800-Bediüzzaman Said Nursi ye Uydurulan Suç

Bekir Özcan
443

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

800-Bediüzzaman Said Nursi ye Uydurulan Suç

Devletin temel nizamlarını yıkıyor denilir
Gizli dini teşkilat kuruyor bahanesi edilir

Rejim aleyhinde Bediüzzaman Said Nursi
İslami, İmani risaleler neşretmekte gizli gizli

Sonunda buldu hükümet kendine göre sebep
Savcı iddianamede İdam cezasını edecekti talep

Hükümet, bahaneleri bulunmuştu böylece
Yapılmıştı plan tatbikata konuldu sinsice

Yirmi beş Nisan bin dokuz yüz otuz beş tarihinde
Düzenlendi baskın Nur talebelerinin meskenine

Nur talebelerinin evleri didik didik aranır
Bütün kitap, risale mektuplar tek tek taranır

Lahikalarda ismi geçen tüm şahıslar yakalanır
Karakolda kara kara yanarak vicdansızca sorgulanır

Borborunbekir

Bekir Özcan
Kayıt Tarihi : 13.11.2013 13:25:00
Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Bediüzzaman Said Nursi Destanı - Kronolojik Şiirsel Hayatı

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Bekir Özcan
    Bekir Özcan

    Bedîüzzaman kelimesinin ma’nâsı şudur; 1. Zamanın harikası. 2. Asrın mükemmel insanı. Yani insanlar için kullanıldığında, lûgat ma’nâsı itibariyle, kendi zamanının eşsiz şahsiyeti, benzeri görülmemiş garîbi, emsâli olmayan hârikası ve saire demektir. Terim olarak ise, Bedîüzzaman ünvânı, insanlar arasında emsâli bulunmaz derecede zeki ve kuvve i hafızası şaşılacak derecede yüksek olan kimselere verilmiştir. Bedîüzzaman i Hemedanî, Bedîüzzaman-ı Cezerî de tarihde bu ünvanı alanlardandır. Tarihde bir kaç Bedîüzzaman gelmiş geçmiş. Fakat hem zekâ ve hıfzda, hem idrak ve kavrayışta, hem hal ve davranışta, hem kıyafet ve harekette, hem tarz ı beyân ve üslub cihetlerinde hiç birisi Bedîüzzaman Sa’îd i Nursî’ye benzememektedir. Yani Sa’îd i Nursî gerçekten ve vakı’a olarak herşeyi ile zamanın Bedi’idir. Hatta meslek ve meşrebi de, davası ve mücahadesi de bambaşkadır, garibtir, bedi’dir. Bedîüzzaman Hazretleri, kendisine zamanın din Âlimlerinin büyükleri, hatta ehl i siyâset ve mekteb muallimleri bile “Bedîüzzaman” ünvânını verdikten sonra, kendisi de bazen te’lifatında bu ünvânı imza yerinde kullanmasına bazı itirazlar geldiği zaman, şöyle izah edip cevab vermiştir: Sual: Sen imzanı bazen Bedîüzzaman yazıyorsun. Lâkab medhi imâ eder? Cevab: Medih için değildir. Kusurlarımın sened i özürünü bu ünvan ile ibraz ediyorum. Zira bedi’, garîb demektir: Benim ahlâkım suretim gibi, üslûb u beyânım elbisem gibi garîbtir, muhâliftir. Görenekle revaçta olan muhâkemât ve esalibi, üslûb ve muhâkemâtıma mikyas ve mihenk i itibar yapmamayı bu ünvânın lisân ı haliyle rica ediyorum. Hem de muradım Bedi’, acîb demektir. الَىَّ لَعَمْرِى قَصْدُ كُلِّ عَجِيبَةٍ * كَاَنِّى عَجِيبٌ فِى عُيُونِ الْعَجَائِبِ (Acayip varlıkların nazarında ben bir garip varlığım. Ömrüme yemin ederim ki, benim de tek gayem garip şeylerdir) beytine mâsadak oldum. Bir misali budur: Bir senedir İstanbul’a geldim, yüz senenin inkılâbatını gördüm. Yine bu ma’na için başka bir eserinde şöyle demiştir: Şimdi anlıyorum ki: Eskiden beri benim liyakatım olmadığı halde bana verilen Bedîüzzaman lakabı benim değildir. Belki Risâle i Nur’un manevî bir ismi idi. Zâhir bir tercümanına âriyeten ve emaneten takılmış. Şimdi o emanet isim, hakiki sahibine iade edilmiş.

  • Ülkü Şahin
    Ülkü Şahin

    'ESKİ HAL MUHAL! YA YEN HAL YA DA İZMİHLAL!'

    'Bediüzzaman: Zamanı eşsiz bir şekilde yoktan yaratıp var eden' demek olduğuna göre niçin ısrarla imzasını pür-kusur kardeşiniz ve bidat-üz zaman diye atan bir merhuma Allah (cc) tan başkasının hakkı olmayan bu acayip uluhiyet sıfatını yakıştırmaya çabalıyorsunuz Bekir bey? Şirkin en büyük iki günahtan biri olduğunu bilmiyor musunuz yoksa?

TÜM YORUMLAR (2)