Birlik olup ahali...
    Sahi BİZE MASAL ANLATSANA anne!

    İYİLER KAZANSIN YİNE...

    Doğru söylüyorsunuz.Keşke hep iyiler kazansa...Masallardaki gibi hep üç elma düşse...Ve masallar hep gülümseme ile hatırlansa...Harikaydı...

  • Mehmet Dağ
    Mehmet Dağ

    Bunlar ergenekler ve yılanlardır bunlar aşımıza ve Ekmeğimize göz koyanlardır. tanı buları tanıda büyü
    akan pınarların hep çağlasın. sevgiyle kal

  • Eyüp Şahan
    Eyüp Şahan

    çevreye duyarlı yüregi kutlarım tebrikler

TÜM YORUMLAR (28)