Akdeniz Akşamlarında Yaşanan Bir Hayat Hikaye ...

Niyazi Sakar
1127

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Akdeniz Akşamlarında Yaşanan Bir Hayat Hikayesi...

Yıl 1982,Mevsimlerden en sıcağından yaz,aylardan haziran temmuz ayları...Antalya'da oturan ablamlara ziyarete gitmiştim.Mevsim yaz veya kış olması pek önemli değil.Çünkü gençlik var yani hiç durmadan esen kavak yelleri var (Hakim olunamayan) ve bu bende bazan fırtınaya dönüşebiliyor veya hiç esmediği de oluyor.

Bir gün duydum ki akşama açık hava konseri var unutamadığım ''Unutulur''Şarkısıyla Banu ve ''Sizlerde bir buluttunuz''şarkısıyla Edip Akbayram geliyor.Tabi şimdi ismini unuttuğum bir kaç şarkıcı da vardı....

Ben gündüzden akşamın konser olacağı alana konser saatı olan 20.00 'ye kadar dolaşıyordum.Tabi bu arada gezerken gözümün iliştiği bazı duvarlara yazılmış''Acıyan Damarını Kes..'' ''Allahım sen beni dostlarımdan koru ben düşmanlarımla savaşmaya razıyım..'' Gibi yüreği yananların yüreği yakan yazılarını da okuduğumu söylemeden geçemem...

Konseri izledim konser bitipde eve doğru ilerlerken bir ara bir kadının çığlığı beni ürküttü ki ne konser ne Banu ne de Edip Akbayram Aklımda kalmadı. Farkettiğim manzara şu idi:Alkollü bir zat yolda yalnız başına giden kadına sarkıntılık ediyor ve kadın buna karşı koymak amacıyla olanca gücüyle bağırıyor, el ayak hareketiyle adama vurmaya çalışıyordu.Etraf pek aydınlık, pek emin değildi, biraz uzaktaki sokak lambasının loş bir havası vardı.Dururmuyum. Ben adama doğru koştum durumu çok net öğrenmeye gerek görmedim ve adama bir-iki tane vurdum adam o anda gelen dolmuşa atlayıp bana küfürler sarfedip kaçtı.O anda kadının üzerindeki iç çamaşırı görünüyordu(Sütyeni) Ben hava nasıl olsa sıcak ve turistik bir yer nasıl olsa farketmez diye,cebini boşalttıktan sonra atletle kaldım gömleği kadına verdim.

Fakat o bağırmalara çağırmalara etrafta bulunan bir taksi durağından gelen üç-beş şoförün konuşmaları ortalığı bir daha berbat etti şoförlerden birisi bana:

-Sen ne karışıyorsun? Tanıyormusun kavga edenleri? dedi..

-Bu kadına sarkıntılık eden adam vardı onu dövmek istedim kadını korumak için.dedim

-Peki sen biliyormusun bu kadın bir hayat kadını bir orospu.deyince.o an kadın sinirlenerek taksi şoförüne:

-Ben Orospu değilim,Orospu senin anan bacın sende onların çocuğusun! ..

Ben olayı uzatmamak için kadının koluna girip ordan geçen dolmuşa bindirdim dolmuş ücretini de ben verdim.

Şoförler koluma girip duraklarına doğru götürdüler taze demli çaylarından bir bardak doldurdular.İki üç yudum içmiştim ki Şoför bana:

-Eğer biraz daha erken gelseydik kavganıza hepimiz senin üstüne çullanıp seni bir güzel dövecektik.demesin mi? Nasıl kalktığımı bilmiyorum adamlar kalabalık ve çayı da yarım bırakıp orayı terkederken biraz hızlı yürüyordum ki o şoför arkamdan bana şöyle sesleniyordu:

-Sen bu dünyanın insanı değilsin.hem senin nereli olduğunu da bilmiyorum gerçi söylesen de inanmam sen evliyasın evliya...

Ben yoluma devam ettim konserde söylenen şarkılar sanki kulağımda tekrara başlamıştı sırasıyla tüm sanatçıları gözümün yaşıyla hatırıma geldi; Banu'nun ''Unutulmaz deme bana unutulur UNUTULUR''şarkısında ise gözlerimin önündeydi o duvar yazıları,o kadın,sarkıntılık yapan adam,taksicilerin bana tavrı ve arkamdan yaptığı konuşmalar..

Aradan bunca zaman geçti ama aynı tazelikle hatırlarım tümünü...Ve unutmadığım ve hafızalarımdan silinmeyen bir şey konu daha vardı o da insanlığın unutulduğudur...

ve ben buna şahit oldum; Yaşadım Vallahi ve Billahi...

Niyazi Sakar
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!