Güneş susadı;
Dökülen gözyaşları ıslatmıyor gökyüzünü
Bulutlar kuruyor.
Susuz gezegenlere sesleniyorum
Çorak yerleriniz yanıyor.
Dönmeye devam ediyor evrenin umutları
Bir güvercin düştü gökyüzünden
Mavi kanatlarıyla toprağa
Sessiz ve sakin...
Gözlerinde öfke vardı öldürenlere
Saygıyla eğilmek için gidenlere
Son kez kaldırdı başını,
Gidiyorum sana karşı
Duygularım sana akıyor
Gökyüzünde yıldızlar fısıldaşıyor
Bu yüzdendir karadeliklerin sevdası
Evren koca bir dedikodu kumkuması
Gönlümdeki tüm arzular
Kısık bir ateştir şafağın kızıllığında
Gözlerinin,güneşi uyandıran gözlerinin
Tebessümlerinde yanıyorum.
Unuttuğun sevgilerin gölgesi düşüyor yüzüme
Güneş bir çöl mecnununun yüreğini okşuyor
Sevgi ırmağında yıkanıyor.
Uçtun sen;
Sevdanın eteklerine,
Pembe bulutlar yükseliyordu gökyüzüne
Bir pamuk kadar hafif ve beyazdı duygular
Meleklerin o kutsal mekânında...
Koştun sen;
İçimizde esen rüzgârların uğultusu
Yürüyüşümüz uzun bir yolculuğun sesi
Bakır bir tepside sunulan güneşimiz
Ufuk çizgimizden gülümse.
Teslim olmasın aydınlığımız
Karanlıkların örümcek ellerinde
Yürek üşürse donar gönüller
Kara noktasında sevdaların,
Islak toprağa yapışan
Sarı yapraklar gibi
Ezilir içimizdeki kızıl güller.
Salındık o ilâhi erkin
Dalgalar dağların adıdır
Sıra sıra dizilirler
Volkan gönlümün eteklerine
Göğsünde sevginin beyaz köpüğü
Suda erimeyen mutluluklardır.
Dalgalar ummanın yürüyen ayaklarıdır
Gül bülbüle kur yapıyordu
Gülün hatırınaydı dikenine katlanmak
Bülbülün çilesi bu olsa gerek
Açan bir güldü baharda aşkımız.
Yüreklerimizde tropik rüzgarlar esiyordu
Sevgisizlik kölelerinin;
Hasta,sakat,acımasız çocukları,
En kötüsü insanlığın,insanlığın
Arkasına gizlenen ölüm arabalarıyla,
Bir baştan bir başa dolaştılar
Koca şehrin caddelerini...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!