Balkon Çıkmazında Efendilik Tarihi

Hüseyin Atlansoy
16

ŞİİR


16

TAKİPÇİ

Balkon Çıkmazında Efendilik Tarihi

bir örnek giysili efendileri beklemekten yorgun
fincan gibi turtularının gülümsemesi yani afrikalı

artık kimseler gelmiyor; cezayir yabancı dil kursu
parmaklarını taklatınca kuşları havalanmıyor bella’nın

gece uçuşuna çıkamıyor azizler gece kuşları suskun
sigarasını tüttürüyor mısırlı üstüne ortadoğu’nun

efendi efendi hani kul köle korkutan seni
ki bir balkon çıkmazında güneşi seyrediyor
özgür atılımlarıyla sersefil gece ve zenne
hintyağı akışında boyuneğişini ölümlerin

kızların sevgiliye ortak dudaklarında duman
enişteler toplamı temerküz kampı gözlerinde
bir kraliçe özür dilemeye dili dönmüyor
bütün tarih kulağında küpe

bir hatırlatma tek kulağı küpeli şirpençe
kölemenlerin üstüne arasıra birkaç beyit

II
/anlamıyoruz sizi; sizin futbol sahası danslarınız
karşılamaya yetmiyor bir genç kızı

ve o genç kızın kulakmemelerinden
akan saf süt tazeliğinde pıhtılaşmış küpelerini

ana karnında cennetini yaşamış bir delinin
göğsüne bir zafer madalyası gibi iliştirilmesine yetmiyor/

yollar bomboş sürekli uykular mutluluğu
efendi utancından pembeleşmiş kekre gülüşlerde

aslı bilinmeyen fransızca şarkıları dinlemekten yorgun
kekeme gülümsemelerin mahmur yüzü ortadoğu
kesik öksürüklerini saçlarımıza düzensiz
zincirleme darbeleriyle savuruyor

atların terkisine uzanan eyerlerin saltanatında
efendi balkon çıkmazında canalıcı tavrıyla
arapkırması gözlerini kırpıyor ilgilerinin

III
yağmursuz çöllerin oruca niyetli kum taneleri
efendinin kulağına kaçıyor
sonu gelmiş haberi olmayan uykularda
bu sevgiyi orucuna bozmaya mahkûm bir derviş gibi

bitiriyorum
işte boynumuz vurun efendiler, yaşıyoruz
ölü toprağı dökülüyor üstümüzden
bir kumarbaz şansı ile çay içmeye geliyoruz.

Hüseyin Atlansoy
Kayıt Tarihi : 9.9.2002 22:44:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Nevin Subaşı
    Nevin Subaşı

    suya:

    bu sözü, eski türkçe’deki “türk” [güçlü, kuvvetli] sözüyle açıklayabiliriz. sözün ilk biçimi “turktu” olmalıdır.

    buna göre: “turk” -türk: güçlü, kuvvetli-

    - “tu” [mensubiyet anlamını ifade eden şimdiki -lı eki-


    ''turtu'' sözcüğü, karaçay-malkar dili temelinde incelendiği zaman
    ''nart'' destanlarında yer alan bazı kahraman isimleri arasında yer almakta olduğu anlaşılmakta

    ''bu'' şiirde kullanım şekline bakıldığında; türk sözcüğündeki güçlü kuvvetli anlamına bir gönderme yapıldığı söylenebilir

    ilk dizelerde hissedilen afrikalı savunmasızlığına duyulan acı bir gülümseme için; şiirin bütününde varolan gönderme zenginliği
    içerisinde çeşitli anlamlılıklar yüklenebilir

    cezayir'in devrimci kahramanı bella, sosyalizm ve islam sentezi üzerine
    önemli katkıları nedeniyle her asya ülkesinde bir gazi mustafa kemal atatürk olamayacağı gerçeğine ışık tutmakta

    uzun süredir hazırlıkları yapılan ortadoğu ve afrika halklarının buz gibi sulardan kaynar sulara atlamak zorunluluğu ve bu durumun yaratacağı kaos, hangi efendileri beslemekte bilinmez.
    fakat şairin önceden belirlediği 'kumarbaz şansı' deyiminin kısa süreli zaferlerle sınırlı olmaması bir temennidir

    temennidir çünkü ''elleri bağlanmış yurdun'' aslında ne anlama geldiği
    bundan böyle anlaşılacağından çeşitli araçlar kullanılarak
    susturulmuş ve cahil bırakılmış halk yığınlarının hiçbir özgürlük direnişi
    göstermeden üstelik bağımsız iradelerini harekete geçirebilecek
    gerçek bir liderle karşılaşmadan sonuca ulaşılmayacağı ile de
    yüzleşilecektir.

    bilindiği gibi ingiliz, fransız vs sözde efendilerin çıkma balkon muammelesi yaptığı ortadoğu halkları, yarin yanağı dahil edilerek süren rant kavgasında türk-osmanlı efendiliğine 'duacı olma' durumuyla yüzleşmişti

    değerli ülkemin de islamın siyasallaştığı takdirde neler kaybedileceğini
    görüp değerlendireceğinden hiç kuşkum yoktur

    islam ise gerçek önemini kaybetmeyecek kadar medeni i n s a n varlığının biricik yapıtaşı olmaklığını bilhassa üst fikir guruplarına
    kanıtlayacaktır

    bazı şiirler çok konuşturuyor ve galiba bu durumu fazla önemsiyorum

    çav bella çav

  • Salim Genç
    Salim Genç

    Çok şeyler var şiirde,hiç bir şey yok. sayın altınsoy gördüğün bu rüyayı daha açık anlatmanın yolu yokmuydu?olmazdı o zaman şiir. ya ne olurdu bilmemki....ilahi güldürüyorsun bizi kimisi gerçekten bu güzel bir şiirdir diye söyledi..kimisi kafasını oturduğu odanın duvarlarına saklayıp çocuğuna yapma kızım dur şu yorumu bitireyimde anlatacaklarım var deyip saçmaladı benim gibi. fakat yüreğimin çarptığı bu tuşları incitmeden usturuplu bir kelime dökememenin ızdırabında kavruldu ruhum..dünya karışmış ama ben iki senedir televizyon seyretmiyorum ,iki senedir gazete okumuyorum.haberler, fısıltılar akan zamanın feryatlarından zaten ilişiyor kulaklarıma. arap yarım adası ,afrika karışmış. karışsın benim içim gibi, ne karışmamış'ki bu insanlık tarihinde..olsun be gülüm hayat bir hayal gemilerimizi yüzdürdüğümüz bir martaval belkide..denize düşen kayığını yüzdürür..allahsız bir gürültüdür kalabalık.zatı muhteremler elleri kalem tutan ,yüreği şiir atan kelebekler. dünya değişmedi ,değişmeyecek yazın aklınızın uçkurundan geçenleri. fakat bu fasılda geçecek..buluşuruz yarın günün şiirinde..sevgim herkese..selamımda öyle..

  • Gün Düz
    Gün Düz

    turta mı ? :)
    ilahi yanıltan ışıklar :)) hala gülüyorum...

    elbette 'tortu' olmalı...

  • Mehmet Binboğa
    Mehmet Binboğa

    Yapma Kemal Ağa'm şiir derin,ben giremedim içine de de kurtul :))

  • Hasan Buldu
    Hasan Buldu

    Gönül ister ki, arap dünyasının bu ayaklanmasından Türkiye de bir ders alsın ve akaryakıt ve zaruri ihtiyaçların anormal zamların bir gün ülkemizi ve iktidarı sallamasın...


    Bugünün şiirine gelince, gene bir labirent. Kendin yaz, kendin oku. Şahsen benim dünya kadar işim var, çözmeye düşünecek kadar zamanım yok. Zamanı olanlar uğraşsın.

TÜM YORUMLAR (26)