Ey Nebi Şiiri - Abdurrahman Kırıkçı

Abdurrahman Kırıkçı
73

ŞİİR


6

TAKİPÇİ

Ey Nebi

I.
Sensiz karanlıktı her yer, gökte Süreyya yoktu.
Kıpkızıl bağlamıştı ufuklar, dolunay yoktu.
Ebu Kubeys yetimdi, Hira mahzundu, sessizdi.
Yokluğunda Bedir nişansız, Uhud kimsesizdi.
Issızdı çöller alev alev, ılık bir meltem yoktu.
Sararan yapraklara can veren yağmur yoktu.
Ebabil yurdunda gök garip, kuşlar sürgündü
Sen yokken Medine suskun, Mekke üzgündü

Yeryüzü gebeydi, Hira’dan muştular uçacaktı.
Yetim yüreklere beyaz güvercinler konacaktı.
Sancılar inmişti kalbine Mekke’nin, kutluydu.
Yeni bir dünyayı doğuracak Hira, umutluydu.
Mekke ayaktaydı, gelecekti sana Cibril-i Emin.
Rahmet sağanağında, seninle yıkanacaktı zemin.
Tebessümünle, çiçekler açacaktı rengarenk.
Merhamet pınarın ki; zerresi ummana denk.
Seninle dağılıyor bulutlar, açılıyor gök perde.
Seninle öteler ötesinden tüllendi mavi perde.
Kaynıyor, çatlayacak sinesi bekleyenlerin.
Ebedi rahmet pınarının gözleri, gözbebeklerin.

II.
Ve geldin... dağıldı Nedve'nin kumdan kaleleri.
Yıkıldı zulüm mabedinin ihtişam kuleleri.
Zaman devrildi, sonsuzluğa uzanan ellerinde.
Seninle savruldu batıl, ey nebi ateşin küllerinde.
Seninle kopuyor, ruhsuzluğun karanlık kıyameti.
Sen geldin, seninle bulduk mukaddes emaneti.
Muştular yayılıyor vadilere, kutlu sözlerinden.
Nazarınla çatlasam ay gibi, aksam gözlerinden.
Seninle ruhumda kopan cezirler, medler dindi.
Sokaklar sen kokunca yar, yıldızlar yere indi.

III.
Taifte taşlar çığlık çığlık, kan düşmüştü toprağa.
Sen rahmet diledin ey Nebi, yeşil sürdün yaprağa.
Sürgünler yemiştin, bir devri kapatırken bi’setin.
Hicretinle yayılıyor dünyaya, o kutlu risaletin.
Sahaben inci inci parlıyor, gökte yıldızlar neydi.
“Anam babam feda” diyen aslanlar Bedir’deydi
Fetihler büyütüyordun, atların ayak sesinden.
Ordular iniyordu sana, melekler cephesinden.
“Sana can fedadır” diyen muhacirler kuşanmıştı.
Sana meftûn olan Ensar’ın, bir devre uyanmıştı.
Uhud nöbette, bir kızıl şafak akıyor eteğinden.
Kan damlıyor içime ey Nebi! okçular tepesinden.
Billur beyazlık düşmüştü mübarek alınlarına.
Bir feth-i mübin yazılmıştı, mümin yarınlarına.

Hummalı bir hazırlık var, peygamber erlerinden.
Bin özlem damlıyor sılaya, mübarek gözlerinden.
Mekke’ne akıyordun ey Nebi! kılıçlar kınındaydı.
Gönüllerde bir sen vardın, Eshab’ın yanındaydı.
Seninle yeşerdi birer birer yorgun argın umutlar,
Şafak açtı, seninle dağıldı ufka çökmüş bulutlar.
Seni soluyor insanlık ey Nebi, kıtalar ötesinden.
Tekbirler yayılıyor dünyaya, Bilal’in nefesinden.
Adaletin bozulan kefesine, yeniden mizân indi
Seninle yeryüzüne sevgili! yeni bir beyân indi.

IV.
Ve ansızın bir sessizlik kaplamıştı hane-i saadeti.
Ufuk kızıl, kopacaktı hüznün en derin kıyameti.
En kutlu vuslata davet var, göklerin perdesinden.
Yeryüzü mahrum kalacaktı, o mübarek sesinden.
Ve sen gittin, kırıldı kanatları beyaz güvercinlerin.
Yıldızlar söndü, gökte kayboldu mehtabı gecelerin.
Güller soluyor, kan damlıyor yaprakların ucundan.
Hasretin alev alev, bir selam iner mi gök burcundan.
Başaklar kırıldı, sensiz taneler dağılıyor toprağa.
Kurudu gövdesi ağaçların, ölüm düştü yaprağa.
Sensiz mizanı bozuldu sinelerin, şehirler viran oldu
Firakınla ufuklar karardı yar! Yeryüzü zindan oldu

Ey Nebi! Zaman olup aksaydım, asırlar öncesinde.
Seninle kavrulsaydım, hicretin ateşten gölgesinde.
Kum gibi savrulsaydım, nefesinle öteler ötesinde.
Ey Nebi! İklimine inseydim bir yağmur katresinde.

Abdurrahman KIRIKÇI
Mart / 2018

Abdurrahman Kırıkçı
Kayıt Tarihi : 7.3.2018 13:38:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Zeynep
    Zeynep

    Çok güzel,çok içten yazmışsınız.Diyecek bir şey bulamıyorum.Rabbim layık ümmet olmamızı nasip etsin inşaallah...

    Abdurrahman Kırıkçı

    Çok teşekkür ederim. Amin.

TÜM YORUMLAR (1)