Artık İlgilenmiyorum Seninle

Nurullah Genç
168

ŞİİR


176

TAKİPÇİ

Artık İlgilenmiyorum Seninle

Bunca yıkılmış dağlar üstüne
Kalbimin kanını buharlaştırdı gözlerin

Oysa kaç güvercin havalanmıştı içimden
Konarak pervazlarına gülüşlerinin
Kaç mermi sıyırmıştı ruhumu
Acımasız yürüyüşlerinin mevzilerinde
Dayanmıştım
Ağlamıştım saatlerce parçalanan düşlerime
Ta ki sevgilim
Kızaran bir gök bulutu
Ölümü
Bir yıldırımla düşürdüğün ana değin
Kalbimin haritasına

Artık ilgilenmiyorum seninle
Demiştin barut kokan kelimelerle
Demiştin de hayat ölü bir bıldırcın gibi
Tutuşup yanmıştı yanan bir tahta içinde
Tarla küllerle dolu, ortasında yumurta
Çatladıkça yeniden doğuruyor kanımdan
Fışkıran harflerle kalbim olan cümleyi:
Ben ancak bir tarih kitabı kadar
İlgileniyorum seninle...

Nurullah Genç
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Ayten Taşpınar
    Ayten Taşpınar

    Kutlarım.

  • Doğa Fendi
    Doğa Fendi

    başarılarınız daim olsun üstad

  • Doğa Fendi
    Doğa Fendi

    Üstad döktürmüş, tam Top 100 listesine yakışan bir şiir..

  • Mustafa Yılmaz İsmailoğlu
    Mustafa Yılmaz İsmailoğlu

    Gizemli duyguların çok güzel anlatılmış. Kutlarım. Selamlar...

  • Enes Çubukçu
    Enes Çubukçu

    Ben ancak bir tarih kitabı kadar
    İlgileniyorum seninle...ne veciz bir kelimeyi ilginç değil mi şair yine sonunu bitiriyor hem de ne muhteşem bir sözle

  • Ferdi Yaman
    Ferdi Yaman

    Lara Açanba, bana sanki daha çok siz zorla yorum yapmışsınız gibime geliyor. Birilerini veya bir şeyleri yermek kolay.. Her yönden bir açık yaratabilirsiniz-kendi kafanızdan- ama şiiri anlamadıysanız çok yazık. Bu kadar uzunca şeyler yazmanızda çok saçma..

  • Lara Açanba
    Lara Açanba

    şiirin girişi oldukça başarısız...ve mecbur olmadığı halde...zoraki ifadeler var...yorulan tasvirler...(güvercinler uçuştu...kanım buharlaştı...parçalanan düşlerime...v..vs...ilham zoraki çağrılıyor..şairin rutin bir zamanla şiir yazma alışkanlığı olduğunu anlıyoruz..şiir gelmek istememiş ama şair yakasına yapışmış..o da kendini kurtarmaya çalışıyor...çok acemi seslenişler var...başarısız bir şiir...şiirin ruhuna fazla özel ekler eklenmiş..fazlasıyla sırıtıyor..şiir kendine inanmıyor..şair bunu farketmeliydi..hepimizin böyle şiir çalışması olmuştur amma velakin imha etmişizdir..
    şiir tarihin haberi olmadan kendi defterine ilk notlarını alır…bir devasa ülkenin …şiir için akan sularına …bakardınız hani…şimdi nerde hangi bilgenin ısmarladığı geniş yakalı bir cüppenin ilikleri uyar…tarihin ara karanlık veya yarı aydınlık lobisine…mutlaka kendi dersinden sıyrılırken sürüngenler ordusu…yeni bir doğum başlar…ve tarih en ince hastalıkların çaresini aramaktadır…hekimler…kendi uzmanlığına ne kadar söylense azdır ki…şiir otasın…tarihin yaralarını…birer birer kapılarını açarken şiir …tarihin aşklarına…siz ya Leyla...ya Mecnun u tanısanız da…aşıklar vardır…ne adı bilinir ne de şiirleri…gemilerin sudaki izleri misali…takip eder aşkını tarihin her bir şair yüreğinde…oysa siz…aşkı onlardan da önce bilirdiniz…nerdedir..şimdi kalpleriniz…veya hangi maskeli balolar da sızıp kaldınız…yoksa siz o ünlü şair isim vermez misiniz…derin bir konudur..şiirin tarih hafızası ve ne kadar giderseniz gidin…olduğunuz yerde ve yaşadığınız çağın…yeni yetme şairisinizdir…o zaman bırakın…yeni güneşler doğsun ve aşklarınız unuttuğunuz ilhamla sırasını beklesin yeni bir tarih sayfasında
    ...şiir nasıl kendine inanır...inanmak bazen şiirin asılsız iftiralara karşı kuşandığı demir yığınlarından erime noktasına geçtiği saflaşma halidir..yani ne şair ne de okuyucu onun ısrarlı keyfine bir isim koyamazlar...şiirin kendisi bile sadece bilmektedir ki..inanarak uzandığınız her şey şiir olmanın dayanılmaz zarafetine ayrı bir tılsımla sahip olur...o zaman hangi şiir dünyasının şairi olursanız olun...ezberler ve otomatikleşmiş...bütün robot arzularınız şiirin reddine uğrayacaktır...peki ne olur öyle olursa...çok şey olur..öyle ağır bir lav püskürtmeye başlar ki...şiir nefreti bilmektedir..insanın hırsla dolu kalbine çok iyi dokunabilmektedir çünkü...şimdi.. ne yapmalıyız o zaman..
    durmak ve dinlemek...senden ve bizden hatta onlardan geriye ne kalmış ise özenle toplamak…ve bir an önce yola çıkmak…işte…,
    bu yol şiirin varmak istemediği..ama gitmek zorunda olduğuna inandığı bir dilin en asri görevine inanmakla başlar… İnanmalısınız… şiirin yolculuğuna ve varacağı dünyalarda ki… kapıların çalmadan teker teker açılacağına… sevgilerimle

  • Fatima Humeyra Kavak
    Fatima Humeyra Kavak

    Artık İlgilenmiyorum Seninle


    Bunca yıkılmış dağlar üstüne
    Kalbimin kanını buharlaştırdı gözlerin

    Oysa kaç güvercin havalanmıştı içimden
    Konarak pervazlarına gülüşlerinin
    Kaç mermi sıyırmıştı ruhumu
    Acımasız yürüyüşlerinin mevzilerinde
    Dayanmıştım
    Ağlamıştım saatlerce parçalanan düşlerime
    Ta ki sevgilim
    Kızaran bir gök bulutu
    Ölümü
    Bir yıldırımla düşürdüğün ana değin
    Kalbimin haritasına

    Artık ilgilenmiyorum seninle
    Demiştin barut kokan kelimelerle
    Demiştin de hayat ölü bir bıldırcın gibi
    Tutuşup yanmıştı yanan bir tahta içinde
    Tarla küllerle dolu, ortasında yumurta
    Çatladıkça yeniden doğuruyor kanımdan
    Fışkıran harflerle kalbim olan cümleyi:
    Ben ancak bir tarih kitabı kadar
    İlgileniyorum seninle...


    Nurullah Genç

    Degerli calismanizi Güldeste Siir grubumuzda paylasmaktan onur duyuyorum... Can-i yürekten tebriklerimi sunuyorum...
    Kaleminiz daim olsun...Kalbinize saglik hocam...

  • Nadir Sayin
    Nadir Sayin

    Yorumunuz, tamı tamına somut bir örnek gibi Nadir Şener Hatunoğlu bey..(ayrıca adaşmışız!) bu yorumunuz.
    Yani yorumunuzu yapıyorsunuz ve sizden yorumunuzu ciddileştirir, samimi kılar bir ürünü-üretiminiz beraberinde sunuyorsunuz.. Bununuz..Özgüven belirtisi en azından ve vurgulamaya çalıştığım bir öz nokta oldu aşagıda ki yoruma..teşekkür ettim.. hatta bu, sizinle içeriksel olarak, bu günün şiiri konusunda, farklı düşünsekte..Saygılar..

  • Nadir Şener Hatunoğlu
    Nadir Şener Hatunoğlu

    Saygı ile..
    İmge ve simge tutkunu bir şairimizle daha tanıştım: Nurullah GENÇ. Çağrışımsal alt yapısı olan imgelerle örmüş şiirini. Bir yerde okuru, imge-simge çaprazına alıyor. Böylesi modern şiirler, okura siperlenme alışkanlığı kazandırır diye düşünüyorum. Buluşlar mükemmel; kutluyorum:

    1) Acımasız yürüyüşlerinin siperinde
    2) Ölümü bir yıldırımla düşürdüğün.
    3) ..... demiştin, barut kokan kelimelerle.

    Bu güzel şiire, antoloji com'da kayıtlı 'Başkent Mektubu' başlıklı şiirimin girişiye eşlik etmek istiyorum:

    ' Ey karasevdamın tapusu güzel!
    ' İpek duygularımı buruşturan
    ' Duymazlığını kurşunlayıp
    ' Tutkumu
    ' Çılgınca koşturduğumun bildirisidir bu.
    ' Sevdama elense çeken yılları
    ......................
    .....................
    *Nadir ŞENER HATUNOĞLU: matematikçi-bilim uzmanı*

TÜM YORUMLAR (38)