Ay Yıldız ve Üç Aslan'ın adında; bir fut ...

Akın Akça
1865

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Ay Yıldız ve Üç Aslan'ın adında; bir futbol özeleştirisel

Yaşadığını bilen yaşamayı seçer.

-
i. boyut1 protest müslüm

Mavi kar yağıyor doğal pembe çimlere Ve Stuart yine sahnede. Kah Man. City Kah Hotspur; inceden bir düzen, yumuşak, pamuk oyun stili uymuş hakemine de.
Sarı kartlar birbirini kovalasa da en son bir tane kırmızı çıkacak maçın sonunda; sanki tüm sarı kartlar Tümer Metin’eydi:Asla bir kırmızı kart çıkartamadı Phil Dowd koşmak için gol koklayanlara. O hızlı hızlı konuşması ve ağzını açıp kapayışları ile dişleri ayrık birbirinden, A.B.D.’deki İngiliz komutanlarını anımsattı ne yalan söyleyeyim, Kurtuluş savaşı günlerindeki -Music’in videosunda coşup eğlenişinden önce Madonna’nın; arabada, arka kabinde- hani perukalı kırmızı urbalılar, ne var ki hiç benzemedi hızlı yayışı kelimeleri ağzın, Teksas rodeosu country yanık lehçesine. Oldukça dinamik koşuşu gibi zihni de –ki zor ola denlisinden bu kıta avrupasında- ve neden belirtiyor sarı kart gösterdiklerine ya da göstereceklerini algılamış bile, uyarıyor ve dakikalarca sebep anlatıyor. Şeker bir herif, Stu yumruğu gibi. Bir boğa kafatası, ama aklı gibi hisleri –Wayne Rooney’in cep telefonundaki foto şipşakta, hızından belirsizleşmesi. Beyinsiz olamaz ikisini dengeleyebilen. Ve Pearce yumruğunu kaldırıyor ulusal teknik direktörlüğe göz kırpış az anlayan için derinlerden. Yükseklere çıkardı Man. City’i, bu daha o penaltı kaçırdığı maçta belliydi. Yedi kendini ve sonraki maçta kaçırmadı. Geçerlediğinde bu sefer penaltıyı yumruğu havada, böğüren ağız ses tellerinde; Phil Dowd sahnede, gülen çehre kararlılıkta. Bireysel çıkında, sanki bir değerler gizli; Shearer’e patentlenişine bu benziyor, onun gol attığında sevincine el kaldırışı: Real’li Brezilyalılar fazlasıyla yere
düşmüşlerdi geçen, böcek yürüyüşünde.Uzanıp çime sırtüstü, çimmek bile değildi bu. Bacakları havada böcek sırtüstü kaplumbağa. Wayne Ronney’in kafatası, Phil Dowd eskicisi tıpkı; insan amaç yolunda önce tarz belirlemeli. Lineker veya Pele, hiç Maradona olabilir mi? Elle atılan bir gölü hiç hakem görmeyebilir mi? Önce içine doğar, sonra düdük çalar; hisler asla, ama bazen göz bazen yanılabilir. Bu kararlı sessizliklerde topraklarda; Bir Shearer var, bir Gerrard, Tümer Metin gibi Everton’dan kaleci Nigel Martin. Buz tutmuş pos bıyıkları, kalede bekler gol esnası fotoğrafçıya pozu, çalışır. Çalışır Pearce, uğraşır Tümer, yılmaz Dowd, geçerli Terim: Bazıları denk düşerken kalabalığa yıkmak ile; bazı insanlar tümle bitişik, işte bu dünyayı vareder. Rıdvan koşuyor M.A.F üçlüsünde santraforda Ve geri gedikte U.S.G Milne, Küçükandonyadis faktör gol 107. Her şeyden önce bir tarz amacı oluşturur, önce yemek yer ve sonra şekillendirir halterci! Futbolcu oynasa (idi aynen saldırırdı) Sean Connery, Meksikavari ya da Celtic, bla Hearts aynen eski Pele’li Brezilya gibi, değil şu anki. Ama Stu Dowd gönder çekiyor yeniden --çektirtmiyor kendi çekiyor- ve Metin Tümer ile ki ‘Tina Turner zoraki evlilik sürüşü -aynı bir siyahi’yle,.. müzik tarihine- F.B. Fatih Terim … Ve bu pek fark edilmiyor, yine ancak bazıları görüyor. Lennon vuruluşu. Uygarlığın gelişimi gibi, tek tük ve başarılı.

Kalede Roy Carroll’un duruşunda –Lewis Carroll Alice Harikalar Diyarında, tavşan deliklerinde aynalardan- Seaman’ın saç atışına aldanmamalı. Şükür, bizde de var Hakan Şükür; ama Bursa’dan gelmedi miydi, aslında bu daha da iyi. Futbolcu fabrikası G.B`liği, Ajax altyapısı değil mi …

Tümer sanki Tanju, ama daha dinamik ve hızlı yer kapmacı; Selçuk Yula ise Daum’la Milne’in arası.
Yoksa(!) iki tarafın suçu Heysel’den bu yana farklı bir döngü çizilmedi mi!
Yok Abedi Pele’ymiş Pele, yok şuymuş, yok buymuş. Eşi olmaz bir kişinin bir diğerine: Alnından öperim Tümer seni.

ii. boyut1 protest müslüm

Katoliklik, Ortodoksluk oysa; işte din bence, iş, eylem: 3-0 olduğunda pivotsal uzatıldı St. Pau Gazzaa, Sol kanat sprinteri McManaman’dan. Hız buz patencisi bir Norveçlisivari Grup A maçında EURO ‘96’da …Ve İskoçya’ya dripling’i –yerde ve havada keza, sektirmece- sonrasındaki vuruşu gibi bir pas uzattığında altı pasa niyetli Sheringham’a; Shearer bekliyordu sağ kulvarda –görülmeyen yağmur yağıyorkendi- ve affetmedi de pası aldığında hala tartışılan Hirst gölünde; ki gerçek mi değil mi, değili bile belli değil, Arhur efsunlarındaki Nimue’nin adında Merlyn’in valon’daki gizil o mağarayı sorgulayışlarının…
İşte M.Ali.F. üçgeni Ve işte ‘Mc usulü Menemen taşınmış’ –bir gaza mı? (! - Gazza.S.Shearer üçgeni (daha) …

Hızlı gelen kurgusal ya da olmasın bile böyle, hızlı geliyor sanki ve olanca belli ediyor değerlerini, ama sonra kolay unutulabilir değerlendirilenler ve adına denebilir “olmamış bir şeyler”…Neden herkesin ruhu melodiktir de Gallagher’lerın müziğine ya düşmandır ya dost; iş Maradona’ya geldiğindeyse ne uyuşturucu kalır ne elle atılmalar hak getire, insan düşündüklerini söylediğinde!

Sezdirmeden dünyaya giriliyor bir yörüngeye, büyük bir finalde karşılaşmak için dünya kupası finalinde gelecekte. Gerçek olmayan mazlumluğun tarihinin üç aşağı beş yukarı iki farklı ucu ama aynı; Ay Yıldız ve üç Aslan birlikte çekilecek göndere. Birinde vardı tek tük çabalar ki hep ancak çokça Ve diğerinde de çokça sezilen bir çaba herkeste
Ne var ki uygulayan azınlıkta. Günü gelince görülecek O finalde, neler olur neler barış saltanatında; O erken final ufukta belirdi, gerçek olduğunda kameralar önünde de! ! ! Çünkü iş bu, eski kıtanın dizanterisi kabuledilmemiş bir ada değil yarımada İle farklı yönlere, manalara uzanan bir eskici de hamuru sağlam Türkiye!
Evet Pearce, Andy Cole’un da demecini verdiği üzre, hazırsın artık milli takımın başına geçmeye ve diretemeyecekler bu noktada; şerefin, onurun dürüstlüğe bu derece şanlandırıldığı yaşam sürecin’de!

iii. boyut2 müslüm protest

Diğer bir öte boyutta ise, serpiliyor bazı değerler. İki boyutta aynı ya; ikisinin de geldiği bilinçli nokta, yolu onun gidici, barışa. nokta:
Hay lanet; tüm bunlar, bütün bunlar yapıcılık adına! Kim ki algılar kendi duygularını ve aklını göçertmek için bir reçete tek kendisi için, asla da faydası olamayacak bir en yakını dediğine. Kim ki değer verir çevresine, verirken aynısını kendine, her zaman ulaşacak işte o bildiği koştuğuna! !
Pakistan girmeye çalışır Asya Kıtası’na sevgi aradığından –belki de tüm savaşların felsefesi gibi bilinçaltındaki fark edilmeyen- ve öldürdü kendi topraklarındaki insanlarını, ulaştı 50.000 de kurtarılmış enkazlar altı bir bebek aylık 18. Az önce öldü bir Atilla İlhan: İnsan neye üzülsün şaşırdı; savaşların çıktığına mı sevecenlik arayan aptal savaş çıkaranlar, yoksa bu uğurda bitmeyen yılmaz azimlere mi? Tabi ki ikincisi …
Öyle bir noktaya gidiliyor ki, bir üçüncüsünü yerleştirmeye dünya ve biz önemliyiz bu hususta, en başta gelenlerden Türki(ye) : üçüncüsünü yerleştirmeye diğer ikisinin yanına, $ ile € yanına. Fakat bu onlar gibi de olmayacak, gökten zerkedilen sınırlı kaynakları kullanma sanatı ekonomi gibi. Yapıcı olacak. Dünya bu yolda gidecek. Dipten giden değerler görene son derece berrak
Tüm mesele, oraya baktığında Kenan Oluk’u görmek. Çünkü oraya baktığında Hıncal’la Haşmet Babaoğlu’nu bilebilirsin; onlar gülüp oynasa da programda, düşünen insanların neler düşündüğünden emin olmak.

-
M.A.F: Metin Ali Feyyaz
U.S.G: Ulvi Samet Gökhan (G harfinin içine Milne de sıkılı aslında çünkü Milne’le Gökhan yan yana geldi bu cümlede, takımdaki gibi.
G.S.S.: Gascoigne, Sheringham, Shearer

Akın Akça
Kayıt Tarihi : 18.10.2005 12:17:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Akın Akça