Aynaya Sır Veren Meddah

Saltuk Buğra Bıçak
12

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Aynaya Sır Veren Meddah

Mana deryasında sır, hakikatin incisi
Hikmet ardında yorgun sultan ve dilencisi
Sulbü şuur şiirin, mısra kelamdan doğma
Hokkaya damıtılmış gönülden sızan magma
Aynaya yansıyan yüz son acuze suretim
Gölgede kalır şimdi eprimiş siluetim
Virane han kuytusu ağırlar bin bir seyyah
Aşkın şiarı sükût, güldürme beni meddah!

Ciltlerim dağılırken hüznü tutar şiraze
Mezar taşım başında bekleyen kaç cenaze?
Ver selâsını ins'in kalbimde çok kabir var
Ellerimle gömdüğüm maktûl benden çok yaşar
Kurtlardan arta kalan kırıntılar mı iclâl
Sislerin arasından tebessüm etsin ikbâl
Payıma düşen cürüm, ortak paydamız günah
Tanımsız sonuçlara böldürme beni meddah!

Güle düşen şebnemdir şafak vakti şerare
Dal'a meftun elif'tir boyun büken minare
Uhrevi gize mazhar şimdi ne varsa kozmik
Ayandır ruh cevheri, çürüyen et ve kemik
Karanlığın peçesi saklasın didarımı
Derundaki zelzele yıkmasın cidarımı
Simurg'un peşi sıra seyr ü sülûk kaç fersah
Ört üstümü öykünde bildirme beni meddah!

Öznesiz ve zamansız devrik cümleler kurdum
Edilgen fiillerde fail-i meçhûl sordum
Hezeyanda bir yanım, bir yanım dipsiz sanrı
Dev aynasına baksam zerre göremem kahrı
Tefekkür ummanından nemasız basiretim
Kırılır aynalara çarpan zorba siretim
Doğan her güneş fersiz, geceden bozma sabah
Kabil'in taşı ile öldürme beni meddah!

Çürük ahşap taburem, değneğim kırık dökük
Söylenecek söz bitmiş şamdanlar kavsız, sönük
Kuyular kör ve derin; şehirler viran, köhne
Konuş benimle eey ben! Kapansın mı bu sahne?
Yırt harem perdesini mana sözleri aşar
Laf-ı güzaf cisimler, ismim cismimden taşar
Dembedem zarar ziyan ki olur muyum iflâh?
Toprağı bol olası! Soldurma beni meddah!

Dumanlar arkasında esrara bürünmüş kent
Dehliz, kaldırım ve yol... Keşmekeş bu labirent
Sen eylesen de sükût, dilbazdır lisan-ı hâl
Uyku esrikliğinde düşe düşer hasbihâl
Görebilir mi ayna ne şekilde melâlim
Sorma bundan gayrı yok anlatacak mecalim
Dumura düşmüş akıl, zeka edemez izah
Hayırdan çirkef şerre doldurma beni meddah!

Bıraktım hikayemi sadaka taşlarına
Nasihat akçeden yeğ, alsın gönlü fukara
İki bilinmeyenli denkleme say halimi
Birimiz sırra kadem biri aynada gizli
Sus artık! Hesabıma inleyen yok bilirim
Çağırsam Kaf Dağı'na dinleyen yok bilirim
Münzevi asudelik girdiğim her güzergâh
Seyrimden, seferimden oldurma beni meddah!

Mavera ikliminde şua saçar şahika
Duadır avuçlara düşen sırlı vesika
Haritalarda kayıp ölçeksiz nice mekân
Takvimden ayrı işler zaman içinde zaman
Bil ki nefs-i emmare insan maskesi takmış
Kamıştan ayrılan ney, nehrin bağrını yakmış
Vur âsâ'nı üç kere bitsin bu kara mizah
Marifet defterinden sildirme beni meddah!

Saltuk Buğra Bıçak
Kayıt Tarihi : 26.12.2015 16:10:00
Hikayesi:


Ümraniye Belediyesi şiir yarışması hatırası

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Saltuk Buğra Bıçak