Aça-69 (Syk-6c) - Düş'ten çıkış fakat bö ...

Akın Akça
1865

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Aça-69 (Syk-6c) - Düş'ten çıkış fakat böyle bir dualite'de kalış

Bir tek şey insanların kafasını bulandırıyor:
Ölüm; Fakat ben ölümsüzüm;
(Sezebiliyorum, ölebilmeyi,
Ancak 'öl' deyince, ölemiyorum)
Yine de, olacak olan er geç yarına sarkacak -
Pek bir ihtiyaç bırakmadan zamana.
… Er geç var kalacak; böyle, var olacak!
Sınıf farklılığında bekleyişin;
Azim, irade demek değildir.
Veya benzetmez kendini bir balık, bir zırh’a;
Veya sokmaz bir akrep, böyle bir zamanda;
Çıkıyor bundan, tartışmalar!
Baş aktörü, komedyanın;
Uygulamaya şüpheyle yaklaşanıdır da;
(Blake, Blake, duyuyor musun:
‘Şüpheler bile çocuğun saf kişiliğidir bazen’ -
Ama bu demek değildir ki, benim dediklerim …
Değil, ‘Masumluk Kehanetleri’
-O vakit, kesin ayrımlar belirsizleşir)
Şekil açısından ya da niceliksel, şiiri.
Aynen ve, yardımcı oyuncu şüpheyle yaklaşmaz;
Ama ilham vericidir, yaklaşan için, şüphe ile!
Bazen bir şüphe, geçen zamana benzer:
Süreçlere, yol dönemeçlerine.
Ve kişi, dönemeci bulamadığında,
O vakit, hemen ve kolaylıkla yadırgayabilir;
Tek biri’nde, bin bir şüpheyi!

Ben yarattım seni, ama cevap veren bana oldun sen:
Sen yarattın beni, ama cevap veren oldum sana ben!
Ben yarattım seni, ama cevap veren bana oldun sen:
Sen yarattın beni, ama cevap veren oldum sana ben!

Öldüğünde, kalma: ilerle:
(Gitme!)
Dileğim budur sana;
Basitçe, seviyorum işte,
Senin kişiliğini, senin (tutkularına) güzelliğine!
Bilinçsiz olan ama, ‘timsah gözyaşları’ndan ‘su çıkartan-saflık’,
Yakınlaştır, görmek istiyorum biraz da, berraklık.:
Kan getirdi, has’lık, ‘kuklaların-kukla-tanrısı’nı astılar darağacına;
Orada öylece sallana, kanaya ve tekrar berraklaşa!
Yıldızlar üçüz,
Gökadalar beşiz,
Ve altıgen, salkım galaksiler:
Evren “bir balon, dışı’nın,
Anlamı olmayanı”nda; sonsuz! …
Görünce bunu, bazılarımız, kudururuz! ...
Söyleyenin semirtken lafı,
Geride kalanın, dönencesi bekleyen!
Eller, işte kollardan uzayan eller;
Savaş üretenler,
Barış törpüleyenler:
(Törpülerinde) Bekleyişi hazmedenler!

Fersiz olan göze, nur yok;
Eğer ki, sen beslediysen onları!
Fersiz olan göze, nur yok;
Eğer ki, sen beslediysen onları:

Yaşamda bırakmak zordur ölümü:
Ölümsüzlüğü bahşedersin ölümün içinde,
Ve ölümü de, bir yaşamın içinde!
-Ölümsüzlüğü, gerçek karanlıkları.
… Gören yüreğe ışık var;
Eğer ki, sen beslediysen onları!
Fakat döndüğümüzde yüzümüzü,
(Tutkularına) güzelliğine, senin kişiliğinin:
Kolayca denilebilir ki, yine de:
‘Eğer ki, sen beslediysen onları!
Fersiz olan göze, nur yok! ’
Fakat yine yaratırsan bir mucize:
‘Gören yüreğe ışık var;
Eğer ki, sen beslediysen onları! ’
Burası ‘Vortex Four’ ve ben Arthur Frayn
Ben de bir tanrıyım: uçan-taş-tanrı Zardoz’um;
Kuklaların tanrısıyım ve kukla tanrıyım
Eğlence endüstrisindeyim:
İlk gündü, onla tanıştığım;
Bu lafları, farklı bir dil ile ona söylemiştim:
Geçen üç senenin sonunda üç asır devrildi
Üç yüz ayrılığın hepsini de kendi içimde yaşadım -
Seni, senin içinde (ses -hakkıyla- veremedim)
Ve ben şimdi karanlıkların sessizinde -
Amacını kaybetmiş olan, ‘soluksuz-bir vampir’im:

Su-Yer Kulesi’nin:
“Dağların zirvesi-karanlığı özütü-envai çiçekleri”nin
Ve “gür ormanları’nın gölgesinin”
Ve o “dağlar”ın
Ve “Yılbaşı sevinci, resim merakı”nın
Ve o “hülyalı buzdan-rüya mavi’nin -‘orman tutmuş olan”ında
(Ne karmaşa, ne de bir sadelik)
Ve o “Üst ranzadaki çocukluk-sevinci”nin
Ve o “kar” ve “çiy”in ve “havadaki nem”in
Ve “yükselen hava”nın
Ve o “arızalı-küçük-Çin Seddi”nin -
Ki her şeyin suçlusu odur aslında
(Buz kulesi olurken Su-Yer Kulesi,
Aslında Buz Kulesi’ni kendi içine hapsetmişti!)
-Çok! …çok ötesindeyim! ...
Ama hala, hani vardı ya: şu teleferiğin içindeyim:
Hareket halindeyim

“Düş’ten çıkan” fakat ‘dualite’de, çok daha fazla bir sabitlendi -
Düş-sisleri aynıydı, onun karakteristiği;
Fakat onun tarhı, '
Düş'ün-karşılık gözetmeksizin icra edilen-bir-ihraç edilişi':
Seslerin 'daha derinleştirdiği';
(Sislerin, daha derinleştirdiği- yerini)
Çünkü yaptıklarının arkasındaydı.

-

“8, 9 & 10 Temmuz 2004” yansımaları

açıklama:

tarh: çıkarmak, atmak (osmanlıca hukuk terimi)
burdaki anlamıyla: çıkarılış'ı
Vortex Four (burgaç dört) :Zardoz filmindeki ölümsüzlerin yaşadığı, zararlı etkilerden arındırılmış, dünya'daki bir bölge
Arthur Frayn: Yine aynı filmde, uçan bir taş-kfanın içinde yaşayan, ara sıra gelip insanlara brbirlerini öldürmeleri için silah dağıtan bir tanrı rolünde

güzel günler dilerim

Akın Akça
Kayıt Tarihi : 10.7.2004 14:54:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Ümran Demircan
    Ümran Demircan

    arkadaşım...
    şiirinin içinde o kadar çok şey var ki..
    benim anladığım...
    'bir ayrılık,bir ölüm' ezgisinin içinden taşması...
    duygularımız ...hayalllere karışmış...
    hayallerimiz olmasa,nasıl güzelleştirecektik dünyayı
    güzel günler,inananların olacak hep..

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)

Akın Akça