Anla/sana Şiiri - Ömer Yücekaya

Ömer Yücekaya
151

ŞİİR


6

TAKİPÇİ

Anla/sana

Türkçe hariç, bütün dilleri bilen hostes kızların
plastik gülüşlerinden gizleyip Anadolu kokan hüznümü
yaralı bir tebessümle iniyorum
yol yorgunu uçağın merdivenlerinden
Dağından ayrı düşmüş muhacir bir bulut gibi
ah nasıl mutsuz
nasıl kederliyim

Nefesi esrar kokan taksiciler, seremoni halinde
“bienvenida”diye bağırırken
Trombon ve gitar eşliğinde söylenen oynak şarkılar
kapı gıcırtısı gibi kulaklarımı tırmalıyor
Bir bağlamanın döşünde havalanan bozkır türküleri gibi
nasıl efkarlı
nasıl kahırlı yım

Bir otel odasının yalnızlığında, darmadağın olmuş uykumu toplamaya çalışırken
ve “ne işim var benim burada” diye kendimi sorgularken
Hiç olmadığı kadar büyük bir özlemle
s e n, sadece sen varsın aklımda

Tek kişilik yatağıma “bir şey unuttum” hissi ile
boşaltırken bavulumu döke saça
Tepeden tırnağa
s e n, sadece sen varsın bavulumda
Tıka basa

Ben her gurbete çıkışımda, hep sana yol aldım
Her kapıyı çarpıp çıktığımda
yatağından taşmış Fırat gibi hep sana aktım
Her hoşça kal deyişimde seni çağırdım
Anla/sana…

Şimdi sığmam ben bu kentlere sığmam.
Bu balık ve alkol kokan sokakların vaveylasına karışmam
Haram kılarım kendime, senin teninden başka bir teni
Melez kızların paslı bakışlarında avun amam

Çan seslerinin metal gürültüsü ile
İsa gibi çarmıha gerse de beni zangoçlar
her günahın arındığı bu kiliselerde arın amam

Bilirim ben kendimi
Bilirim…
Birkaç güne kalmaz toplarım tasımı tarağım ı
Kar bile yağmayan bu okyanus ülkesinde
Sensiz üşürüm
Isınamam

Ömer Yücekaya
Kayıt Tarihi : 3.8.2019 09:21:00
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!