Acılarımın Işığı Şiiri - Mutlu Gavcar

Mutlu Gavcar
72

ŞİİR


7

TAKİPÇİ

Acılarımın Işığı

Bulmak için gönlümdeki ışığı,
Sinalar'ı aştım,
Everestler'den taştım ben...
Bağrım çıplak, yalın ayak dolaştım,
Buzdan yokuşları, közden kışları...
Şu dünya labirentinin
Bendim en yitik aşığı...
Geceleri, o geç saatlerde
Damlalar damlara düşerken delice
Fırtına dilinde ıslık,
Islak kirpiklerde oluk olup
Deli deli ağladım;
Göklerde yankılandı nice
Koyu katran intizârım...

Yıllarca kalp kapılarının tokmağına,
Kara, kapkara tüller bağladım.
Yüreğimde soldu tonlarca sevda,
Tonlarca sevdam kaldı yarım...
Hüznümden büzüldü kardelenler...
Kum gibi savruldum çöllerde,
Adım çılgına çıktı dillerde,
Kardan adama dönmüştüm adeta
Dipsiz, acı göllerde...
Kaç yanardağ ederdi efkârım?!...

Altın kanatlı zarif kelebeğim,
Teşrif ettin de cemre gibi
Tülden ince gönlüme,
Bahara erdi nihayet duygularım...
Ben senim şimdi, gül sen;
Ben şenim şimdi, bülbül şen...
Seni ne kadar sevdiğimi,
Ah, bir bilsen...
Sensin son kararım...

Mutlu Gavcar
Kayıt Tarihi : 22.2.2020 02:52:00
Hikayesi:


(Bu şiirim, 1996 yılında yazılmıştır... 08/05/2001 tarihinde düzenlenerek 21/05/2001 tarihli Suluova'nın Sesi Gazetesinde (yıl:41; sayı:4208) yayınlanmıştır.) (Son tashih zamanı: 07/03/2020; saat:22:51 - Yozgat)

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Hakan Kaya
    Hakan Kaya

    Şiiriniz gönlünüzdeki sevgiliyi bulmak için çıktığıniz gönül yolculuğunun burukluğu ve zorluğu ile başlayıp, baharla cemreyle, sümbül ve gülle sona ermiş. Şiirin başındaki karamsar tablo gitmiş, yerine mutluluk gelmiş. Genel olarak şiirin her dizesini begendim. Özellikle
    Günlerce kalp kapılarının koluna,
    Kara, kapkara tüller bağladım. Dizeleri dikkatimi çekti. Elinize saglik. İlhamınız bol olsun.

    Mutlu Gavcar

    Eyvallah, bu güzel yorumunuz ve dilekleriniz için çok teşekkürler Hakan Bey; sizin de elinize, yorumunuza sağlık... Evet, çok zordur, çok zorlu bir mücadele ve sabır ister, gönlün sultanını bulmak... Aşk ateşi çok kuvvetlidir, sevda vadileri çok derindir, omzundaki yük çok ağırdır, sabır cenderesi çok tahammülsüzdür, sadakat imtihanı çok çetrefillidir; çile yumağı çok dolaşıktır... Kimse bilmez, kimselere anlatamazsın derdini, kimseler almaz yükünü; herkes kendi kaderinin, ıstırabının hamalıdır... Aylarca hatta yıllarca sürer bu yürek yangını, arayış, özleyiş, bekleyiş, kıvranış, çırpınış, mücadele... Yaz geçer, güz göçer, kara kış gelip çatar; derman kalmaz ayağında, yüreğinde; umutlar tükenir, ufuklar kararır; yığılırsın yere... Bu kara kışın, kara karın, kara buzun, kara ayazın arasında bir apapak bir kardelen çiçeğinin ışıltısıyla aydınlanır için; cemreler düşer gönlüne, birden çıkıverirsin bahara...Gönül bahçen, gül, bülbül, kekik kokuları; muhabbet kuşu, bülbül, keklik ezgileri ile şenlenir... Doruğa çıkar sevdan, sevincin... İşte öyle bir şey...

TÜM YORUMLAR (1)