Ah Değirmen sokak değirmen Şiiri - Hamdi ...

Hamdi Oruç
1942

ŞİİR


6

TAKİPÇİ

Ah Değirmen sokak değirmen

Değirmen Sokak değirmen
Ah Değirmen sokak , değirmen...
Bu sokak ömrüde öğütür gönlü de...
Elinde içki şişeleri dolaşan insanların
Aklında dünyaya kulluk...
Umrunda mı Afrikadaki yoksulluk...

Yüreğimi yakan türküleri unutturdu
Zaten masallar yoktu çocukluk soframda

Merhaba ol bana değirmen sokak
Son bahar bahçesindeki son çiçek gibi
Belki bu sabah ömrümün son sabahı...

Varsın bilinmesin diyemem
Bilinmedi yusuf olduğum
Bir yakubum bir ağlayanım olduğu
Bir köşesinde içkiler içilir kahkahalar atılır her gece...
Değirmen Sokak değirmen
Ama benim imanım Altay dağları gibi büyük

Varsın olsun diyemem
Değirmen sokakta gönlüm
Değirmen Sokak değirmen
Görmedi acılarımı eğikti boynum
Pazarda alınıp satılan köle gibi
Yıllar yılı gözünüzün önündeydim o görmediğiniz kişi bendim
Öğretilmemişti henüz "Rüya Tabirleri"

Ona öfkemi bastıramam
Gizlemedin mi göklerin yıldızlarını gecelerce ey şehir
Neden geldim bu şehre anne
Bu şehir değirmen yaşama sevincime
Değirmen sokak değirmen
Öğütülüyorum

Onu affedemem
Alasını bilirdiniz yalanın susuza su vermeyen çaylardınız
Gizlemedin mi denizlerin maviliğini günlerce ey şehir
Gelsin artık köyüme kaçma zamanı
Değirmen sokak değirmen
Öğütülüyorum
Öğütülüyor elim dilim alnım

Onu mü’min edeceğim
Tek Zelihaya malumdu yüz güzelliğim de
Kadınlar parmaklarını keskin bıçaklarla doğramamıştı henüz
İçime akan göz yaşları size gizli kalacak hep...
Bu yusuf gönle mısırsın
Başkasına ne yaşattığın umrumda değil
Beni öğüttün değirmen sokak
Bu yayla buğdayını öğüttün
Hayallerini öğüttün ...yeşermez artık

Onu hep sıgaya çekeceğim
Suçlardınız yok aklım yokmuş.yok anne sözü dinlememişim...
Denizin tuzundan kurtaran yunus karnı ol bu yunus gönle
Artık Değirmen sokak mü’min ol...
Adını koyan doğru koymuş
Şimdi ellerini yıka kirini yıka
Niyetini yıka
Bir tarihi nurlu şehire aitsin unutma bunu
Nereden buldum seni
Ne şans bendeki be

Onu hep suçlayacağım
Sönmedi ateş oldu bu İbrahim gönle
Bu yayla buğdayını öğüttü
Saçı sakalı ağarmış bu ihtiyar da kim
Göz yaşlarını içine akıtan
Ne umdu ne buldu
Ne işim var ki benim şehirde
Geceler boyu hırlısının hırsızının doluştuğu bu sokakta

Adını bile unutacağım onun
Sorulmadı annemin ne zaman öldüğü
Kızımın ne zaman doğduğu
Beş kuruşsuz kaldığımı gizledim hep
Korkup alay edilmekten

Uzaklara kaçacağım çok uzaklara ondan
Bilen var mı hangi rüya tabiriyle kurtulurum bu sokaktan bu zindanda...
Değirmen sokaktayım
Değirmen bu sokak
Adı üstünde değirmen bu sokak
Öğütür insanı
Ey tarihde şefkatli şehir Değirmen sokaktayım ve öğütülüyorum
Yıllar yılı
Öğütmek için mi çağırdın beni ey şehir
Deniz sahilinde yaralarımı denizin tuzuyla yakan bu sokakta

Bu şehir verir kahır...
Kim demiş mü’min bu şehir
Ne çok sarhoşu varmış bu şehrin...
Her şehir kardeşidir mısırın yusufsa gönlün
Köle pazarında satılır
İçinin güzelliği yüzünde yıldız bir yusuf
Değirmen sokağın sürekli öğüttü beni
Gönlümü alnımı ellerimi
Yakuba duyulur sınırsız sevgi ...
Ne işim vardı ki şehir sende
Kaderim oldun
Kederle doldum
Gözüme gözüme çirkinliklerini sokan bu sokakta

Kimdin sen Zelihaya benzemeyen yüz
Yakup bilir kıymetini yusufların
Mısır ne bilir kıymetini Yusufun
Ne işim var mısır sende
Ne işim var ki şehir sende
Bu yayla buğdayını öğüttün
Yeşerseydi uzasaydı göklere özlemi
Özlemini öğüttün...

Gece yarısı bir kadının şehvetli kahkahası
Kapanır mı görkemli günah yarası...
Ne işim var şehir sende
Değirmen sokağın öğütür yorgun uykusuz kalbimi
Kadınların ağlatır

Bu sokakta işim ne
Üç yavrulu ana köpek açlık korkusu eker gözlerime
Kirli bir dertsin kirli rüzğarın ey şehir
Denizin rüzğarın senin olsun
Denize koşan maviliğini öğüttün
Bu yayla buğdayını öğüttün

Sorsaydım buluta neden ağladığını ağlayanın yok derdi
Çekilir şey mi bu sokağın derdi
İçkiler içilir ilerde durur bir kedi verilirse yerdi
Yağmurlar yağsa da insanının kirinin çıkmadığı yerdi...
Bu sokakta ne işim var
Ne işim var şehir sende

Toprağın değil fikirli
Kadınlarının niyeti kirli
Tek göklerin mavilikte ve zikirli
Bu yayla buğdayını öğüttün
Göklerin maviliğine koşusunu öğüttün gözlerimin
Ey değirmen sokak

Değirmendir diğer sokakların da belki
Ne işim var şehir sende
Işıklı çiçekli değil ellerin
Sokaklarında tükenir gül gönlün baharı
Zeytin gözün feri
Bu yayla buğdayını öğüttün
Ellerimin duasını öğüttün...

Paran yoksa şehir verir kahır...
Ne işim var şehir sende
Köylü ayaklarla kirlettim mi caddelerini
Ey şehir
Ne bana bu öfken
Ne yaptım ki sana
Ömür törpüsü kahrolası sokağındayım
Yıllar yılı
Bu yayla buğdayını öğüttün
Aşkımın kanatlarındaki rengi öğüttün...

Ne işim var şehir sende
Miyadım doldu yaş yetmiş olmadan
Saçım sakalım çileye açılan pencere
Ve vuslat da yaşayamadan o yar ile
O yar da bir Zeliha
Göçüyorum dünyadan özlemli
Ne taşın ne de toprağın altın gözükmüyor gözüme artık
Nurlu yoldan da koparacaktın belki de beni
Hainliğin sınırsız
Ah hırsız
Bu yayla buğdayını öğüttün

Ne işim var şehir sende
Dertlerime ey şehir köy kadar bile yeşil değil niyetin
Ve hırsızın var
Uğursuzun vardı eskiden beri
Ve canlı bombalarin türedi şimdi de
Trafiğin ayrı dert
Bu yayla buğdayını öğüttün
Gözlerim göklerinin maviliğine dokunamıyor
Tarihte mi kaldı bahar hep kıştasın şehir

Ne işim var şehir sende
Öksüzüm sende anne olamazsın ki
Şefkatli değil bakışların bile
Bu yayla buğdayını öğüttün
Bana ne eski mü’minliğinden şehir
Değirmen sokağındayım yıllar yılı
Ve öğütülüyorum

Tarihin bir yıldız...baharın var derler
Hayallerimde gül şehirdin güldü adın
Öyle hikayelerini dinlemiştim ki bir mü’mindin ey şehir
Yoktu saygısız sokakların
Ne kadınların hainlik bilirdi.
O baharın nerede ağacımı kırıyor rüzğarın
Öpmüştüm gördüğüm fotoğraflarda seni
Taşın toprağın altın olsa bile ne yazar
Keşke kalsaydım köyümde yeşil rengim soldu
Bu yayla buğdayını öğüttün şehir

Ne işim var şehir sende
Sana bir köle lazımmış
Gülü solduran şehir
Kader sürüklemiş beni belli
Yusufları karnına çekiyor mısırlar
Yunusları karnına alıyor balıklar..
Belki de bir yunusum. bir suçlu

Yıllar yılı bir "Değirmen sokaktayım "
Öğütülüyorum
Yıllar yılı bu sokakta
Öğütüyorsun ömrümü de ey şehir
Neden geldim sana

Boynu bükük yorgun uykulu fotoğraflarıma şahit güneş
Şehre geldim dertlerim arttı anne
Ne işim vardı benim şehirde
"Şehir zehir" demiştin anne
Neden dinlemedim ki seni
Suçluyum anne

Bir beddua aldım mı ki anne
Ne işim vardı ki benim şehirde
Anne "paran pulun yoksa..."
Şehir zehir derdin sen
Şimdi çok zehirli sokakları var eski mü’min şehirlerin bile
Kötü niyetli sokakları var artık
Eski mü’min bu şehir bile bir "Değirmen sokakta" öğütüyor işte beni
Sanmışım balığın karnındayım bir yunusum ben de
Ne şans be bendeki

Ne işim var benim şehirde
Ve şunu anladım
Kalp ağrılarım varsa
Neye yarardı şehir...
Gönlüme bir nefes aldırmaz ki şehir
Bu mısırda öleceğim bir zindanında
Yazı böyle
Ne şans be bendeki

Neden geldim ki sana
Bu zalim sokaklar senin mi tarihi mü’min şehir

Şehirler köylüye hor bakar
Ne işim var şehir sende

Ne işim vardı benim şehirde
"Şehir zehir" derdi annem
Sokak değirmen
Şehir değirmen
Ve gamla doldursun mu
Ahir zaman insanı
Sanmışım balığın karnındayım bir yunusum ben de

Dinlemedim neden annemi
Bu ibrahim gönle ateş oldu işte bu şehir
Lakin yanıyorum
İbrahimin ateşinde şefkat
Ne şans bendeki be
Ne yusufum ne ibrahim bir suçluyum ben

Şehir zehir demiştin annem doğru çıktı
Ne işim vardı benim şehirde
Ve ne şans bendeki
Ecdadın güllerle süslediği tarih kokulu görgülü bir şehirde
Lanetli bir sokak düştü payıma
Ne işim var ki şehir sende
Yunus muyum neydi suçum.anne seni dinlemedim sadece

Bülbül gül bahçelerinde karga sende öter
Ne işim var şehir sende
Gemici attı gemisinden denizin tuzuna
Sanmıştım balığın karnısın bir yunusum ben de sende ey şehir

Ne şans bende ki
Değirmen sokak düştü payıma
Lanet olsun bu "Değirmen sokağa"
En usta öğütücü şu dünyada
Şu "Değirmen Sokak"
Öğüttü gönlümü ve ömrümü
Yıllar yılı

Bu lanetli sokağın işi ne sende eski mü’min şehir
Hani mü’min şehirdin tarih mi oldu inanmışlığın
İnanmayayım mı mü’minliğine
Ne işim var benim şehir sende

Sormadan edemem
Ecdadın güllerle süslediği tarih kokulu görgülü şehir
Hani şefkatli şehirdin neden öğütmek için çağırdın beni
Sen de bir mısırsın hasret kaldım köyüme
Yıllar yılı ve boş yere
Boynum bükük yayla buğdayıyım bu sokakta güneş şahidimdir...

Ne işim var benim şehir sende
Mü’min bir şehirde lanetli bir sokak bu
Ne şans bendeki anne
Kimsenin bedduasını da almadım ki
Suçluyum hakkettim bu sokağı diyemem

"Şehir de zehir" inandım artık anne
Kötü niyetlidir zelihaları
Bir beddua almış mıyım ki anne

Denizin tuzuna gemicinin attığı yunus muyum ben...
Sanmıştım balığın karnısın bir yunusum ben de
Tepeden bakar köylüye insanı
Neden geldim ki şehre anne
Hüzün peşimde benim ne farkeder ha köy ha şehir
Ben bir zehirden diğerine koştum
Köyden şehire değil
Gavurluğu tattım bu tarihte mü’min şehrin Değirmen sokağı çok zalim
Öğütülüyorum bu şehirde
Zelihanın iftirasıyla zindanlarda yusufun anne
Ve zindanları öldürücü
Ne işim var benim şehirlerde yakup

Şu sokağın değirmen ey bal şehir
Bala düşmüş sinek Değirmen sokak
En çok da gönlümü öğüttü
Bu sokağa mü’min demeye bin şahit lazım
Zaten koyulmuş adı değirmen
Ve daha bir çok sokağına ey şehir bu isim yakışır
İnanmayayım mı bal olduğuna senin
Bu kirli dertlerin bu dikenlerin işi ne senin gül yüzünde ey masum şehir
Korursun beni denizin tuzundan
Sanmıştım seni balığın karnısın bir yunusum ben de

Pembe rüya göstermez şehirler köylüye
Ne işim var şehir sende

Sanmıştım seni balığın karnısın bir yunusum ben de
Bu yusuf gönlün mısırı oldun bil şehir...
Öğüten sokakların var
Bitler var saçlarının arasında
Bunca hastalıklı çiçeklerin sende işi ne gül şehir
İnanmayayım mı gül olduğuna

Ne işim var benim şehirlerde
Un ufak oldum ey değirmen sokak sende...
Her gün of çektim
Bir gün de oh çeksem
Nerede
O günü kolye yapar asarım boynuma

Yeşil başaklı tarla gibisin bana ey köyüm
Senin ellerinden niye kaçtım ki köyüm
Bir buğday tanesinden farkı ne insanın şehirlerde
Tarlasından kaldırıma düşen bir taneyim
Farkım yok bu şehirde
Değirmende un olan buğdaydan
Sanmıştım seni balığın karnısın bir yunusum ben de
Ne şans be bendeki

Ne işim var benim bu şehirde
Öğütülüyorum bir değirmen sokakta

Ne işim var şehir sende
Bir sokaktayım yıllar yılı
Bu sokak değirmen
İnanmam onun maskesidir mü’minlik
Mü’min şehirde
Değirmen bu sokak

Yalan üstüne yalan fısıldar kulağıma
Ne işim var şehirde benim

Güvenim kalmadı sana
Değirmensin ey sokak
Değirmensin sen
Öğütürsün insanı
Sanmıştım seni balığın karnısın bir yunusum ben de

Ne işim vardı ki benim şehirlerde
Öğütülüyor mutluluğu insanların şehirlerde
Şehirler cimri
Hani kuşları
Hani uçurtmaları
Gönülleri gülleri gül sevgileri öğütülüyor
Değirmenlerde insanlar ve gönülleri
Sanmıştım seni balığın karnısın bir yunusum ben de
Ne şans be
Denizin tuzunda yaralarım hala

Ne işim vardı ki benim şehirlerde
Ben bir insan yani gönlü olan bir varlık
Yirmi yıldır
Bu üşütük dünyanın bir masum şehrinin en değirmen sokağındayım dipdiri
Öğütülüyorum
Çaresizlik bu
Ve inandım yazı bu

Ne işim vardı benim şehirde
Değirmen sokak öğüttün beni
Allah düşmanımı düşürmesin sana
Sanmıştım seni balığın karnısın bir yunusum ben de

Ne işim var şehir sende
Sokakların bir günden bir güne "ne derdin var diye sormadı

Kim koymuş bu sokağın adını
Tam on ikiden vurmuş...
Şeytandan ustaca piyon olarak kullanıyor kadını bana bu sokak
Ahlakımın da öğütücüsü bu sokak
Değirmen bu sokak gönlüme ve sevgilerime...beyazlığıma
Yüzüm de çizgi çizgi yaralandı kirli rüzğarıyla
Adı üstünde bir değirmen
Öğütür insanı
Un ufak edersin direnmezsem ey sokak
Sanmıştım seni balığın karnısın bir yunusum ben de

Ne işim var benim şehirde
"Şehir zehir" dememiş miydin annem
"Şehir zehir"anne
Annesiz mi kalmış bu şehir anne
Allah düşmanımı düşürmesin kötü niyetli şehirlere
Şehirdeyim bir değirmen sokakta öğütülüyorum
En çok da gönlüm öğütülen
Bu yusuf gönle mısır oldu bu şehir
Lakin zindanlarında çürüyorum
Mısırın zindanında şefkat
Ne şans bendeki

Bu sokakta çiçekler kirli
Kadınlar arsız
Rüzğar hırsız
Neden mü’min değilsin dememe takılır ki bu sokak haksız
İmdat çığlıkları fışkırıyor ona en yakın denizin maviliğinden
Hala mü’min sanmasın kendini bu sokak
En çok da gönlüm öğütülen o değirmenlerde

Ne işim vardı benim şehirde
Değirmen sokak öğüttün beni
Hırsın değirmende yok
Değirmen sokak seni sevemedim

Dostlar bana
Hangi şehirde diye sormayın bu değirmen sokak
Şehirler olmuş değirmen anlayın bunu yeter

Değirmen sokağın dişleri var
Fareleri var ömrü yiyen
Gönlü alnı yiyen...
Ne şans benim ki

İnsanlarında güler yüz yoksa gül gönle neye yarar şehirler
Farkı varmı bir mü’min şehrin diğerinden
Sormayın hangi şehirdedir
Bu kahrolası değirmen sokağı sormayın bile...

Ne işim var benim şehirde
"Şehir zehir" dedi dinlemedim annemi
Şehirdeyim değirmen sokağın karnındayım
O kocaman balığın
Yunus değil adı masum değil bu balık tekin değil
Bu balıkta şefkat yok
Ne şans ama bendeki

Ne işim vardı benim şehirde
"Şehir zehir" derdin annem
imrenilecek halim yok bu şehirde
Bu büyük öğütücüde
Arsızlı hırsızlı sokakları var bu şehrin
Dualarını esirgeme anne

Ne işim var benim şehirde
"Şehir zehir" derdin annem
Anlamıyorum
Yağmurlar daha da kirletiyor mu bu şehri ne
Yıllar yılı
Öğütülüyorum
Değirmen sokaktayım
Dünya zaten değirmen
Öğütür insanları
Bir dertle öğütür
Değirmen sokakta öğütülüyorum

Belki köle etmek için çağırır şehirler köylüyü
Ne işim var ki şehirde
Öğütücülüğü öğütücülük
Körlüğü körlük
Ne şans be
Sanmıştım seni balığın karnısın bir yunusum ben de

Bir değirmen sokaktayım
İmrenilecek halim yok
Mavi göğe mavi bakmaz
Değirmen sokak
İmrenilecek halim yok
Şehir zehir derdin annem

"Şehir zehir" dir annem
Yıllar yılı bu şehirdeyim
Sanki beni hırsla boğmak isteyen nehirdeyim

Ne işim olur benim şehir sende
"Şehir zehir" derdi annem
Şehir hiç derdimi görmedin
Şehir hep kem gözle baktın ben köylüye

Ne işim kaldı benim şehirde
"Şehir zehir"...niyeti zehirli sokakları var
En çok öğüttüklerinden biri alnım biri de gönlüm bu sokağın
Şimdi ellerim değil çiçek
İyi bir öğütücü değirmen sokak
Başka ne beklenir ki
Siyah saçlarım beyazladı
Gözümden akan yağmurlarda
Saçım sakalım

Her emelini boşa çıkarır şehirler köylünün
Ne işim olur benim şehirde
"Şehir zehir" derdin annem
Gönlümdeki ışığa da düşmanmış bu şehir
Gönlüme damlıyor zehir...
Gönlüme de sabrıma da düşman bu sokağı
Ellerimin çiçeklerine de..
Eylül gibi rüzğarlarıyla gönlümü mağlup etti bir kaltak
Bu sokağı bu şehrin dersin şeytanla ortak
Ne şans bendeki

Ne işim olur benim şehirde anne
"Şehir de zehirdir" derdin anne
Neden hiç dinlemedim ki seni
Mutluluk görmedim
Öğütülüyorum hep Değirmen sokakta
Bu kötü niyetli balık yunus değil şefkatsiz o öğütmek için yutmuş beni
Ne şans bendeki
Sanmıştım balığın karnısın bir yunusum ben de

Değirmendir sokakları şehrin
Ey Değirmen sokak
Güneşe bile ters döndürdün
Suya ekmeğe muhtaç etmemekle öğünmeye hakkın yok senin

Ne işim vardı benim şehirde
Öğütmedesin hep gönlümü Değirmen sokak
Işığımı etimi kemiğimi direncimi gençliğimi öğüttün
Çok hırslısın gönlümü öğütmede değirmen sokak
Nedense en çok da gönlümü öğütmede

Üstüne yok haber salmada yare
Seccademde bir çare
Özüme
Gözüme
Dizime
Kara yazıma
Solan yüzüme

Ne işim vardı benim şehirlerde anne
Düşmandır ateş kadar gönlüme bu sokak
Cilvelendi durdu bir kaltak
Bu ibrahim gönül için oldu ateş...
Hani ibrahimdin gönlüm ama yandın
Tek tapınmaz
İbrahim olan doğup batan güneşe
Yıkıldım anne
Dualarını esirgeme anne

Ne işim vardı benim şehirde
Günlerim inci değil
Alnım çiçekli değil
Şu ahir zaman da kötü niyetli serinleyeceğim serin deniz değil...

Anlayın
Değirmen sokak bir cehennem çadırı oldu gönlüme
Ve paran yoksa "şehir zehir "
Paran olsa da başka başka kahrı var şehrin
Öğütüyor değirmen sokak her gün beni
Nerede görülmüş değirmenin büyüttüğü
Anne olduğu
Ne işim vardı benim şehirde
Ne işim var benim şehirlerde yakup

Mü’min sanıp sığındığım şehir
Ecdadın gül gül süslediği gül şehir
Un etti Değirmen sokağında savurdu beni
İmrenmesin dostlar şehirli oluşuma
Hele şu sokağın gavurluğu yok mu...
Can damarıma saplanıyor
Ne işim vardı benim şehirde
Ne işim var benim şehirlerde yakup

Dualarla silinmiyor
İmana gelmiyor
Çok kara gavurluğu göz yaşlarıma da kayıtsız..
Bu sokak niyeti en kirli nehir...
Ne işim vardı benim şehirde
Sokağı değirmen
Meydanları tekin değil
Tarihte kalmış baharın şehir

Hep kirli akacak
Anlayın
Bir aman vermez bu öksüz gönlüme
Ne şans bendeki
Ne işim var benim şehirde
Zehri zehir

Ne işim vardı benim şehir sende
Zehrin zehir
Güneşin bile cimri
"Şehir zehir" derdi annem
Mü’min yüzünü de göster bana mü’min şehir
Bana görülen gavur yüzün oldu
Sende zaman hep mi zehir...
Bir köylüyü tanıma ustasısın
Belli
Tilkinin tavuğu tanıdığı kadar zifiri karanlıkta bile
Verdiğin acı ve çile

Balık yemedi Yunusu lime lime yaptı beni şu Değirmen sokak
Gönül gülüm de tüy tüy soldu
Anlayın
Kuyularım yusufun kuyularından derin
Omuzumda ağırlığı göklerin
Ne şans bende ki diyorum anlamadım suçumu
Ne işim var benim şehirlerde yakup

Ne işim olur benim şehir sende
"Şehir zehir" derdi annem
Tarihte mi kaldı baharın şehir

Geldi artık şehirden kaçma zamanı
Sokak değirmen
Şehir değirmen
Ve gamla doldursun mu
Ahir zaman insanı

Dinlemedim annemi neden
Köyüm yeşil başağımdı...
Tarihte kalmış baharın şehir
Zehirsin zehir...

Hamdi Oruç
Kayıt Tarihi : 17.7.2019 07:04:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Hamdi Oruç