Güçlü silahların ardındaydı düşman
Var güçleriyle ötelerken zamanı
Denizin öbür ucundaydı ayakları
Başının üstünde taşırken çağı.
Soğuk bozkırların arasında yürüyen
Gövde geceden kalma zamana direnirken
Mavi sular duruldu
Gökyüzü sessizliğe büründü
Güvercinler kırık kanatlarından
Sızan kan damlalarında boğuldular.
Güneşe yürüyen kara gölgelerin
Gözlerine özgürlük,
O yazdı bu aşk hikâyesini
Ne Mecnun'dan ilhâm aldık
Ne Leylâ'ya sorduk,
Yaşadık,sadece yaşadık.
Ne aşklar gördü bu dünya
Ne aşklar yaşandı ölümsüz,
Karanlık bir denizden geçiyorum
Uykusuz,mecalsiz ve yorgun
Bir kayık geçiyor duygularımdan
Dokunarak yakamozlarına.
Suların üstünde yıldız kırpıntısı
Öylesine sen,öylesine kıvılcım,
Ne büyük fedakârlıkmış seni sevmek
Tüm sevgileri eksilterek,
Zifiri karanlıklardan yükseliyorum
Başım mavi pencereye değiyor
Gözlerimde güneşler parlıyor
Rüzgârların sustuğu iklimdeyim
Gözlerinde parçalanıyorum her bakışında
Yıldızlar gibi yağarken geceye
Bir yanıp bir sönüyor aşk
İçimde atomlar parçalanıyor
Sensizlikte yokolan
Bir başka yıldıza taşınıyorum.
Gel! ..dinlerim seni tut ellerimi,
Gecene umut olur sesim,
Gel! ..karanlığı tutsak eder güneşim.
Bilemezsin kımıl,kımıl
Sürüngen bir rüzgârdır
Kanatsız karıncalar,
Severken yaptı bunu;
Sonbahar yaprağıydı bakışlarından düşen
Sokaklarda sürüklenen bir aşkın elvedası
Çekildi mihrabına usulca
Duası el fatiha...
Karanlık tünellerin gecesinde
Sen bana nasıl baktın gözlerinin içinden
Bir yıldızın ışığı parlıyorken derinden
Bir şarkının nağmesi yüreğinin telinden
Dökülürken ağladın tutarken ellerinden.
Ben sana sevdalandım sende benden beterken
Nezaman gelsen düşlerime
Zaman çekilir kabuğuna
Gözlerimde kutuplar eritirsin
Sıcaklığın akar yüreğime
Aşkımızın yıldızları
Gecelerimizin korkutan yüzüne kayar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!