Bu sabah Karadeniz in kalbindeyim
Biraz yorgun biraz hüzünlüdür atışları
Çakıl taşlarını okşuyor
Uysal kedi kımıldamayan yaprak,
Bir deniz kızı ayakları kırmızı
Sessiz ve oynak kımıldanışları
Çok incedir hüzün;
Kopar dalından bir yaprağın
Sessizlik dökülür toprağa
Yüreklerin sokak hıçkırıkları.
Aldanmayın yıldızların güleç yüzüne
Yanan aşk gülümsemesidir
Herşey yarım;
Gözlerimde fer aydınlatmıyor içimi
Donuk bakışlarımda dolunay tükeniyor
Yalnızlık sensizliğe çağrıdır düşlerimin
Uzayıp giden zaman kuşatıyor
İçimde yıldızlarım sönüyor.
Hiçbir şey sen değil,
Sen her şeysin.
Ne kadar biriktirmişim seni
Susmayan özlemini
Yokluğunu tüketiyorum
Baharın saçlarında birikip birikip
Siyah tuğlalarla örüyorlar yaşamı
Karanlık sularında okyanusların
Sokaklar ölüm korkusu
Sokaklar başıboş köpeklerin.
Sırat köprüsü yıkılan dünyanın
Vicdanında tükeniyoruz...
Bir gelişin var ki
Gülen yüzünle
Unutulmaz sarılışın
Boynuma
Biliyorum kıyamazsın
Sevgime...
Uzak şehirlere git
Gözlerinin götürdüğü yere,
Şehrin soğuk kutuplarına
Sinmiştir sefillikler...
Oradan dağıtılır geleceğin sofrasına
Kuru ekmekler.
İstanbul gittikçe azalan çığlıktır kulaklarımda
Sokaklarına körelmiş duygular siner
Ayak izleri silinir bir bir kalabalıkların
Gölgeler düşer düşlerime zamansız
Nisan yağmurları akar kirpiklerimden
İstanbul bulutlarından ağlar
Tek çerçeve resmin ellerimde
Zamanı sıfırlıyorum gözlerinde
Hüzünlü buruk bakışlarında
Kaybettim seni
Akşam güneşinin battığı yerde.
Ellerimle bastırdım sevdamı
Önümde bir hurma ağacı
Küheylan yeleli tepeden bakışlı
Senin kuğu boynunu andırır
Kabaran sakarcıklarıyla huysuz deniz
Bir hoyrat rüzgâr gibidir yüreğim
Sen kırılma gönlü deli bu denize




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!